Sigortasız Çalışmada Hizmet Tespiti Dava Dilekçesi ve Süre Hesabı

Hizmet tespiti dava dilekçesi, işverenin Sosyal Güvenlik Kurumuna hiç bildirmediği, eksik gün gösterdiği ya da düşük ücretle bildirdiği çalışmanın sigorta kaydına geçirilmesi için iş mahkemesine verilen dilekçedir. Dava işverene karşı açılır, Kurum davaya sonradan katılır ve dava, çalışmanın geçtiği yılın sonundan başlayan beş yıllık süreye bağlıdır.

Bu yazı dilekçeyi yazmadan önce verilmesi gereken üç kararı ele alıyor: eksikliğin türü, sürenin hangi yıldan sayılacağı ve talebin hangi biçimde yazılacağı. Sonda köşeli alanları doldurularak kullanılabilecek bir dilekçe örneği var.

İçindekiler8 başlık

Hizmet Tespiti Davasına Yol Açan Üç Bildirim Eksikliği

İşveren, çalışmaya başlayacak işçiyi işe başlamadan önce sigortalı işe giriş bildirgesiyle Kuruma bildirmek zorundadır.[1] İşten ayrılış da en geç on gün içinde bildirilir.[2] Ay içinde çalışılmayan ve ücret ödenmeyen günler ise eksik gün nedeniyle birlikte aylık belgede gösterilir.[3]

Bu üç yükümlülükten hangisinin aksadığı, dilekçenin talep kısmını ve ispatın ağırlığını değiştirir. Aşağıdaki tablo üç durumu yan yana koyuyor.

Durum Hizmet dökümünde görünen Dilekçedeki talep İspatın ağırlığı
Hiç bildirilmeyen çalışma O işyerinden kayıt yok Belirli tarihler arasında sigortalı çalışıldığının tespiti Çalışmanın varlığı ve başlangıç, bitiş tarihleri
Eksik gün bildirimi Ayda 30 günden az gün Bildirilen ayların 30 gün üzerinden tespiti Çalışılmayan gün iddiasının gerçek dışı olduğu
Düşük kazanç bildirimi Gün tam, kazanç düşük (çoğu zaman asgari ücret) Prime esas kazancın gerçek ücret üzerinden tespiti Ücretin tutarı, kural olarak yazılı delille

Üç durum aynı dosyada birlikte bulunabilir. İşe girişi geç yapılan, ardından ayda 18 gün gösterilen ve ücretinin bir kısmı elden ödenen işçi, dilekçesinde üç talebi ayrı başlıklar altında yazar. Örneğin 18 ay boyunca 30 yerine 18 gün bildirilmişse tespiti istenen eksik gün sayısı 216 olur.

Görevli Mahkeme ve Dava Öncesi Başvuru Şartları

Hizmet tespiti davasına iş mahkemesi bakar. İş mahkemesi bulunmayan yerde dava asliye hukuk mahkemesinde açılır ve o mahkeme iş mahkemesi usulünü uygular.[4] Davalının yerleşim yeri mahkemesi de işin yapıldığı yer mahkemesi de yetkilidir.[5]

Zorunlu arabuluculuk bu dava için aranmaz. Kanun arabulucuya başvuruyu işçi ve işveren alacağı, tazminat ve işe iade davalarında dava şartı yapmıştır, hizmet tespiti bu sayımın içinde değildir.[6] Sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında kural olan önce Kuruma başvurma şartı da hizmet akdine dayalı zorunlu sigortalılık sürelerinin tespitinde istisna tutulmuştur.[7]

Aynı dilekçeye kıdem tazminatı, fazla çalışma ya da ücret alacağı eklenirse o talepler için arabuluculuk son tutanağı gerekir. Mahkemeler iki talebi çoğu zaman ayrı dosyalara ayırır, çünkü tespit davasında hakim delili kendiliğinden toplarken alacak davasında tarafların getirdiği delille yetinilir. Alacak dosyası da tespit davasının sonucunu bekleyebilir.

Davanın Tarafları: İşveren ve Feri Müdahil Kurum

Davalı, çalışmanın geçtiği işyerinin işverenidir. Mahkeme davayı Kuruma kendiliğinden ihbar eder, Kurum davalı yanında feri müdahil olarak katılır ve işveren başvurmasa bile kanun yoluna gidebilir.[8] Kurumu davalı göstermek işverene husumet yöneltme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Bu noktadaki hata davayı esasa girilmeden bitirebilir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, yalnız Kuruma karşı açılan ve mahkemenin verdiği kesin süreye rağmen işverenlere yöneltilmeyen hizmet tespiti davasının pasif husumet yokluğundan reddedilmesini onayan bölge adliye kararını onamıştır.[9]

Yalnız prime esas kazancın tespiti istenen dosyalarda Kurumun davalı olarak yer aldığı da görülür. Talepler birlikte ileri sürülüyorsa dilekçede işveren davalı, Kurum ise ihbar olunan taraf olarak yazılır, kazanç talebi yönünden Kurumun sıfatı mahkemenin değerlendirmesine bırakılır.

Beş Yıllık Hak Düşürücü Sürenin Hesabı

Bildirilmeyen çalışma için dava, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde açılır.[10] Süre hak düşürücüdür, yani dolduğunda hak sona erer ve mahkeme bunu kendiliğinden gözetir. Kanun bu süreyi, prim belgesi işveren tarafından verilmeyen ya da çalışması Kurumca tespit edilemeyen sigortalıya bağlamıştır.

Sürenin başlangıcını belirleyen soru, çalışmanın kesintisiz olup olmadığıdır. Yargıtay, işe girişin geç bildirildiği ve bildirimden önceki çalışmanın bildirim tarihini de kapsayarak kesintisiz sürdüğü durumda sürenin, bildirilmeyen dönemin değil kesintisiz çalışmanın sona erdiği yılın sonundan başlatılmasını aramıştır.[11] Aynı kararda ara verilerek geçen dönemlerin her biri için süre ayrı hesaplanmış, bir dönem süre aşımından reddedilirken diğerinin esasına girilmesi istenmiştir.

İki örnek farkı gösteriyor. İşçi 01.03.2019’da işe başlamış, girişi 16.06.2020’de yapılmış ve aynı işyerinde 30.09.2024’e kadar kesintisiz çalışmışsa süre 2024 yılının sonundan işler ve 31.12.2029 tarihinde dolar. Başka bir işçi aynı işverenin yanında Mayıs 2017 ile Ekim 2018 arasında ve Mart 2021 ile Aralık 2021 arasında sigortasız çalışmışsa ilk dönemin süresi 31.12.2023’te dolmuştur, ikinci dönem için dava 31.12.2026 tarihine kadar açılabilir.

Mevsimlik işlerde sözleşme sezon aralarında askıda kaldığından, Yargıtay bu dönemlerde sürenin işlemeyeceğini kabul eder.[12] Kazancın eksik bildirildiği dönemler için de davayı beş yıllık süre içinde açmak, sürenin uygulanıp uygulanmayacağı tartışmasını baştan kapatır.

Beş yıllık süre nasıl işler

Çalışmanın ve Ücretin İspatı

Çalışmanın varlığı her türlü delille ispatlanabilir, ücretin tutarı ise aynı serbestliğe tabi değildir. Yargıtay, senetle ispat sınırını aşan ücret iddiasının imzalı makbuz, banka kaydı, ticari defter ya da bordro gibi yazılı delille kanıtlanmasını, sınırın altında kalan kısım için ve yazılı delil başlangıcı bulunduğunda tanık dinlenebileceğini kabul eder.[13] Aynı dosyada, TÜİK verisinden oranlama yapılarak kazanç belirlenmesi bozma sebebi sayılmıştır.

Senetle ispat sınırı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 200. maddesinde yer alır ve her yıl yeniden değerleme oranında artırılır. Uygulanacak sınır dava tarihinin değil, ücretin kararlaştırıldığı hukuki işlemin yapıldığı tarihteki tutardır.[14]

Tespit davaları kamu düzenine ilişkin olduğundan hakim tarafların gösterdiği delille yetinmez. Yargıtay’ın bu dosyalarda mahkemeden beklediği araştırma oldukça ayrıntılıdır:[15]

  • işyerinin Kurumdaki dosyası, ücret bordroları ve puantaj kayıtlarının getirilmesi,
  • aynı dönemde bordroda görünen çalışanların tanık olarak dinlenmesi,
  • Kurum müfettişi incelemesi yapılıp yapılmadığının sorulması,
  • çevrede faaliyet gösteren tarafsız işverenlerin ve onların bordrolu çalışanlarının dinlenmesi,
  • varsa işçilik alacağı dosyasının getirilip oradaki tanık anlatımlarıyla karşılaştırılması.

Bu liste dilekçede tanık ve delil gösterirken de yol gösterir. Komşu işyeri sahibi tanık olarak gösterilecekse işyerinin gerçekten komşu nitelikte olup olmadığı vergi kayıtlarıyla araştırılabilir.[16] Davacının aynı dönemde kendi adına iş yapıp yapmadığı da incelenir.

Dilekçeden önce toplanacaklar

Dilekçede Talebin Dönem ve Gün Sayısıyla Yazılması

Talep, mahkemenin aynen hükme geçirebileceği açıklıkta yazılmalıdır. Yargıtay, kabul edilen dönemleri ayrı ayrı göstermeyen ve her dönemde kaç gün çalışıldığını belirtmeyen hükmü infaza elverişsiz bulup bozmuştur.[17] Aynı kararda kısmi çalışmada gün sayısının, 7,5 saatlik çalışmanın bir gün sayılmasıyla hesaplanması istenmiştir.

Dilekçe bu yüzden toplu bir tarih aralığıyla yetinmemelidir. Bildirilmeyen her dönem başlangıç ve bitiş tarihiyle, eksik gün bildirilen aylar ay ay, düşük kazanç iddiası ise dönem ve brüt tutarla yazılır.

Hizmet ve Prime Esas Kazanç Tespiti Dava Dilekçesi

[ŞEHİR] NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİ’NE

DAVACI: [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: […]
Adres: […]
VEKİLİ: [Varsa ad, soyad, adres]
DAVALI: [İşverenin tam unvanı veya adı soyadı]
Adres: […]
İHBAR OLUNAN: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, [İl] Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü
KONU: Bildirilmeyen ve eksik bildirilen sigortalı çalışmanın ve prime esas kazancın tespiti istemidir.

AÇIKLAMALAR

1. Davalıya ait [işyeri adı, adresi, varsa SGK işyeri sicil no] işyerinde [işe başlama tarihi] tarihinde [görev] olarak çalışmaya başladım. Çalışmam [kesintisiz olarak / aşağıdaki dönemlerde] [ayrılış tarihi veya halen] tarihine kadar sürmüştür.

2. SGK hizmet dökümüme göre işe girişim [giriş tarihi] tarihinde yapılmış, [işe başlama tarihi] ile [giriş tarihinden bir gün önce] arasındaki çalışmam hiç bildirilmemiştir. [Varsa: Ayrıca [ay/yıl] ile [ay/yıl] arasındaki aylarda tam çalışmama rağmen ayda […] gün bildirim yapılmıştır.]

3. Ücretim aylık brüt […] TL olup […] TL kısmı banka hesabıma, kalanı elden ödenmiştir. Buna karşın Kuruma [asgari ücret / … TL] üzerinden kazanç bildirilmiştir. Banka hesap hareketlerim ve [varsa imzalı makbuz, yazışma] ücretimin gerçek tutarını göstermektedir.

4. Çalışmamı, aynı dönemde işyerinde bordrolu olarak çalışan [tanık adları] ile işyerine komşu [işyeri adı] işletmecisi ve çalışanları bilmektedir.

5. Çalışmam [son çalışma tarihi] tarihinde sona ermiş olup dava, 5510 sayılı Kanun’un 86/9. maddesindeki beş yıllık süre içinde açılmıştır. [Varsa: Bildirimden önceki çalışmam bildirim tarihini de kapsayarak kesintisiz sürmüştür.]

6. Dava, hizmet akdine dayalı zorunlu sigortalılık süresinin tespitine ilişkin olduğundan arabuluculuk ve Kuruma ön başvuru şartına tabi değildir.

HUKUKİ NEDENLER: 5510 sayılı Kanun m.8, m.80, m.86, 7036 sayılı Kanun m.4, 6100 sayılı HMK ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: SGK hizmet dökümü, işyeri sicil dosyası ve dönem bordroları (Kurumdan celbi), banka hesap hareketleri, [varsa makbuz, yazışma, giriş kartı, fotoğraf], tanık beyanları, varsa işçilik alacağı dosyası [mahkeme, esas no], bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM

Açıklanan nedenlerle, davanın Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbarına, davalı işyerinde [tarih] ile [tarih] arasında […] gün ve [tarih] ile [tarih] arasında […] gün sigortalı olarak çalıştığımın, [ay/yıl] ile [ay/yıl] arasındaki aylarda ayda 30 gün çalıştığımın, [dönem] için prime esas kazancımın aylık brüt […] TL olduğunun tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.

[Tarih]
Davacı [Ad Soyad]
İmza

EKLER: Hizmet dökümü, banka dökümü, tanık listesi, [diğer belgeler]

Örnekteki köşeli alanlar dosyaya göre doldurulur, durumunuza uymayan cümleler çıkarılır. Yalnız sigortasız çalışma varsa 3. paragraf ile kazanç talebi tamamen silinir.

Karar Sonrası Prim ve Kayıt Düzeltmesi

Kurum, mahkeme kararını kesinleştikten sonra uygulamakla yükümlüdür.[18] Kesinleşen kararda belirtilen aylık kazanç toplamları ve prim ödeme gün sayıları sigortalının kaydına işlenir.[19] Bu günler emeklilik için gereken prim günü hesabında kullanılır.

Tespit edilen dönemin primini ödeme yükümlüsü işverendir.[20] Süresinde ödenmeyen prim için gecikme cezası ve gecikme zammı da işverenden istenir.[21] İşçinin kayıt için ayrıca prim ödemesi gerekmez.

Ücret farkı alacak davasıyla sonradan ödenirse bu ödeme geçmiş aylara dağıtılmaz. Yargıtay, işçilik alacağı davası kesinleşip ödeme yapıldığında tutarın yalnız hizmetin geçtiği son ayın prime esas kazancına eklenebileceğini belirtmiştir.[22]

Hizmet Tespiti Dava Dilekçesi Hakkında Sorular

Dilekçeyi hazırlarken en sık sorulan beş soru aşağıda yanıtlanıyor.

Bu metin genel bilgi verir ve her dosyaya aynı biçimde uygulanmaz. Sürenin hangi yıldan işlediği, Kuruma hangi belgelerin verildiği ve elinizdeki delillerin yeterliliği dosyadan dosyaya değiştiğinden, dilekçeyi vermeden önce kayıtlarınızı bir avukatla birlikte inceleyin.

Kaynaklar

  1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.8/1 ↩
  2. 5510 sayılı Kanun m.9 ↩
  3. 5510 sayılı Kanun m.86/4 ↩
  4. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.2/3 ve m.5/1 ↩
  5. 7036 sayılı Kanun m.6/1 ↩
  6. 7036 sayılı Kanun m.3/1 ↩
  7. 7036 sayılı Kanun m.4/1 ↩
  8. 7036 sayılı Kanun m.4/2 ↩
  9. Yargıtay 10. HD, E.2025/16109 K.2026/6429, 06.05.2026 ↩
  10. 5510 sayılı Kanun m.86/9 ↩
  11. Yargıtay 10. HD, E.2025/12196 K.2026/3761, 02.04.2026 ↩
  12. Yargıtay 10. HD, E.2025/18665 K.2026/6174, 04.05.2026 ↩
  13. Yargıtay 10. HD, E.2025/17083 K.2026/5389, 22.04.2026 ↩
  14. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.200 ve Ek m.1/2 ↩
  15. Yargıtay 10. HD, E.2025/18665 K.2026/6174, 04.05.2026 ↩
  16. Yargıtay 10. HD, E.2025/12196 K.2026/3761, 02.04.2026 ↩
  17. Yargıtay 10. HD, E.2025/3364 K.2025/8064, 13.05.2025 ↩
  18. 7036 sayılı Kanun m.4/2 ↩
  19. 5510 sayılı Kanun m.86/9 ↩
  20. 5510 sayılı Kanun m.87/1-a ve m.88 ↩
  21. 5510 sayılı Kanun m.89 ↩
  22. Yargıtay 10. HD, E.2025/17083 K.2026/5389, 22.04.2026 ↩

Diğer Makalelerimiz

Randevu Oluştur

Bilgi Almak İçin Arayın

WhatsApp'tan Yazın

Hukuki bir konuda desteğe ihtiyacınız olduğunda buradayız.

Karşılaştığınız hukuki durumları birlikte değerlendirebilir, sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda size yol gösterebiliriz. Sorularınızı sormak veya görüşme planlamak için bizimle iletişime geçmeniz yeterlidir.

Ara WhatsApp