Yurt Dışı Borçlanması Tutarına İtiraz ve SGK Dava Yolu

Yurt dışı borçlanması tutarına itiraz, SGK’nın tahakkuk yazısında esas aldığı gün sayısına, başvuru tarihine, günlük kazanç sınırlarına ya da sigortalılık statüsüne karşı yapılır. 3201 sayılı Kanun bu konuda ayrı bir itiraz mercii öngörmez. Uygulamada uyuşmazlık Kuruma yazılı başvuruyla başlar, sonuç alınamazsa dava iş mahkemesinde görülür.[1]

Borç, başvuru tarihindeki sınırlar arasında seçilen günlük kazancın %45’idir ve tebliğden itibaren üç ay içinde ödenir; bu yüzden gün sayısı, başvuru tarihi, günlük kazanç ya da statüdeki bir hata tutarı doğrudan değiştirir. Uyuşmazlıkta görevli mahkeme iş mahkemesidir; borcun ödenmesi aylığı garanti etmez, aylık için yurda kesin dönüş ve ödemeden sonra yazılı istek de aranır.

İçindekiler9 başlık

Tahakkuk Yazısında Denetlenecek Dört Veri

Kanuna göre borç, başvuru tarihindeki 5510 sayılı Kanun m.82 sınırları arasında seçilen günlük kazancın %45’idir ve tahakkuk eden tutar tebliğden itibaren üç ay içinde ödenir.[2] Yani Kurumun rakamı üç değişkenin çarpımıdır, itiraz da bunlardan birine yöneltilir.

Denetlenecek veri Kanuni ölçü İtirazı güçlendiren belge
Gün sayısı Belgelerdeki tarihlerin sonuncusundan geriye doğru, yıl 360 ve ay 30 gün (m.5/1) Yurt dışı kurumun hizmet cetveli ve çevirisi
Günlük kazanç Başvuru tarihindeki asgari ve azami sınır arasında sigortalının seçimi (m.4/1) Dilekçede yazılı kazanç seçimi
Başvuru tarihi Sınırlar bu tarihe göre belirlenir (m.4/1) Posta makbuzu, kargo takip kaydı, Kurum giriş kaydı
Statü Süreler 5510 m.4/1-b kapsamında geçmiş sigortalılık sayılır (m.5/4) Türkiye’deki sigorta kayıtları

Varsayımsal bir örnek farkın nereden doğduğunu gösterir. Belgeler 1.000 gün gösterirken Kurum 1.200 gün saymışsa ve seçilen günlük kazanç 1.500 TL ise (sınırlar içinde kaldığı varsayımıyla), doğru borç 1.000 x 1.500 x 0,45 = 675.000 TL, Kurumun tahakkuku 810.000 TL olur ve fark yalnızca gün sayımından çıkar.

Gün sayısı itirazı bu yüzden belgeye dayanmalıdır. Tarih aralığını Kurum yanlış toplamışsa aradaki fark rakamla kanıtlanır. Askerlik borçlanmasında bedelin nasıl çıktığı için askerlik borçlanması hesaplama yazısına bakılabilir.

Tahakkuk Yazısında Bakılacak Dört Veri

7566 Sayılı Kanun ve %45 Oranı: Hangi Kural Neyi Değiştirdi

Yurt dışı borçlanmasında %45 oranı 7566 sayılı Kanundan gelmez. 3201 sayılı Kanun m.4’teki oran, 7186 sayılı Kanunla %32’den %45’e çıkarılmıştır ve değişiklik 01.08.2019’da yürürlüğe girmiştir.[3]

7566 sayılı Kanun m.21 ise 5510 sayılı Kanun m.41’deki borçlanmaları (askerlik gibi) ilgilendirir. Güncel m.41 metni doğum borçlanmasında %32, diğer borçlanmalarda %45 oranını yazar.[4] İki kuralı karıştırıp tahakkukta %32 ya da başka bir oran görürseniz bu açık bir hata kalemidir.

Eski başvurular için ayrı bir kural vardır. 01.08.2019’dan önce borçlanma talebinde bulunup tahakkuk eden borcu yasal süresinde ödeyenlerin statüsü ve borç tutarı önceki hükümlere göre belirlenir.[5]

Başvuru Tarihi Uyuşmazlığı: Posta, Kargo ve Makul Süre

Tutarı en çok etkileyen veri başvuru tarihidir, çünkü günlük kazanç sınırları o günün asgari ücretine göre belirlenir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi önüne gelen üç dosyada tarihin nasıl ispatlanacağı ve gecikmenin bedeli tartışılmıştır.

İlk dosyada davacı, 7186 sayılı Kanunun yürürlüğünden hemen önce, 29.07.2019’da, yurt dışından özel bir kargo şirketiyle başvuru göndermişti. Kurum, taahhütlü ya da acele posta barkodu taşımadığı için belgelerin kendi kaydına girdiği 06.08.2019 tarihini esas almış, davacı ise postaya verildiği 29.07.2019 tarihini savunmuştu.[6] İlk derece mahkemesi dava dilekçesini geçerli başvuru sayıp dava tarihindeki mevzuata göre karar verdi, Daire ise yalnızca Kurumun yargılama gideri ve vekalet ücretiyle sorumlu tutulmasını hatalı bularak hükmü düzeltip onadı.

İkinci dosyada tahakkuk ödemesinin süresinde yapıldığı ve tebligatın usulsüz olduğu ileri sürülmüştü. Bölge adliye mahkemesi, başvuruyu başlatıp makul sürede takip etmeyen davacının başvurusunun geçersiz hale geldiğini kabul etti ve Daire, dava dilekçesinin yeni borçlanma talebi sayılmasına dokunmadı.[7] Dilekçe ikinci talep olarak kabul edildiği için Kurum vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu tutulmadı, bunlar davacıda kaldı.

Üçüncü dosyada Kurum 2020’de tahakkuku göndermiş, yazı iade dönmüş, davacı 2022’de sormuş ve Kurum işlemin süresinde tamamlanmadığını bildirmişti. Dava açıldıktan sonra Kurum borçlanmayı ilk derece kararı gereği tamamlayınca bölge adliye mahkemesi konu kalmadığına hükmetti, Daire bunu bozdu ve işlemin kesinleşmemiş karar gereği yapılıp yapılmadığının araştırılmasını istedi.[8]

Bu dosyalardan çıkarılabilecek pratik not şudur ve kararların hükmü değil, yazarın değerlendirmesidir: iade dönen tahakkuk yazısı söz konusuysa tebligat adresinin güncel olup olmadığı ayrıca önem taşıyabilir, Kurumdan gelen “geçersiz” yazısı tarihlendirilip dava açma yolu geciktirilmeden değerlendirilmelidir. Beklemek, başvuru tarihinin geçersiz sayılması riskini artırabilir.

Statü Uyuşmazlığı: Türkiye’deki Bildirimler İptal Edilirse

01.08.2019’dan sonraki başvurularda kanun, yurt dışı sürelerin 5510 m.4/1-b kapsamında geçmiş sigortalılık sayıldığını açıkça söyler.[9] 4/a ya da 4/b tartışması yalnızca 3201 geçici m.9 kapsamında önceki hükümlere tabi eski başvurularda gündeme gelir ve statü, aylık hesabından yaş şartına kadar sonucu değiştirebilir.

Daire önündeki bir dosyada Kurum, denetimde Türkiye’deki 4/a bildirimini iptal etmiş, borçlanma süresini 4/b kapsamına almış ve tahsis talebini koşullar oluşmadığı gerekçesiyle reddetmişti. Daire, yalnızca denetmen raporuyla yetinilemeyeceğini, bildirimin ya da işyerinin sahte olup olmadığının taraf delilleri, tanıklar ve varsa emsal dosyalarla araştırılması gerektiğini belirterek bozdu.[10]

Türkiye’deki çalışmanız Kurum kayıtlarında görünmüyorsa ayrıca hizmet tespiti davası açılabilir. Hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde iş mahkemesine başvurmak gerekir.[11]

İş Mahkemesinde Dava: Talep Sırası ve İspat

Görevli mahkeme iş mahkemesidir.[12] Kanunda dava için ayrı bir süre bu çalışmada tespit edilemedi, ancak yukarıdaki kararlar gecikmenin başvurunun geçersiz sayılmasına yol açabildiğini gösterir.

Dilekçede istemler sıralı kurulursa gecikme riski azalır. İlk istem, belirli bir tarihteki başvurunun geçerli olduğunun tespiti ve Kurum işleminin iptalidir. İkinci istem, bu kabul edilmezse dava dilekçesinin borçlanma talebi sayılması ve dava tarihindeki sınırlarla borçlanmaya izin verilmesidir. Başvuru tarihi tartışması askerlik borçlanmasında da çıkar; bunun için askerlik borçlanması itirazı yazısına bakılabilir.

Yukarıdaki ikinci dosyada mahkemenin dilekçeyi yeni talep saymasının yolu da buydu. Bu tercihin bedeli, tutarın dava günü sınırlarına göre belirlenmesidir.

Uyuşmazlık Asıl istem Yedek istem
Başvuru tarihi Postaya verilen ya da Kurum kaydındaki tarihin geçerliliği Dava tarihli borçlanma
Gün sayısı Hizmet cetveline göre gün sayısının tespiti Tahakkukun düzeltilmesi
Statü Sürenin 4/a bildirimiyle birlikte değerlendirilmesi Bildirimin gerçekliği için delil toplanması

İş Mahkemesinde İstem Sırası

Borç Ödendikten Sonra Aylığın Reddi

Borcu ödemek aylığı garanti etmez. Aylık için yurda kesin dönüş, borcun tamamının ödenmesi ve ödemeden sonra yazılı istek bir arada aranır, aylık da yazılı istek tarihini izleyen ay başından başlar.[13]

Daha önce aylık bağlanmış olanlar bu Kanundan yararlanamaz.[14] Tahsis talebinin reddi halinde de uyuşmazlık iş mahkemesinde görülür, bu aşamada ödeme dekontlarının ve yazılı istek tarihinin kaydı belirleyicidir.

Kuruma Yeniden İnceleme Dilekçesi Örneği

Ödeme süresi tahakkuk yazısının tebliğiyle işlemeye başladığı için itiraz dilekçesi hemen verilmeli ve ödeme süresi ayrıca takvime yazılmalıdır. Kurum tahakkukuna yönelen itirazlardan biri de GSS prim borcuna itiraz başvurusudur.

Tahakkuk Cetveline İtiraz Dilekçesi Örneği

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU
……………… SOSYAL GÜVENLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ’NE

İLGİ: …/…/… tarihli yurt dışı borçlanma başvurum ve …/…/… tarih, …… sayılı tahakkuk yazısı

3201 sayılı Kanun kapsamında yurt dışında geçen sürelerimin borçlanılması için başvurdum. Tarafıma bildirilen tahakkuk cetvelinde [gün sayısı / başvuru tarihi / statü] yanlış esas alınmıştır.

Ekte sunulan hizmet cetveli ve çevirisi, borçlanılacak süreyi [……] gün olarak göstermektedir. Başvurum [posta makbuzundaki / Kurum kaydındaki] …/…/… tarihlidir ve tahakkukun bu tarihteki 5510 sayılı Kanun m.82 sınırlarına göre yeniden düzenlenmesini talep ederim.

Ödeme süresinin yeniden düzenlenen tahakkukun tebliğinden itibaren başlatılmasını, aksi halde işlemin iş mahkemesinde dava konusu edileceğini bildiririm.

…/…/…
Ad Soyad
(İmza)

Dosyada Bulunması Gereken Belgeler

Dava dilekçesine ve Kuruma yapılan başvuruya aşağıdaki belgeler eklenir.

  • Başvuru dilekçesinin Kurum giriş kaydı, posta ya da kargo makbuzu ve takip çıktısı
  • Yurt dışı kurumun hizmet cetveli ve çevirisi (gerekirse Kurum ek belge ister)
  • Tahakkuk yazısı, tebliğ zarfı ya da iade edilen zarf ve adres kaydı
  • Ödeme dekontları ve ödeme tarihleri
  • Türkiye’deki sigortalılığı gösteren hizmet dökümü

Yurt Dışı Borçlanması İtirazı Hakkında Sık Sorulan Sorular

Dava ve itiraz sürecinde en sık gelen sorular şunlardır.

Her dosyada belge, tarih ve statü farklı olduğu için hak kaybı yaşamamak adına Kurum yazılarını ve tebligat zarflarını saklayıp başvuru öncesinde bir hukukçuya göstermeniz yerinde olur.

Kaynaklar

  1. 5510 sayılı Kanun m.101 ↩
  2. 3201 sayılı Kanun m.4/1 ↩
  3. 3201 sayılı Kanun m.4 dipnotu ve 3201 sayılı Kanuna değişiklik getiren mevzuatın yürürlük tarihi listesi, mevzuat.gov.tr. ↩
  4. 5510 sayılı Kanun m.41/1 ve 7566 sayılı Kanun m.21. ↩
  5. 3201 sayılı Kanun geçici m.9 ↩
  6. Yargıtay 10. HD, E.2026/5627 K.2026/4350, 13.04.2026. ↩
  7. Yargıtay 10. HD, E.2026/6410 K.2026/5788, 28.04.2026. ↩
  8. Yargıtay 10. HD, E.2025/8380 K.2025/18044, 25.12.2025. ↩
  9. 3201 sayılı Kanun m.5/4 ↩
  10. Yargıtay 10. HD, E.2026/831 K.2026/2657, 05.03.2026. ↩
  11. 5510 sayılı Kanun m.86/9 ↩
  12. 5510 sayılı Kanun m.101 ↩
  13. 3201 sayılı Kanun m.6/A ↩
  14. 3201 sayılı Kanun m.8 ↩

Diğer Makalelerimiz

Randevu Oluştur

Bilgi Almak İçin Arayın

WhatsApp'tan Yazın

Hukuki bir konuda desteğe ihtiyacınız olduğunda buradayız.

Karşılaştığınız hukuki durumları birlikte değerlendirebilir, sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda size yol gösterebiliriz. Sorularınızı sormak veya görüşme planlamak için bizimle iletişime geçmeniz yeterlidir.

Ara WhatsApp