Hizmet Tespit Davası: Yargılama Süreci ve Emekliliğe Etkisi

Hizmet tespit davası, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına hiç ya da eksik geçmiş bir çalışmanın iş mahkemesi kararıyla sigorta siciline işlenmesini sağlayan davadır. Mahkeme bu davada tarafların gösterdiği delille yetinmez, işçi davasından vazgeçse bile süreç kendiliğinden sona ermez ve kesinleşen karar emeklilik hesabını geriye dönük olarak değiştirebilir.

Kesinleşen karardaki prim günleri ve kazançlar dava tarihine değil, çalışmanın gerçekten yapıldığı aylara işlenir. Tespit edilen dönem Kurumun bildiği ilk girişten önceyse sigortalılık başlangıcı da o güne çekilir ve yaşlılık aylığının hangi kademeye göre bağlanacağı değişebilir. Bu dava Kuruma önceden başvurmadan açılır; dilekçenin içeriği sigortasız çalışmada hizmet tespiti dava dilekçesi, emekli olduktan sonraki yollar emekli işçinin hizmet tespiti ve işe iade yolları yazısında ayrıntılıdır.

İçindekiler7 başlık

Hizmet Tespit Davasının Türleri ve Emekliliğe Etkisi

Her hizmet tespiti talebi emeklilik dosyasını aynı noktadan etkilemez. Kimi talep yalnız prim gününü artırır, kimi ise sigortalılık süresinin başladığı günü değiştirerek yaş ve süre şartlarını baştan belirler. Aşağıdaki tablo üç sık talebi bu açıdan karşılaştırıyor.

Talep Kayıtta değişen Emeklilik dosyasına etkisi
Hiç bildirilmeyen dönemin tespiti Yeni gün ve kazanç eklenir Prim günü artar, dönem ilk girişten önceyse başlangıç da değişebilir
Eksik gösterilen günlerin tespiti Aynı aylardaki gün sayısı tamamlanır Yalnız prim günü artar
Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti İlk işe giriş tarihi öne çekilir Sigortalılık süresi uzar, yaş şartının hangi kademeden aranacağı değişebilir

Yargıtay, sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasını bir günlük çalışmanın tespiti niteliğinde gördüğü için hizmet tespiti davasının bir türü sayar ve bu davaların da kamu düzenine ilişkin olduğunu belirtir.[1] Bu yüzden tek bir günün tespiti için açılan dava da aşağıda anlatılan re’sen araştırma kurallarına tabidir.

Davanın Açılmasından Kesinleşmeye Yargılama Aşamaları

İş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır.[2] Hizmet tespiti dosyası çoğunlukla aşağıdaki sırayla ilerler.

  1. Dava işverene karşı açılır, mahkeme davayı Kuruma kendiliğinden ihbar eder ve Kurum davalı yanında feri müdahil olarak katılır.
  2. İşyerinin Kurumdaki dosyası, işe giriş bildirgeleri, aylık prim ve hizmet belgeleri ile dönem bordroları getirtilir.
  3. Aynı dönemde bordroda görünen çalışanlar ve çevre işyerlerinin çalışanları tanık olarak dinlenir.
  4. Gerekirse zabıta ya da Kurum denetmeni aracılığıyla işyerinin o dönemdeki faaliyeti araştırılır.
  5. Bilirkişi, tespit edilecek dönemi gün ve kazanç olarak hesaplar, mahkeme hükmü kurar.
  6. Karara karşı istinaf ve temyiz yolu açıktır, Kurum yanında katıldığı işveren başvurmasa da kanun yoluna gidebilir.
  7. Karar kesinleştikten sonra Kurum onu uygulamakla yükümlüdür.

Birinci, altıncı ve yedinci aşamalar doğrudan kanundan gelir.[3] Kuruma dava öncesi başvuru şartı bu talep için aranmaz, çünkü kanun hizmet akdine dayalı zorunlu sigortalılık süresinin tespitini başvuru zorunluluğunun dışında bırakmıştır.[4] Dosyanın uzunluğunu çoğu zaman ikinci ve üçüncü aşama belirler: eski dönemlerin kayıtları arşivden geç gelir, tanıkların adresleri araştırılır.

Hizmet tespit davasının seyri

Re’sen Araştırma ve Tarafların Tasarruf Sınırı

Hizmet tespiti davasında hakim, delilleri tarafların gösterdikleriyle sınırlı kalmadan kendiliğinden toplar. Bunun nedeni sigortalılığın kişinin iradesine bırakılmamış olmasıdır. Kanun, sigorta hak ve yükümlülüklerini ortadan kaldıran, azaltan ya da bunlardan vazgeçen sözleşme hükümlerini geçersiz sayar.[5]

Bu kuralın yargılamadaki karşılığı feragat yasağıdır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, sosyal güvenlik hakkından feragat mümkün olmadığı için sigortalılığın ve sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davadan da feragat edilemeyeceğini belirtti.[6]

Aynı kararda (Tarım Bağ-Kur, 2926 sayılı Kanun kapsamındaki bir sigortalılık davasında) davacının iki usul yolunu kullanabileceği kabul edildi: davalının açık rızasıyla davayı geri almak ya da davayı takip etmeyip açılmamış sayılmasını sağlamak. Her iki yolda da ileride yeniden dava açma imkanı saklı kalır; ancak yeni davanın da beş yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerektiği karardan değil, 5510 sayılı Kanun m.86/9’dan çıkan bir sonuçtur.[7]

Karar oy çokluğuyla verildi. Karşı oyda, kamu düzenine ilişkin bu davada geri alma ve takipsiz bırakma yollarının da kapalı olması gerektiği savunuldu. Sonuç olarak sigortalının “davadan vazgeçiyorum” dilekçesi davayı feragat nedeniyle bitirmez, mahkeme beyanın hangi usul işlemi anlamına geldiğini sorar.

İşverenle varılan anlaşma, ibraname ya da arabuluculuk tutanağında sigortalılıktan vazgeçildiğini gösteren bir ifade, sigortalılık hakkını ortadan kaldırmaz. Bu tür bir belgeye dayanarak dava takipsiz bırakılırsa kaybedilen şey hak değil zamandır.

Kesinleşen Kararın Sigorta Kaydına İşlenmesi

Kesinleşen kararda belirtilen aylık kazanç toplamları ve prim ödeme gün sayıları sigortalının kaydında dikkate alınır.[8] Kayda geçen günler takvimde dava tarihine değil, çalışmanın gerçekten yapıldığı aylara yerleşir.

Bu sonuç bir istinaf kararında açıkça işlendi.

Hizmet tespiti davasıyla 1083 günü daha tespit edilen bir sigortalının yaşlılık aylığı davasında Adana Bölge Adliye Mahkemesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun yerleşik görüşüne dayanarak tespit edilen sürelerin çalışılan döneme ait olduğunu ve yaşlılık aylığında gözetilmesi gerektiğini kabul etti. Bölge adliye mahkemesi, şartların dolduğu tarihten sonra işçinin çalışmadığı aralıklar için aylık bağlanmasına ve her aylığa yasal faiz işletilmesine hükmetti, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi bu kararı onadı.[9]

Faizin başlangıcında Kurumun inceleme süresi rol oynar. Kurum, bağlanacak aylığı gerekli belgeler ve incelemeler tamamlandıktan sonra en geç üç ay içinde hesaplayıp yazıyla bildirir.[10] Aynı dosyada faiz, ilk tahsis talebinden itibaren bu üç aylık sürenin bitiminden başlatıldı.

Sigortalılık Başlangıcının Öne Çekilmesi ve 18 Yaş Kuralı

Sigortalılık süresi, kişinin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilk defa tabi olduğu tarihten başlar.[11] Hizmet tespiti kararı Kurumun bildiği ilk girişten daha eski bir çalışmayı ortaya koyarsa başlangıç tarihi de o güne çekilir. Bir istisna var: 18 yaşından önce sigortalı olanların sigortalılık süresi 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış sayılır, ancak önceki dönemin primleri prim gününe eklenir.[12] 01.04.1981 öncesinde tescili bulunanlarda ise 18 yaş sınırı uygulanmaz.[13]

Yargıtay’ın düzelterek onadığı bir dosya bu ayrımı somutlaştırıyor.

05.09.1969 doğumlu davacı, 01.11.1984 tarihinde 1 gün çalıştığını ispatlamıştı. Bölge adliye mahkemesi bir günlük çalışmayı tespit etmiş, başlangıç tarihi talebini ise hukuki yarar yokluğundan reddetmişti. Tespitten sonra aylık başvurusunun nasıl yapılacağı yaşlılık aylığı yazısında anlatılıyor.

Yargıtay hukuki yararın bulunduğunu kabul etti ve hükmü, 01.11.1984 tarihli bir günlük çalışmanın primi prim gününe eklenecek ve sigortalılık başlangıcı davacının 18 yaşını doldurduğu 05.09.1987 olacak biçimde düzeltti.[14]

Başlangıç tarihinin birkaç yıl geriye gitmesi bazen emeklilik şartlarını kökten değiştirir. Aşağıdaki örnekte çalışmanın aynı işyerinde kesintisiz sürdüğü ve davanın süresinde açıldığı varsayılıyor.

Veri Davadan önce Davadan sonra
Doğum tarihi 10.04.1976 10.04.1976
Kurumdaki ilk giriş 02.05.2001 02.05.2001
Tespit edilen çalışma Yok 01.06.1997 – 30.04.2001
Sigortalılık başlangıcı 02.05.2001 01.06.1997
Uygulanacak rejim 4447 sayılı Kanun sonrası kademe 23.05.2002 itibarıyla sigortalılık süresine göre 506 sayılı Kanun geçici 81/B kademelerinden biri (pratikte 08.09.1999 öncesi giriş)

Bu örnekte davacı 21 yaşını doldurduktan sonra işe girdiği için 18 yaş kuralı başlangıcı etkilemez. 23.05.2002 itibarıyla sigortalılık süresine göre 506 sayılı Kanunun geçici 81/B kademelerinden birine giren kişi (pratikte sigortalılığı 08.09.1999 tarihinden öncesine çekilen kişi) aylık alacaklar arasına girer ve bu gruptakiler yaş dışındaki şartları taşıdıklarında yaşlılık aylığından yararlanır.[15] Sigortalılık süresi ve prim günü şartları ise ayrıca aranır, bu yüzden tespit edilen dönemin kaç gün olarak kayda geçtiği de en az başlangıç tarihi kadar önemlidir.

Karar emekliliği nasıl etkiler

Karar Sonrası Kontrol Listesi

Karar kesinleştiğinde dosya kendiliğinden kapanmış sayılmamalı. Kayıtların doğru işlendiğini görmek için şu adımlar sırayla izlenir:

  • Kesinleşme şerhli karar örneği mahkemeden alınır ve Kurumun ilgili il ya da merkez müdürlüğüne verilir.
  • Birkaç hafta sonra e-Devlet hizmet dökümü yeniden alınır, tespit edilen aylarda gün ve kazanç sayısının hükümle aynı olup olmadığına bakılır.
  • İlk giriş tarihi değişmesi gereken dosyada dökümün başındaki sigortalılık başlangıç satırı kontrol edilir.
  • Dava sürerken yapılmış ve reddedilmiş bir tahsis talebi varsa, o talep tarihi itibarıyla şartların oluşup oluşmadığı yeniden değerlendirilir.
  • Kayıt hükümle uyuşmuyorsa Kuruma yazılı başvuru yapılır, ret ya da cevapsızlık halinde ayrı bir dava gündeme gelir.

Son adım için Kuruma başvuru zorunluluğunu hatırlatmak gerekir. Kurumun işleminden doğan uyuşmazlıkta dava açmadan önce Kuruma başvurulur ve altmış gün içinde cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır.[16]

Hizmet Tespit Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular

Yargılama ve kararın sonuçları hakkında en çok sorulanlar şunlar:

Bu yazı hizmet tespiti yargılamasını ve kararın sonuçlarını genel olarak anlatır. Tespit edilecek dönem, kayıtların durumu ve emeklilik şartları kişiden kişiye değiştiği için kendi dosyanızda adım atmadan önce bir avukata danışmanız yararlı olur.

Kaynaklar

  1. Yargıtay 10. HD, E.2023/9798 K.2023/8417, 20.09.2023 ↩
  2. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.7/1 ↩
  3. 7036 sayılı Kanun m.4/2 ↩
  4. 7036 sayılı Kanun m.4/1 ↩
  5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.92/1 ↩
  6. Yargıtay 10. HD, E.2025/5174 K.2025/11867, 16.09.2025 ↩
  7. 5510 sayılı Kanun m.86/9 ↩
  8. 5510 sayılı Kanun m.86/9 ↩
  9. Yargıtay 10. HD, E.2023/294 K.2023/593, 24.01.2023 ↩
  10. 5510 sayılı Kanun m.42/1 ↩
  11. 5510 sayılı Kanun m.38/1 ↩
  12. 5510 sayılı Kanun m.38/2 ↩
  13. 5510 sayılı Kanun geçici m.54 ↩
  14. Yargıtay 10. HD, E.2023/9798 K.2023/8417, 20.09.2023 ↩
  15. 5510 sayılı Kanun geçici m.95/1 ↩
  16. 7036 sayılı Kanun m.4/1 ↩

Diğer Makalelerimiz

Randevu Oluştur

Bilgi Almak İçin Arayın

WhatsApp'tan Yazın

Hukuki bir konuda desteğe ihtiyacınız olduğunda buradayız.

Karşılaştığınız hukuki durumları birlikte değerlendirebilir, sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda size yol gösterebiliriz. Sorularınızı sormak veya görüşme planlamak için bizimle iletişime geçmeniz yeterlidir.

Ara WhatsApp