Sessiz istifa kanunda yer alan bir kavram değildir. Hukuken sorulacak soru, işçinin iş görme borcunu sözleşmenin istediği düzeyde yerine getirip getirmediğidir. Sözleşmedeki işi özenle yapan işçi, fazladan çaba göstermediği için borca aykırı davranmış sayılmaz.
İşveren tarafında da tablo bu sınıra göre kurulur. Gönüllü katkının çekilmesi bir disiplin konusu değildir, ama görevin yapılmaması, talimatın uygulanmaması ya da işin özensiz yapılması iş sözleşmesine aykırılıktır. İş güvencesi kapsamındaki işçinin sözleşmesi bu gerekçeyle savunması alınmadan feshedilemez, ücret kesme cezası da bir ayda iki gündelikten fazla olamaz.
İçindekiler15 başlık
Sessiz İstifanın Kanundaki Karşılığı
Sessiz istifanın hukuki karşılığı, Türk Borçlar Kanunu’ndaki özen ve sadakat borcudur. Kanuna göre işçi, yüklendiği işi özenle yapmak ve işverenin haklı menfaatini korurken sadakatle davranmak zorundadır.[1]
Bu borç işçiye “elinden gelenin fazlasını” yapma yükümlülüğü getirmez. Fazla mesai yapmaya verilen onayı geri çekmek ayrı bir konudur; onaydan dönme dilekçesi ve dava yolu orada anlatılıyor. Ölçü, sözleşmede ve iş tanımında üstlenilen işin, aynı konumdaki dikkatli bir çalışandan beklenecek biçimde görülmesidir.
İkinci dayanak talimata uyma borcudur. İşveren işin görülmesine ve işyerindeki davranışa ilişkin genel düzenleme yapabilir, özel talimat verebilir, işçi de bunlara dürüstlük kurallarının gerektirdiği ölçüde uyar.[2] Sözleşmenin dışına taşan bir talimat bu borcun kapsamına girmez.
Asgari Düzeyde Çalışma ile Borca Aykırılık Arasındaki Çizgi
Hangi davranışın hukuken önem taşıdığını görmek için davranışı tek tek ayırmak gerekir. Aşağıdaki tablo sık karşılaşılan durumları ve olası hukuki sonuçlarını gösteriyor.
| Davranış | Hukuki niteliği | Olası sonuç |
|---|---|---|
| Mesai bitince çıkmak, gönüllü projeye katılmamak | Borca aykırılık yok | Yaptırım uygulanamaz |
| Fazla çalışma onayını yazılı olarak geri almak | Yönetmelikle tanınan hak | 30 gün sonra fazla çalışma istenemez |
| İş tanımı dışındaki sürekli görevi kabul etmemek | Esaslı değişikliğe itiraz | Tek başına fesih sebebi değil |
| Kendi işini belgelenebilir biçimde eksik ya da hatalı yapmak | Özen borcuna aykırılık | Uyarı, savunma, geçerli fesih |
| Hatırlatılan görevi yapmamakta direnmek | 4857 m.25/II-h | Tazminatsız haklı fesih |
Tablonun ilk üç satırı işçinin hakkıdır. Son iki satır ise “sessiz istifa” adıyla anılsa da bir iş görme borcu sorunudur ve kendi kurallarına göre değerlendirilir.
İşçinin Geri Çekilebileceği Alanlar
Fazla Çalışma Onayının Geri Alınması
Fazla çalışma için işçinin onayı şarttır.[3] Onay yazılı alınır, işçi bunu otuz gün önceden yazılı bildirimle geri alabilir. Zorunlu nedenlerle ya da olağanüstü hallerde yapılan fazla çalışmada onay aranmaz.[4]
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işe girerken fazla çalışmayı kabul eden üretim işçisinin onayını dilekçeyle geri alması üzerine yapılan feshi inceledi. Onayın geri alınmasının işverenin kabulüne bağlı olmadığını ve bu tek başına haklı fesih imkanı vermediğini söyleyen istinaf kararı onandı.[5]
Onayı geri alan işçi, otuz günlük süre dolana kadar fazla çalışma talebine uymakla yükümlü kalır. Geri alma dilekçesinin tarihli bir örneğini saklamak, ileride bu sürenin hesabında belirleyici olur.
İş Tanımı Dışındaki Görevler
İşçiden sözleşmesinde ve iş tanımında yer almayan işi sürekli olarak yapmasını istemek, çalışma koşullarında esaslı değişikliktir. Böyle bir değişiklik işçiye yazılı bildirilmeli, işçi altı iş günü içinde yazılı olarak kabul etmezse onu bağlamaz.[6]
Dokümantasyon elemanından temizlik ve yükleme işleri istenmesini esaslı değişiklik sayan, işçinin bunu kabul etmek zorunda olmadığını belirten ve kıdem tazminatını hüküm altına alan karar Yargıtay’da onandı.[7] Bir arızaya, eksik personele ya da kısa süreli bir ihtiyaca yardım etmek ise dürüstlük kuralı gereği beklenebilir ve iş tanımını değiştirmez.
İşverenin Tepki Basamakları
İşverenin elindeki araçlar sırasıyla bireysel hatırlatma, yazılı uyarı, savunma alma ve fesih tir. Sıra atlanabilir, ama atlanan her basamak davada işverenin ispat yükünü ağırlaştırır.
Bireysel Hatırlatma ve Yazılı Uyarı
Hatırlatma, belirli bir işçiye ve belirli bir göreve yönelik olmalıdır. Yayın ilkelerinin tüm çalışanlara ortak e-postayla duyurulmasını, 25/II-h anlamında işçiye özel hatırlatma saymayan ilk derece kararı istinaf ve temyizden geçerek onandı.[8]
İyi bir uyarı yazısı yapılmayan işi, beklenen sonucu ve bunun için verilen süreyi açıkça gösterir. Bu tür belgelerin fesihteki yeri düşük performans gerekçesiyle işten çıkarma dosyalarında daha somut görülür. “Motivasyonunuz düştü” gibi bir ifade ölçülebilir değildir ve sonraki adımlara dayanak olmaz.
Savunma Alma
İş güvencesi kapsamındaki işçinin belirsiz süreli sözleşmesi, davranışı ya da verimiyle ilgili nedenlerle savunması alınmadan feshedilemez.[9] Aynı hüküm işverenin 25/II’ye uygun fesih hakkını saklı tutar, yani gerçekten haklı fesih şartları oluşmuşsa savunma alınmaması feshi tek başına geçersiz kılmaz.
Geçerli Fesih
Otuz veya daha fazla işçinin çalıştığı işyerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin sözleşmesi ancak yeterlilik, davranış ya da işletme gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebeple feshedilebilir.[10] Özen borcunu süreklilik gösterecek biçimde ihlal eden işçide geçerli sebep bu maddeden doğar, fesih bildirim süresine uyularak yapılır ve kıdem ile ihbar tazminatı ödenir.
Haklı Fesih ve Görevi Yapmamakta Israr
İşçinin yapmakla ödevli olduğu görevi kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi, tazminatsız fesih sebebidir.[11] Fazla çalışma kararında onanan ilk derece gerekçesi, hatırlatmadan sonra görevin yalnız bir kez yapılmamasının yetmediğini, yapmama eyleminin devam etmesi gerektiğini, istenen görevin açıkça bildirilmesini ve makul bir süre verilmesini arıyordu.
Kişinin kendi iş tanımında olmayan bir görevi yapmaması 25/II-h kapsamına girmez. Bu bent, işçinin zaten yapmakla yükümlü olduğu işler için uygulanır.

Disiplin Yaptırımları ve Ücret Kesme Sınırı
İşveren, işçiye ancak toplu iş sözleşmesinde ya da iş sözleşmesinde gösterilen sebeplerle ücret kesme cezası verebilir.[12] Kesinti işçiye derhal sebebiyle bildirilir ve bir ayda iki gündelikten fazla olamaz. Kesilen para işçinin eğitimi ve sosyal hizmetlerinde kullanılmak üzere bir ay içinde Bakanlık hesabına yatırılır, işverene kalmaz.
Hesap basittir. Aylık brüt 33.030 TL asgari ücretle çalışan işçinin günlük ücreti 1.101 TL, bir ayda kesilebilecek ceza tutarı en çok 2.202 TL’dir. Aylık brüt 60.000 TL alan işçide bu sınır 4.000 TL olur.[13]
Zarar tazmini amacıyla yapılan kesinti ise ceza değildir ve ayrı kurala bağlıdır. İşveren işçiden olan alacağını ücretle, işçinin rızası olmadan takas edemez.[14] Kusuru ispatlanmayan bir araç hasarı için ücretten kesinti yapılmasının işçiye haklı fesih hakkı verdiğini kabul eden karar onandı.[15]
Kesintinin adı bordroda nasıl yazılırsa yazılsın, mahkeme kesintinin gerçek amacına bakar. Ceza ise 38. maddenin sınırları, tazminat ise rıza ya da yargı kararı aranır.

İspat Yükü ve İşe İade Riski
Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükü işverendedir.[16] Sessiz istifa gerekçesiyle yapılan fesihlerde işverenin en zayıf noktası, isteksizliği gösteren somut kaydın bulunmamasıdır.
Mahkemede işe yarayan deliller iş takip sistemindeki tamamlanmamış görevler, tarihli talimat e-postaları, işçiye özel uyarı yazıları ve imzalı savunma tutanağıdır. Tanığın “eskisi gibi çalışmıyordu” demesi tek başına yeterli görülmez.
Mahkeme feshi geçersiz sayar ve işveren işçiyi işe başlatmazsa, en az dört, en çok sekiz aylık ücret tutarında tazminat ve dava süresince en çok dört aya kadar boşta geçen süre ücreti öder.[17] Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulması gerekir.
Esaslı Değişiklikle Zorlama ve Mobbing Sınırı
Bazı işverenler fesih yerine işçiyi istifaya yöneltecek bir yol seçer. Görev yerinin, unvanın ya da çalışma saatinin tek taraflı değiştirilmesi, işçi yazılı olarak kabul etmedikçe onu bağlamaz ve kabul etmemesi tek başına fesih sebebi olmaz.[18] İşveren bu durumda değişikliğin geçerli nedenini yazılı açıklayıp bildirim süresine uyarak feshedebilir, işçi de iş güvencesi hükümlerine göre dava açabilir.
Anlamsız ya da aşağılayıcı işler verme, toplantılardan dışlama, sürekli tutanak tutma gibi davranışlar sistematik hale gelirse tartışma iş görme borcundan çıkar. İşveren işçinin kişiliğini korumak ve psikolojik tacizi önlemekle yükümlüdür.[19] Bu yükümlülüğün ihlali işçiye sözleşmeyi haklı nedenle feshetme ve manevi tazminat isteme imkanı verir.
Yıldırmanın sınırı tek bir uyarıyla aşılmaz. Belirli bir sürece yayılan, hedef gözeten ve işçiyi yıpratmaya yönelik bir davranış dizisi aranır.
Sessiz İstifa Uyuşmazlığında Kontrol Listesi
Tarafların fesihten önce kendine sorması gereken sorular aşağıda. İlk dört soru işveren için, son dördü işçi içindir.
- Yapılmayan iş, işçinin yazılı iş tanımında ya da sözleşmesinde yer alıyor mu?
- Hatırlatma işçiye özel, görevi ve süreyi gösteren yazılı bir belgeyle yapıldı mı?
- Savunma istendi mi, savunma için makul süre verildi mi?
- Ücret kesme cezası öngörülmüşse sebep sözleşmede yazılı mı, iki gündelik sınırı aşılıyor mu?
- Fazla çalışma onayı geri alınacaksa dilekçe yazılı ve tarihli mi, otuz gün hesaplandı mı?
- Yeni verilen görev sürekli mi, değişiklik yazılı bildirildi mi, altı iş günü içinde cevap verildi mi?
- Kendi işinde gecikme ya da hata kaydı var mı, varsa nedeni (iş yükü, araç eksikliği) belgelendi mi?
- Uyarı ve tutanakların sıklığı, aynı işi yapan diğer çalışanlarla karşılaştırıldığında farklı mı?
Sessiz İstifa Hakkında Sık Sorulan Sorular
Aşağıdaki cevaplar en sık sorulan beş durumu kapsıyor.
Burada anlatılanlar genel bilgi niteliğindedir ve her işyerinin sözleşmesi, iş tanımı ve yazışma geçmişi sonucu değiştirir. Uyarı ya da fesih yazısı aldıysanız süreler işlemeye başlamadan belgelerinizi bir avukata danışarak gözden geçirmeniz yerinde olur.
Kaynaklar
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.396/1 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.399 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.41/8 ↩
- İş Kanununa İlişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği m.9 ↩
- Yargıtay 9. HD, E.2026/692, K.2026/1453, T.18.02.2026 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.22/1 ↩
- Yargıtay 9. HD, E.2025/7832, K.2025/9427, T.02.12.2025 ↩
- Yargıtay 9. HD, E.2025/6637, K.2025/8201, T.22.10.2025 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.19/2 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.18/1 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.25/II-h ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.38 ↩
- Asgari Ücret Tespit Komisyonu Kararı, RG 26.12.2025 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.407/2 ↩
- Yargıtay 9. HD, E.2025/7817, K.2025/9142, T.25.11.2025 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.20/2 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.21 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.22 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.417/1 ↩