İhbar Tazminatı Kime Ödenir? İşçinin ve İşverenin Talebi, Dava Süreci

İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini bildirim süresine uymadan sona erdiren tarafın karşı tarafa ödediği tazminattır. Borçlu her zaman işveren değildir, önel beklemeden işi bırakan işçi de aynı tutarı işverene borçlanır.

Kanun bu borcu tek cümleyle kurar ve iki tarafı ayırmaz.[1] Uygulamadaki uyuşmazlıklar ise çoğunlukla üç noktada çıkar: feshin kimden geldiği, işverenin alacağını son ücretten kesip kesemeyeceği ve davanın hangi süre içinde açılacağı.

İçindekiler11 başlık

İhbar Tazminatını Doğuran Fesih

İhbar tazminatı için üç unsur birlikte aranır. Sözleşme belirsiz süreli olmalı, taraflardan biri fesih iradesini açıklamış olmalı ve bu fesih kanunun öngördüğü bildirim süresi beklenmeden ya da hiç bildirim yapılmadan gerçekleşmiş olmalıdır.[2]

Haklı nedenle derhal fesihte önel aranmaz. İşçi 24. madde, işveren 25. madde kapsamındaki bir sebebe dayanarak sözleşmeyi bitirdiğinde karşı tarafa ihbar tazminatı ödemez, bu yüzden davaların büyük kısmında asıl tartışma feshin haklı olup olmadığıdır.

Önel süreleri ve bildirimin yapılış biçimi ayrı bir konudur. Burada yalnız borcun kimde doğduğu ve nasıl istendiği ele alınıyor.

İş Güvencesi Kapsamındaki İşçi ile Kapsam Dışındaki İşçi

Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde en az altı aylık kıdemi olan işçi iş güvencesinden yararlanır ve işveren feshini geçerli bir sebebe dayandırmak zorundadır.[3] Bu işçi için önel tanınması ya da bildirim ücretinin peşin ödenmesi feshi geçerli hale getirmez.[4]

İşe iade davası kazanılırsa ihbar tazminatının akıbeti işçinin işe başlatılıp başlatılmamasına bağlanır. İşe başlatılan işçiye peşin ödenmiş bildirim ücreti boşta geçen süre ödemesinden mahsup edilir. İşe başlatılmayan işçiye ise önel tanınmamış ya da peşin ödeme yapılmamışsa bu sürenin ücreti ayrıca ödenir.[5]

Kapsam dışında kalan işçinin sözleşmesi fesih hakkı kötüye kullanılarak sona erdirilirse ihbar tazminatına ek olarak bildirim süresinin üç katı tutarında kötüniyet tazminatı gündeme gelir. İki tazminat aynı olaydan doğsa da ayrı kalemlerdir ve dilekçede ayrı ayrı istenir. Kapsam dışındaki işçiye gidecek bildirimin nasıl yazılacağı işveren fesih bildirimi örneğinde var.

İhbar Tazminatının İki Yönü

Aşağıdaki tablo, sık karşılaşılan fesih biçimlerinde kimin kime borçlandığını gösteriyor.

Fesih biçimi Borçlu Alacaklı Dayanak
İşveren önel tanımadan ve peşin ödeme yapmadan işçiyi çıkarıyor İşveren İşçi 4857 m.17/4
İşçi istifa ediyor, önel bitmeden işi bırakıyor İşçi İşveren 4857 m.17/4
İşçi ücretin ödenmemesi gibi haklı bir nedenle derhal ayrılıyor Borç doğmaz – 4857 m.24
İşveren ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan bir davranış nedeniyle derhal fesih yapıyor Borç doğmaz – 4857 m.25/II
Deneme süresi içinde taraflardan biri sözleşmeyi bitiriyor Borç doğmaz – 4857 m.15/2

İşverenin Bildirim Süresine Uymaması

İşveren, önel tanımak ile bildirim süresinin ücretini peşin ödeyip sözleşmeyi hemen bitirmek arasında seçim hakkına sahiptir.[6] İşçi peşin ödeme isteyemez, işveren de önel tanıdıysa işçiyi bu süre boyunca çalıştırıp ücretini öder.

İki yolun dışında kalan her fesih ihbar tazminatı doğurur. Önel tanındığı halde süreden önce işten çıkarılan işçi de bu durumdadır. Bildirimsiz ayrılan işçinin işverene ödemesi gereken tutar için işçinin işverene ihbar tazminatı ödemesi konusuna bakılabilir.

İş Arama İzninin Kullandırılmaması

Önel boyunca işveren işçiye iş saatleri içinde, ücretinden kesmeden günde en az iki saat iş arama izni vermek zorundadır.[7] Kanun iznin hiç verilmemesi ile izin saatinde işçinin çalıştırılmasını ayrı yaptırımlara bağlar.

Haftada altı gün çalışılan bir işyerinde sekiz haftalık önel 96 saatlik izin demektir. Aylık brüt ücreti 45.000 TL olan işçinin saat ücreti 200 TL olduğundan izin hiç verilmezse işçiye 19.200 TL brüt ödenir.[8] İzin verilmiş görünüp bu saatlerde işçi çalıştırılmışsa çalışılan süre yüzde yüz zamlı ödenir ve aylık ücrete ek olarak 38.400 TL brüt doğar.[9]

İznin kullandırılmaması önelin kendisini ortadan kaldırmaz. Bu alacak ihbar tazminatına dönüşmez, dava dilekçesinde iş arama izni ücreti olarak ayrı bir kalemde istenir.

İşçinin Bildirim Süresine Uymaması ve İşverenin Talebi

İstifa eden işçi de kıdemine göre aynı önele uymak zorundadır. Önel bitmeden işi bırakırsa, haklı bir fesih sebebi yoksa, bildirim süresinin ücreti tutarında tazminatı işverene öder.

Hesap işçinin aleyhine de aynı yöntemle yapılır, çıplak ücrete yemek ve yol gibi düzenli yan ödemeler eklenir.[10] İki yıl üç ay kıdemi olan, aylık brüt ücreti 42.000 TL ve düzenli yan ödemesi 6.000 TL olan işçi altı haftalık önele uymazsa işverene 42 gün üzerinden 67.200 TL brüt borçlanır.

Yargıtay, e-posta ile istifa edip önel bitmeden ayrılan işçiye karşı işverenin açtığı davada ihbar tazminatı talebinin kabul edilmesinde hata görmedi.[11] Aynı dosyada ilk derece mahkemesi, işverenin önel hatırlatmasını içeren yazının işçiye ulaştığı ispatlanmadığı için talebi reddetmişti. İstifa yazısı, işverenin önel tarihini bildiren cevabı ve çıkış bildirgesi bu yüzden işveren tarafında da temel delildir.

İhbar tazminatı kime ödenir?

Ücretten Mahsup ve Kesinti Sınırı

İşveren, işçiden olan alacağını ücret borcuyla işçinin rızası olmadıkça takas edemez.[12] Borçlar Kanunu işçi ücretini, borçlunun ve ailesinin bakımı için zorunlu olduğundan alacaklının rızası olmadan takas edilemeyen alacaklar arasında da sayar.[13]

Kanundaki tek istisna, işçinin kasten sebep olduğu ve yargı kararıyla sabit bir zarardır. Bu durumda bile takas ücretin haczedilebilir kısmıyla sınırlıdır. İhbar tazminatı götürü bir tazminat olduğundan bu istisnaya girdiğini söylemek zordur. Feshin hangi yolla yapılacağı ise fesih yolu seçimi yazısında karşılaştırılıyor.

Ücret dışındaki alacaklardan yapılan mahsupta da sonuç, işçinin gerçekten borçlu olup olmadığına bağlıdır. Yargıtay, işçinin feshinin haklı olduğu anlaşılan bir dosyada işverenin sandık alacağından ihbar tazminatı adıyla yaptığı kesintinin hatalı bulunmasını onadı.[14]

İşçinin rızası olmadan son aylık ücretten yapılan ihbar kesintisi, işçiye eksik ödenen ücreti dava etme imkanı verir. İşverenin güvenli yolu, tutarı yazılı olarak kabul ettirmek ya da alacağı arabuluculuk ve dava yoluyla istemektir.

Deneme Süresi ve Belirli Süreli Sözleşmedeki Durum

Deneme süresi içinde taraflar sözleşmeyi bildirim süresine gerek olmadan ve tazminatsız feshedebilir.[15] Bu süre en çok iki aydır, toplu iş sözleşmesiyle dört aya kadar uzatılabilir. Deneme kaydı sözleşmede yazılı değilse bu serbesti de yoktur.

Belirli süreli sözleşme sürenin dolmasıyla kendiliğinden sona erer ve bu sona erme ihbar tazminatı doğurmaz, çünkü önel kuralı yalnız belirsiz süreli sözleşmeler için konmuştur. Esaslı bir neden olmadan üst üste yapılan belirli süreli sözleşmeler ise başlangıçtan itibaren belirsiz süreli sayılır ve ihbar kuralları uygulanır.[16]

Belirli süreli sözleşmenin süresinden önce haksız feshinde Borçlar Kanunu devreye girer. İşveren haksız fesih yaparsa işçi sözleşme süresine uyulsaydı kazanacağı miktarı isteyebilir.[17] Haklı sebep olmadan işi aniden bırakan işçiden işveren aylık ücretin dörtte biri kadar tazminat ister, ancak bu hakkı takasla sona ermemişse işi bırakmadan itibaren otuz gün içinde dava veya takiple kullanmazsa hak düşer.[18]

İhbar tazminatı doğmayan durumlar

İhbar Tazminatı Davası, Zamanaşımı ve Faiz

İhbar tazminatı davasından önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır ve bu kural işveren alacakları için de geçerlidir. Kanun metni işçi alacağı ile işveren alacağını birlikte sayar, son tutanak dava dilekçesine eklenir.[19]

Bildirim şartına uyulmadan yapılan fesihten doğan tazminat, hangi kanuna tabi olursa olsun beş yıllık zamanaşımına bağlıdır.[20] Bu süre hak düşürücü değil zamanaşımı süresidir. Hakim kendiliğinden dikkate almaz, karşı tarafın zamanaşımı def’ini süresinde ileri sürmesi gerekir.

Arabuluculuk bürosuna başvurulduğu günden son tutanağın düzenlendiği güne kadar zamanaşımı durur.[21] Süre bu yüzden fesih tarihinden takvimle sayılıp arabuluculukta geçen günler eklenerek hesaplanır.

Faiz konusunda iki taraf için aynı kural işler. Muaccel borçta borçlu ihtarla temerrüde düşer.[22] İhbar tazminatı davasından önce arabulucuya başvurmak zorunlu olduğundan, alacak daha önce ihtarla istenmemişse Yargıtay faizi arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihten başlatıyor. Karşı taraf görüşmelere katılmasa da sonuç değişmiyor.[23]

İhbar tazminatına uygulanan faiz yasal faizdir.[24] Eksik ödenen tutarın hesabı ve fark talebi ayrı bir yazının konusudur.

İhbar Uyuşmazlıklarında Sık Yapılan Hatalar

İhbar dosyalarında sonucu çoğu zaman esas değil usul ve kalem hataları belirler.

  • Beş yıllık süreyi hak düşürücü süre sanıp cevap dilekçesinde zamanaşımı def’ini ileri sürmemek
  • İstifa eden işçinin ihbar tazminatı borcunu son ücretten rızasız kesmek
  • İş arama izni ücretini ihbar tazminatının içinde istemek
  • Belirli süreli sözleşmede işi bırakan işçi için otuz günlük süreyi kaçırmak
  • İşe iade davası kazanıldıktan sonra işe başlatılmayan işçinin bildirim ücretini ayrıca istememek

İhbar Tazminatı Hakkında Sık Sorulan Sorular

İşçi ve işveren tarafının en sık sorduğu sorular şunlar.

Bu yazı genel bilgi verir, fesih yazısı, bordro ve tarafların yazışmaları görülmeden bir sonuç çıkarılmamalıdır. Kendi durumunuz için bir avukata danışın.

Kaynaklar

  1. 4857 sayılı İş Kanunu m.17/4 ↩
  2. 4857 sayılı İş Kanunu m.17/1 ↩
  3. 4857 sayılı İş Kanunu m.18/1 ↩
  4. 4857 sayılı İş Kanunu m.17/6 ↩
  5. 4857 sayılı İş Kanunu m.21/5 ↩
  6. 4857 sayılı İş Kanunu m.17/5 ↩
  7. 4857 sayılı İş Kanunu m.27/1 ↩
  8. 4857 sayılı İş Kanunu m.27/2 ↩
  9. 4857 sayılı İş Kanunu m.27/3 ↩
  10. 4857 sayılı İş Kanunu m.17/son ↩
  11. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2026/1800 K.2026/4325, 11.05.2026 ↩
  12. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.407/2 ↩
  13. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.144, bent 3 ↩
  14. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2026/1270 K.2026/4101, 29.04.2026 ↩
  15. 4857 sayılı İş Kanunu m.15/2 ↩
  16. 4857 sayılı İş Kanunu m.11/2 ↩
  17. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.438/1 ↩
  18. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.439/1 ve m.439/3 ↩
  19. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1 ve m.3/2 ↩
  20. 4857 sayılı İş Kanunu Ek m.3/b ↩
  21. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/17 ↩
  22. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.117/1 ↩
  23. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2026/995 K.2026/3163, 14.04.2026 ↩
  24. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun m.1 ↩

Diğer Makalelerimiz

Randevu Oluştur

Bilgi Almak İçin Arayın

WhatsApp'tan Yazın

Hukuki bir konuda desteğe ihtiyacınız olduğunda buradayız.

Karşılaştığınız hukuki durumları birlikte değerlendirebilir, sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda size yol gösterebiliriz. Sorularınızı sormak veya görüşme planlamak için bizimle iletişime geçmeniz yeterlidir.

Ara WhatsApp