SGK’nın kıdem tazminatı alabilir yazısı, işçinin emeklilik sebebiyle ayrılma hakkını gösteren kurum kaydıdır ve davada en çok bu kaydın ne zaman, hangi içerikle ve kime ulaştığı tartışılır. Yazı işçiye hakkı vermez, hakkın var olduğunu kanıtlar. Hakkın kaynağı 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesidir.
Emeklilik amacıyla ayrılan işçi aylığa hak kazandığını ve kuruma başvurduğunu belgelemek zorundadır; yaş dışındaki şartları tamamlayıp ayrılan işçi için de en güçlü delil bu yazıdır. Yazıyı fesih bildirimine ekleyip noter ihtarnamesiyle işverene ulaştırmak tarih tartışmasını bitirir, ulaştırılmazsa faiz daha geç bir tarihten başlar. Kıdem tazminatı için önce arabulucuya başvurulur, zamanaşımı beş yıldır.
İçindekiler7 başlık
Belgenin Kanundaki Karşılığı
Kanunda “kıdem tazminatı alabilir yazısı” adıyla bir belge yoktur. 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi iki ayrı emeklilik durumunu düzenler ve belge zorunluluğunu yalnızca birine bağlar.[1]
Dördüncü bentte işçi yaşlılık, emeklilik ya da malullük aylığı veya toptan ödeme almak amacıyla ayrılır. Maddenin ilgili fıkrası bu işçinin aylığa hak kazandığını ve kuruma başvurduğunu belgelemesini şart koşar.
Beşinci bent yaş dışındaki şartları tamamlayıp kendi isteğiyle ayrılanları kapsar. Kanun bu bent için belge sunmayı ayrıca şart koşmaz, ama şartların fesih tarihinde gerçekleştiğini gösterecek en güçlü delil yine kurumun yazısıdır.
| Emeklilik durumu | Kanundaki belge şartı | Yazının davadaki rolü |
|---|---|---|
| Aylık ya da toptan ödeme için ayrılma (4. bent) | Hak kazanma ve başvuru belgelenmek zorunda | Hakkın doğması için gerekli kanıt |
| Yaş dışındaki şartları tamamlama (5. bent) | Kanun metninde ayrı bir belge şartı yok | Şartların varlığını ispatlayan başlıca delil |
Yazıda Bulunması Gereken Bilgiler
Bir yazı yalnızca “emekli olabilir” dediği için değil, fesih tarihindeki durumu gösterdiği için değer taşır. Mahkeme şartların işten ayrılma günü gerçekleşip gerçekleşmediğine bakar.
- Sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı
- Hangi tarih itibarıyla hesaplandığı
- Aranmayan ya da eksik kalan koşul varsa hangisi olduğu (yaş gibi)
- Yazıyı düzenleyen birimin adı, tarihi ve sayısı
Yargıtay dosyalarında en sık görülen sayı çifti 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 prim günüdür. İşçinin sigortalılığa giriş tarihine göre uygulanan şartlar değiştiği için kendi dosyanızda hangi hükmün geçerli olduğunu yazının dayandığı hesap belirler.[2]
Yazıdaki tarih ile iş sözleşmesinin sona erdiği tarih arasında boşluk varsa bu açığı kapatan bir belge hazırlayın. Fesihten sonra alınan yazıda hesap tarihinin fesih gününü kapsayıp kapsamadığına bakın.
Yazı Alınamıyorsa ya da Hatalıysa
Yazı, sigortalının kurum kayıtlarına göre düzenlenir. Kayıtta eksik dönem varsa hesaplanan süre ve gün sayısı da eksik çıkar.
Bu durumda önce kayıt hatası giderilir. Çalıştığı durumda primi yatırılmamış dönem için hizmet tespit davası açılabilir ve sonuçlanan karar kuruma bildirildikten sonra yeni yazı istenir. Kurumun verdiği yazıya itiraz edilecekse aynı gün kuruma yazılı itirazı da dosyaya koymak yararlıdır.

Yazının İşverene Ulaşması ve Faiz
İşçi yazıyı aldıktan sonra fesih bildirimine ekler ve bildirim işverene ulaştığı anda hüküm doğurur. Noter ihtarnamesi tarih ve içerik tartışmasını ortadan kaldırdığı için en sağlam yoldur. Bildirim tarihinin faize etkisi kıdem tazminatında faiz başlangıç tarihi yazısında hesaplanır.
Kıdem tazminatında faizin başlangıcı ödeme zamanının belirlenmesine bağlıdır. Kanun, zamanında ödenmeyen kıdem tazminatı için açılan davada mevduata uygulanan en yüksek faize hükmedilmesini söyler.[3]
Yazının işverene hiç sunulmadığı bir dosyada Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bozma kararında faiz başlangıcını dava tarihi olarak göstermiştir.
Dosyada işçi, işyerinden 05.02.2013 günü ayrılmış, iki gün sonra kuruma başvurmuş ve kurum aynı gün yaş dışındaki şartları taşıdığını bildirmişti. Yazı temyiz aşamasında dosyaya girdi, Daire hakkı kabul etti ama yazı işverene sunulmadığı için faizi dava tarihinden başlattı.[4]
Arabuluculuğun dava şartı olduğu dosyalarda Daire güncel kararlarında, belge işverene sunulmamışsa faizi arabuluculuk son tutanak tarihinden başlatmaktadır.[5]
Bu dosyadaki sonuç, yazının işverene ulaştırılmamasının faiz bakımından zaman kaybettirebileceğini gösterir. Yazı elinizdeyse hemen ihtarnameye ekleyin.
İşverenin Başka İşte Çalışma İtirazı
Yazıya dayanan dava sıklıkla “işçi başka işe geçmek için istifa etti, hakkını kötüye kullanıyor” savunmasıyla karşılaşır. İstanbul’da görülen bir davada işçi, 15 yıl ve 3600 gün şartını tamamladığını belirterek kurumdan belge aldığını ve noterden ihtarname gönderdiğini ileri sürmüştü. İşveren ise işçinin başka bir işte çalışmak için istifa ettiğini savundu.
İlk derece mahkemesi işçinin yaş dışındaki şartları yerine getirerek sözleşmeyi sona erdirdiğini ve bu hakkın kullanılmasının Medeni Kanun m.2’deki dürüstlük kuralına aykırı sayılamayacağını kabul etti.
Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetti. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de kararı gerekçe yazmadan onadı, bu yüzden hakkın kötüye kullanılmadığı değerlendirmesi ilk derece mahkemesine aittir.[6]
Başka bir işe geçmek için ayrılmak, incelenen bir dosyada hakkı ortadan kaldırmadı ama işverenin savunma çizgisini oluşturur. Ayrılış sebebinin yazıya ve ihtarnameye açıkça yazılması bu savunmayı zayıflatır.
Arabuluculuk ve Zamanaşımı
Kıdem tazminatı davasından önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır, son tutanak dava dilekçesine eklenir.[7] Kıdem tazminatının zamanaşımı süresi beş yıldır.[8]
Zamanaşımının başlangıcı iş sözleşmesinin sona erdiği tarihtir. Yazıyı geç almak bu süreyi durdurmaz, bu yüzden hizmet tespiti gibi uzun süren işlemler varsa dava süresi de yakından izlenir.
Dava Dosyasına Konacak Belgeler
| Belge | İspat ettiği şey |
|---|---|
| SGK yazısı | Aylık ya da yaş dışı şartların varlığı ve hesap tarihi |
| Kuruma başvuru kaydı | Başvurunun ayrılıştan önce ya da birlikte yapıldığı |
| Noter ihtarnamesi ve tebliğ şerhi | Fesih sebebi ve işverene ulaşma tarihi |
| İşten ayrılış bildirgesi | İşverenin çıkış kodunu nasıl bildirdiği |
| Arabuluculuk son tutanağı | Dava şartı |
İşverenin işten ayrılış bildirgesini farklı bir kodla vermesi hakkı ortadan kaldırmaz ama davada ek bir tartışma açar. Bu yüzden bildirgenin bir örneğini isteyin ve ihtarnamede kodun düzeltilmesini talep edin. Banka dekontları ve ödeme yazışmaları da işverenin ayrılışı hangi sebeple kabul ettiğini gösterebilir.

Her dosyada sigortalılık geçmişi ve fesih tarihi farklı olduğu için belgelerinizi bir avukata göstererek kendi durumunuza göre değerlendirmek yerinde olur.
Kaynaklar
- 1475 sayılı İş Kanunu m.14/1 (4. ve 5. bentler) ve m.14 üçüncü fıkra ↩
- 506 sayılı Kanun Geçici Madde 81 ve 5510 sayılı Kanun m.28 ↩
- 1475 sayılı İş Kanunu m.14 (faiz hükmü) ↩
- Y. 9. HD, E.2016/13766 K.2020/2754, 20.02.2020 (bozma gerekçesi Yargıtay’a aittir) ↩
- Y. 9. HD, E.2026/3048 K.2026/3581, 21.04.2026, bozma ↩
- Y. 9. HD, E.2025/8376 K.2025/9610, 08.12.2025 (HMK m.370/1 onama, gerekçe ilk derece mahkemesinin) ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1 ve m.3/2 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu Ek Madde 3 ↩