Resmi tatil denince akla tam gün gelir, oysa kanun bazı tatilleri öğleden sonra başlatır. Arife günleri ile 28 Ekim yarım gün tatildir, bu yüzden aynı bayram bir işyerinde 4 gün, bir başkasında 4,5 gün olarak sayılabilir.[1]
Tatilde çalışmayan işçinin ücreti tam ödenir, arife öğleden sonrası için de kesinti yapılmaz; 29 Ekim’de özel işyerlerinin kapanması zorunludur. Tatil hafta sonuna denk gelirse kanunda ek dinlenme günü yoktur, pazara rastlayan tatilde iki ayrı gün doğmaz. İşverenin kendi kararıyla kapattığı köprü günde işçi ücretini isteyebilir ve bu gün işçinin onayı olmadan yıllık izinden düşülmemelidir.
İçindekiler7 başlık
Tatil Günlerinin Dayandığı Kanun
Hangi günlerin tatil sayılacağını 2429 sayılı Kanun belirler. Eski 2739 sayılı Kanun, 2429’un 5. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır, bu nedenle bugün başvurulacak metin yalnızca 2429’dur.[2]
İş Kanunu tatil günlerini kendisi saymaz, “kanunlarda ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen” günlere gönderme yapar.[3] Yani bir günün özel sektörde tatil sayılması için 2429’da yer alması gerekir.
Kanun şu günleri genel tatil olarak sayar:
- resmi bayramlar (23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos),
- dini bayramlar,
- yılbaşı,
- 1 Mayıs,
- 15 Temmuz.
Cumhuriyet Bayramı ise 1. maddede ayrıca düzenlenmiştir.[4]
Arife Günü ve 28 Ekim: Yarım Gün Tatil
Ramazan Bayramı arife günü saat 13.00’ten itibaren 3,5 gün, Kurban Bayramı yine arife günü saat 13.00’ten itibaren 4,5 gün sürer.[5] Sabahı iş günüdür, tatil öğleden sonra başlar.
Cumhuriyet Bayramı da 28 Ekim günü saat 13.00’te başlar ve 29 Ekim’de devam eder. Aynı Kanunun 2. maddesinin son fıkrası ise 29 Ekim’de özel işyerlerinin kapanmasını zorunlu tutar.[6]
Sayım şöyle yapılır:
| Tatil | Yarım gün | Tam gün | Kanundaki toplam |
|---|---|---|---|
| Ramazan Bayramı | Arife (13.00’ten sonra) | 3 gün | 3,5 gün |
| Kurban Bayramı | Arife (13.00’ten sonra) | 4 gün | 4,5 gün |
| Cumhuriyet Bayramı | 28 Ekim (13.00’ten sonra) | 1 gün (29 Ekim) | 1,5 gün |
Yarım gün tatil olması, o günün sabahında çalışmanın olağan olduğu anlamına gelir. 13.00’ten sonra çalışılırsa bunun tatil çalışması olarak nasıl karşılanacağı bir sonraki paragraftaki ücret kuralına bağlıdır.
Çalışılmayan yarım günün ücreti de kesilmez. Kanun, tatilde çalışmayan işçiye “o günün ücretleri tam olarak” ödenmesini şart koşar, tatilde çalışana ise çalışılan her gün için bir günlük ücret verir.[7] Saat ya da yarım gün bazında ayrı bir hesap kuralı kanunda bulunmaz, öğleden sonra çalışılan sürenin karşılığı bu nedenle işyerindeki uygulama ve sözleşme hükümlerine göre ayrıca değerlendirilir.

Çalışılıp Çalışılmayacağına Kim Karar Verir?
Tatil günü işyerinin açık olup olmayacağı önce toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesiyle belirlenir. Bu konuda sözleşme hükmü yoksa tatilde çalışmak için işçinin onayı gerekir.[8]
Sözleşmeyle bile tatil haklarına aykırı hüküm konulamaz. Daha elverişli kanun, sözleşme ya da gelenekten doğan haklar ise saklıdır.[9]
Bu iki hükmün sonucu açıktır. “Bayramda herkes gelir” kaydı, işçinin onayı yerine geçmez, 29 Ekim gibi kanunen kapalı olması gereken günler ise onay meselesi bile değildir.
Tatilin Hafta Sonuna Denk Gelmesi
2429 sayılı Kanun tatil günlerini hafta içi ya da hafta sonu ayrımı yapmadan sayar. Ancak Cuma akşamı biten tatil hariç, tatile karşılık ek bir dinlenme günü verilmez, 2429 ya da İş Kanunu’nda böyle bir telafi hakkı bulunmuyor.
Pazar günü hafta tatilidir ve tatil de o güne rastlarsa, bu hükümlerden çıkan sonuca göre iki ayrı gün doğmaz.[10] Cumartesi ise işyerine göre değişir. Haftada beş gün çalışılan yerde cumartesi iş günü sayılmadığından bayramın cumartesiye gelmesi işçi lehine yeni bir hak doğurmaz.
2429’un 2. maddesindeki bir cümle dikkat çekicidir: bu Kanundaki tatiller Cuma akşamı sona ererse, ertesi Cumartesinin tamamı tatil yapılır. Cümle devlet dairelerini düzenleyen D bendinden sonra gelir ve özel sektör işçisine doğrudan hak verip vermediği metinden net anlaşılmaz, bu nedenle kamu dışında uygulama kayıtlara bakılarak değerlendirilmelidir.[11]
Haftalık Çalışma Süresine ve Ücrete Etkisi
Haftalık çalışma süresi en çok 45 saattir ve aksi kararlaştırılmadıkça haftanın çalışılan günlerine eşit bölünür.[12] Beş gün çalışan işçi için bu günde 9 saat eder.
Bayram çarşambaya rastlarsa o gün 9 saat çalışılmaz ve hafta fiilen 36 saatte kapanır. Kesinti yapılmaz, çünkü ücret tatil günü için de tam ödenir.
Kanun, tatil içeren haftada 45 saatlik sınırın fiilen çalışılan süreye mi yoksa tatil günü dahil hesaba mı bakacağını ayrıca söylemez. O hafta ek mesai yapılmışsa bunun fazla çalışma sayılıp sayılmadığı bordro ve bilirkişi hesabında ayrıca tartışılır, kesin bir cevap vermeden önce işyerinin çalışma düzenine bakmak gerekir. Tatilde kaçan sürenin sonradan telafi edilmesi ise başka bir sorudur; telafi çalışmasının koşulları bunun için ayrıca incelenmelidir.
İşyerinin Tatilde Kapalı Olması ve Köprü Gün
Resmi tatil ile hafta sonu arasında kalan iş günü kanuni tatil değildir. Bu gün bir işyeri kapalıysa hukuki sonuç, kapatmanın kimin kararıyla yapıldığına bağlıdır.
Devlet memurlarına verilen idari izin kamu görevlilerine yönelik bir işlemdir, özel işyeri için kanunda böyle bir kapanma yükümlülüğü yoktur. İşveren köprü günü kendi kararıyla kapatırsa işçi çalışmaya hazırdır, işi kabul etmeyen taraf işverendir ve işçi ücretini isteyebilir.[13] Bu hak mutlak değildir, işçinin çalışmaması sonucu kurtulduğu giderler ile başka yerde kazandığı ya da kazanmaktan kasten kaçındığı yarar ücretten indirilir.
İşveren kapalı süreyi dört ay içinde, günde en çok üç saat ek çalışmayla telafi ettirebilir. Cumhurbaşkanı bu süreyi iki katına kadar artırmaya yetkilidir. Bu çalışma fazla çalışma sayılmaz ve tatil günlerinde yaptırılamaz.[14]
Köprü günün işçinin yıllık izninden sayılması ise işçinin onayına bağlı olmalıdır, çünkü yıllık izin işçiye ait bir haktır ve kullanım zamanı taraflarca anlaşılarak belirlenir. Bu sonuç m.56/1 ve m.56/3’ten çıkarılır. İşveren tarafından verilen diğer ücretli ya da ücretsiz izinler ise yıllık izinden mahsup edilemez.[15]

Tatil Hakları Hakkında Sık Sorulan Sorular
Aşağıdaki sorular tatilin kapsamında en sık karışan noktaları kısaca yanıtlıyor.
Bu yazı genel bilgi niteliğindedir. Çalışma düzeniniz ve sözleşme hükümleriniz farklıysa durumunuzu bir avukata göstermek faydalı olur.
Kaynaklar
- 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun m.1 ve m.2/B ↩
- 2429 sayılı Kanun m.5 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.47/1 ↩
- 2429 sayılı Kanun m.1 ve m.2 ↩
- 2429 sayılı Kanun m.2/B ↩
- 2429 sayılı Kanun m.1 ve m.2 son fıkra ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.47/1 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.44 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.45 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.46/1 ve 2429 sayılı Kanun m.3/A ↩
- 2429 sayılı Kanun m.2/D ve devamı ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.63/1 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.408 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.64 ve 7226 sayılı Kanun m.43 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.56/1, m.56/3 ve m.56/4 ↩