Fazla mesai alacağı davası, işçinin haftalık 45 saati aşan çalışmasının karşılığını mahkemeden istediği paradır. Kazanılıp kazanılmayacağını çoğu zaman hesap değil delil düzeni belirler: hangi saat fazla çalışma sayılır, bunu hangi belge gösterir, hangi aylar zamanaşımına girmeden dava açılır.
Fazla çalışma ücreti beş yıllık zamanaşımına tabidir ve her ayın alacağı kendi ödeme gününden başlayarak ayrı işler; dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. HMK m.107 31.07.2026’da yürürlükten kalktığı için tutarı dava günü bilinmeyen fazla mesai alacağı bugün kısmi dava olarak açılır ve talep tahkikatın sonuna kadar bir defaya mahsus artırılabilir.
İçindekiler9 başlık
Fazla Çalışma Sayılan Saatler
İş Kanunu fazla çalışmayı haftalık kırkbeş saati aşan çalışma olarak tanımlıyor ve her fazla saat için normal saat ücretinin yüzde elli artırılmasını öngörüyor.[1] Haftalık süre sözleşmeyle 45 saatin altında belirlenmişse, ortalama süreyi aşıp 45 saate kadar yapılan çalışma fazla sürelerle çalışma olur ve zam oranı yüzde yirmibeştir.[2]
Küçük bir örnek: haftada 54 saat çalışan ve saat ücreti 150 TL olan işçinin 9 fazla saati vardır. Her hafta için 9 x 150 x 1,5 = 2.025 TL doğar. Rakamlar varsayımsaldır, gerçek saat ücreti bordro ve sözleşmeden çıkar. Sözleşmede fazla mesai ücrete dahil sayılmışsa ücrete dahil sözleşme maddesinin geçerliliği ayrıca sorulmalıdır.
İşçi isterse zamlı ücret yerine fazla çalıştığı her saat için bir saat otuz dakika serbest zaman kullanabilir.[3] Serbest zaman verilmişse o saatler için para alacağı kalmaz.
Denkleştirme ve Ücrete Dahil Sözleşme
İşveren davada iki savunmayı sık kullanır. İlki denkleştirme: taraflar anlaşırsa haftalık süre günde 11 saati aşmamak koşuluyla farklı dağıtılabilir, iki aylık dönemde haftalık ortalama 45 saati aşmıyorsa bazı haftalardaki fazlalık fazla çalışma sayılmaz. Toplu iş sözleşmesiyle bu dönem dört aya çıkarılabilir.[4]
İkinci savunma, iş sözleşmesindeki ücrete dahil fazla mesai hükmüdür. Kanun fazla çalışmayı yılda 270 saatle sınırlıyor ve işçinin onayını arıyor.[5] Sözleşmede temel ücret ile fazla mesai karşılığı ayrı ayrı yazılı değilse ya da kayıtlı saat bu sınırı aşıyorsa, hükmün işçiyi bağlayıp bağlamadığı tartışmalı hale gelir.
İspat: Kayıt, Bordro ve Tanık Sırası
Fazla çalıştığını söyleyen işçi bunu ispatlamak zorundadır. İspat yükü işçide olsa da deliller arasında bir sıra vardır: önce işyerinin tuttuğu kayıtlar, belge yoksa tanık. Hangi saatten sonra çalışmanın fazla sayılacağı için haftalık 45 saat eşiği da bilinmelidir.
| Delil | Neyi gösterir | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| Giriş çıkış, kartlı geçiş, puantaj, vardiya çizelgesi | Fiilen çalışılan saatler | Kayıtlar işverendedir, dilekçede mahkemeden getirtilmesi istenir |
| E-posta, mesaj, iş talimatı | Mesai saati dışında iş verildiğini | Tarih ve saat bilgisi görünecek şekilde saklanır |
| İmzalı ücret bordrosu | Bordroda yazan fazla çalışma ücretinin ödendiğini | İhtirazi kayıt yoksa bordro, sahteliği ispatlanana kadar kesin delildir |
| İmzasız bordro | İşverenin tahakkuk kaydını | Daha fazla çalışma her türlü delille, tanık dahil, ispatlanabilir |
| Tanık | Haftalık gün ve saat düzenini | Yazılı belge yoksa devreye girer, ancak tanığın işçiyle birlikte çalıştığı dönemle sınırlıdır |
Bordro konusunda Yargıtay uygulaması şöyle işliyor: bordrodaki ücret işçinin gerçek ücretini yansıtmıyorsa, imzalı bordrodaki fazla çalışma saati işçiyi bağlar ve daha fazla çalıştığı ancak yazılı delille ispatlanır. Bordro imzasızsa daha fazla çalışma tanıkla da kanıtlanabilir. Her iki halde bordroda tahakkuk eden ve ödendiği kanıtlanan tutar, hesaplanan alacaktan mahsup edilir.[6]
Bordroyu imzalarken fazla mesai ya da ücret alacağınızın saklı olduğunu belirten bir ihtirazi kayıt yazmak, sonradan bordrodaki saatten fazlasını ispat etme yolunu açık tutar.

Bilirkişi Raporuna İtiraz
Fazla mesai davasında hesabı çoğunlukla bilirkişi yapar, mahkeme rakamı rapordan alır. Bu yüzden raporun iç tutarlılığı önem taşır: yukarıdaki kararda bordroda aylık görünen fazla çalışma saati hesap tablosunda ikinci kez dörtle çarpıldığı için rapor denetime elverişsiz sayıldı.[7]
Aynı kararda bilirkişi tanık anlatımını haftanın üç günü 22.00’ye kadar çalışma olarak almış, Yargıtay ise tanıklar ve dosya birlikte değerlendirilince 20.00’ye kadar çalışmanın uygun olacağına karar verdi. Yani rapordaki varsayım tanık ifadesinden geniş yorumlanmışsa, itiraz dilekçesinde bu fark gösterilmelidir.
Hakkaniyet İndirimi
Fazla çalışma uzun bir döneme yayılınca ve yalnızca tanık anlatımına dayanınca hesaplanan miktar işveren lehine hakkaniyet indirimine tabi tutulur. Bu indirim kanunda yazılı değil, mahkeme uygulamasıdır. Oran sabit olmayıp dosyaya göre değişir; Yargıtay’ın onadığı bir dosyada giriş çıkış kaydıyla belgelenen dönem kayıtlara göre hesaplanmış, indirim yalnız tanıkla ispat edilen döneme uygulanmıştır (gerekçe ilk derece ve BAM’a aittir).[8]
İşçi tarafında pratik sonuç açıktır. Her ay için kayıt ya da bordro bulunabiliyorsa o aylar tanığa bırakılmamalıdır, çünkü kayıtlı aylarda indirim riski yoktur. Bayram ve genel tatil günlerindeki çalışma ise UBGT çalışma alacağı kalemi olarak ayrıca hesaplanır.
Beş Yıllık Zamanaşımı
Fazla çalışma ücreti ücret gibi dönemsel bir edimdir ve beş yıllık zamanaşımına tabidir.[9] Ücret en geç ayda bir ödendiğinden her ayın alacağı kendi ödeme gününden başlayarak ayrı işler.[10] İş sözleşmesinin sona ermesini beklemek gerekmez, beklenirse eski aylar düşer.
Zamanaşımını mahkeme kendiliğinden dikkate almaz, işverenin ileri sürmesi gerekir.[11] Dava açılması zamanaşımını keser.[12] Arabulucuya başvuru ile son tutanağın düzenlendiği tarih arasında ise süre durur.[13]
Örnek: arabulucuya başvuru 02.11.2026’da yapılırsa ödeme günü 30.10.2021 olan ayın alacağı zamanaşımına uğramıştır, ödeme günü 05.11.2021 olan ayın alacağı uğramamıştır.
Dava Öncesi: Arabuluculuk ve Dava Şekli
İşçilik alacağı davalarında arabulucuya başvurmuş olmak dava şartıdır. Son tutanağın aslı ya da onaylı örneği dilekçeye eklenir, eklenmezse bir haftalık kesin süre verilir ve süre geçerse dava usulden reddedilir.[14]
Dava şekli 31.07.2026’dan itibaren farklı. 7589 sayılı Kanun belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107’yi yürürlükten kaldırdı, eski hükme göre yalnızca bu tarihten önce açılmış davalar sürüyor.[15]
Fazla mesai tutarı dava günü bilinmediğinden dava bugün kısmi dava olarak açılıyor. Aynı davada talep, tahkikatın sona ermesine kadar bir defaya mahsus artırılabiliyor ve artırılan kısım için de zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılıyor.[16]
Artırım hakkı tek seferliktir. Talebi bilirkişi raporu gelmeden çok düşük açmak ve artırımı erken kullanmak, kalan alacağı riske sokar.

Dilekçede Bulunması Gerekenler
Dilekçenin ispat yükünü taşıyan kısmı olgulardır. Hukuki nitelendirme mahkemeye aittir, işçinin görevi çalışma düzenini ve delillerini göstermektir.
- İşe giriş ve çıkış tarihi, görev, bordrodaki ve gerçek ücret
- Haftanın hangi günleri hangi saatlerde çalışıldığı, vardiya varsa düzeni
- Fazla çalışmanın hangi dönemlerde yapıldığı ve karşılığının ödenmediği
- Giriş çıkış kayıtları, puantaj ve vardiya çizelgesinin işverenden getirtilmesi talebi
- Tanık adları ve her tanığın işçiyle birlikte çalıştığı dönem
- Talep edilen kısmi miktar ve kalan alacak hakkının saklı tutulduğu
Sık yapılan hatalar da vardır: dönemleri birbirine karıştırmak, tanığı çalışmadığı döneme bağlamak, imzalı bordroyu hiç anmamak ve arabuluculuk son tutanağını eksik sunmak. Günlük 11 saati aşan çalışma iddiasında ispat sorunlarına da ayrıca dikkat etmek gerekir.
Fazla Mesai Alacağı Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular
Dava sürecinde en çok sorulan sorular aşağıda.
Burada yazılanlar genel bilgidir ve her fazla mesai dosyası kendi kayıt ve bordrolarıyla değerlendirilir. Dava açmadan önce belgelerinizi bir avukata göstermeniz yerinde olur.
Kaynaklar
- 4857 sayılı İş Kanunu m.41/1-2 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.41/3 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.41/4 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.63/2 ve m.41/1 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.41/7 ve m.41/8 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2026/1570 K.2026/3974, 29.04.2026 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2026/1570 K.2026/3974, 29.04.2026 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2026/1067 K.2026/2933, 01.04.2026, kayıtlı dönem ile tanıklı dönemin ayrı değerlendirildiği karar ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.147/1 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.32/5 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.161 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.154 ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/17 ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1-2 ↩
- 7589 sayılı Kanun m.19 ve Geçici Madde 1/10, RG 31.07.2026 ↩
- 6100 sayılı HMK m.109/1, 109/3 ve 109/4 ↩