Sendika üyeliği yüzünden işten çıkarılan işçi, kıdemine ve işyerindeki işçi sayısına bakılmaksızın en az bir yıllık ücreti tutarında sendikal tazminat isteyebilir. Aynı fesih için işe iade davası açmak da mümkündür ve iki talep birbirini dışlamaz.[1]
Uyuşmazlıkların çoğu kanunun lafzında değil ispatta düğümlenir. Feshin nedenini ispat yükü işverendedir, işveren gösterdiği nedeni ispatlarsa feshin sendikal sebebe dayandığını işçi ispatlar. Tazminat ikramiye ve yan haklar katılmamış çıplak brüt ücret üzerinden hesaplanır ve işe iade davası sonunda hükmedilen tutarın tamamı gelir vergisinden muaftır.
İçindekiler12 başlık
Sendikal Nedenle Feshin Kapsamı
Kanun işçiyi üç ayrı davranış yüzünden işten çıkarılmaya karşı korur. Sendikaya üye olmak ya da olmamak, iş saatleri dışında veya işverenin izniyle iş saatleri içinde sendika faaliyetine katılmak ve sendikal faaliyette bulunmak fesih sebebi yapılamaz.[2]
Koruma fesihle sınırlı değildir. İşveren sendikalı, sendikasız ya da farklı sendikadaki işçiler arasında çalışma şartları bakımından ayrım yapamaz ve işe alımı belli bir sendikaya girme ya da girmeme şartına bağlayamaz.[3] Ücret, ikramiye, prim ve paraya ilişkin sosyal yardımlarda toplu iş sözleşmesinden doğan farklar ise ayrımcılık sayılmaz.
Sendikal faaliyetin kapsamı yalnız üyelik kaydıyla belirlenmez. Üye kaydettirmeye çalışmak, işyerinde sendikayla ilgili bilgi dağıtmak ya da örgütlenme toplantısına katılmak da bu korumanın içindedir, yeter ki iş saatleri ve işveren izni sınırına uyulmuş olsun.
İş Güvencesi Dışındaki İşçinin Hakları
Otuzdan az işçi çalıştıran işyerinde ya da altı aylık kıdemi dolmamış işçide genel kural, işe iade davası açılamamasıdır. Sendikal fesihte bu engel uygulanmaz.
Kanunun ilk metni, sendikal nedenle çıkarılan işçinin dava hakkını İş Kanunu’nun 18. maddesindeki şartlara da bağlıyordu. Anayasa Mahkemesi bu atfı iptal etti ve bugün 25. maddenin beşinci fıkrası yalnızca 20 ve 21. maddelere gönderme yapıyor.[4] Sonuç olarak üç aylık kıdemi olan bir işçi de sendikal fesih iddiasıyla işe iade davası açabilir.
İşçi işe iade davası açmasa bile sendikal tazminatı ayrı bir alacak davasıyla isteyebilir. Kanun bunu açıkça söylüyor: dava açmamak sendikal tazminat talebini engellemez.
İspat Yükünün Paylaşımı
Sendikal fesih davasında feshin nedenini ispat yükü işverendedir. İşveren gösterdiği nedeni ispatlarsa, bu nedenin gerçek olmadığını ve feshin sendikal sebebe dayandığını işçi ispatlar.[5] Bu kural madde metninde altıncı fıkrada yer alır, beşinci fıkra dava hakkını düzenler.
Fesih dışındaki ayrımcılıkta, örneğin sendikalı işçiye zam yapılmaması ya da ağır vardiyaya verilmesinde, ispat yükü baştan işçidedir. İşçi ayrımcılığı güçlü biçimde gösteren bir durum ortaya koyarsa yük yer değiştirir ve işveren davranışının nedenini açıklamak zorunda kalır.[6]
Mahkemenin Karşılaştırdığı Kayıtlar
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi yakın tarihli bir bozma kararında, sendikal nedenin emsal dosyalara bakılarak değil işyerinin kendi kayıtlarıyla araştırılması gerektiğini belirtti. Dairenin saydığı ölçütler işçinin hangi belgeleri istetmesi gerektiğini de gösteriyor.[7]
- Fesih tarihinden önceki ve sonraki altı ayda sözleşmesi feshedilen ya da yenilenmeyen işçilerin listesi (SGK ve işverenden)
- Bu işçilerin sendikaya üyelik ve üyelikten çekilme tarihleri (sendikadan)
- Aynı dönemde sendikasız olup çıkarılan işçi bulunup bulunmadığı
- Çıkarılan sendikalı işçilerin yerine alınanlar ve bunların sendika durumu
- Aynı dönemde yetki sürecinin başlatılıp başlatılmadığı ve işyerindeki toplu sözleşme geçmişi
- Ekonomik ya da teknolojik nedene dayanan fesihte bu nedenin teknik incelemesi
Üyelik tarihi ile fesih tarihi arasındaki kısa aralık tek başına yeterli sayılmayabilir. Kararda aranan, sendikalı ve sendikasız işçilere yapılan muamelenin aynı dönem içinde yan yana konmasıdır. Sendikal sebep dışındaki ayrımcı fesihlerden dini sebebe dayananın dava yolu ise dini sebeple fesih yazısında yer alıyor.

Sendikal Tazminatın Hesaplanması
Sendikal tazminatın alt sınırı işçinin bir yıllık ücretidir, kanun bir üst sınır koymaz. Tutarı bu tabanın üzerinde mahkeme belirler.
Hesapta esas alınan ücret, ikramiye ve yan haklar katılmamış çıplak brüt ücrettir. Yargıtay, bölge adliye mahkemeleri arasındaki 360 gün ile 365 gün çelişkisini 2024’te giderdi: ücretin saatlik kararlaştırıldığı dosyalarda günlük çıplak brüt ücret 365 ile çarpılır.[8]
Aşağıdaki araç aylık ücreti ay sayısıyla çarpar. Günlük ya da saatlik ücretle çalışıyorsanız 365 gün yöntemi sonucu birkaç günlük ücret kadar yükseltir.
Rakamlı Örnek
Saatlik brüt ücreti 200 lira olan ve günde 7,5 saat çalışan bir işçinin günlük ücreti 1.500 liradır. Tablo, iki hesap yönteminin aynı işçide verdiği alt sınırı gösteriyor.
| Yöntem | İşlem | Alt sınır |
|---|---|---|
| 365 gün (Yargıtay 2024) | 1.500 × 365 | 547.500,00 TL |
| 360 gün ya da 12 ay | 1.500 × 360 | 540.000,00 TL |
| Fark | 1.500 × 5 | 7.500,00 TL |
Aynı işçi iş güvencesi dışında olsaydı ve yalnız kötüniyet tazminatı isteyebilseydi, beş aylık kıdemle iki haftalık bildirim süresinin üç katı olan 42 günlük ücreti, yani 63.000 lira alırdı. Sendikal nedeni ispatlamak bu örnekte tazminatı yaklaşık dokuz katına çıkarıyor.
Vergi Kesintisi
İşe iade davası sonunda hükmedilen sendikal tazminatın tamamı gelir vergisinden muaftır. Yargıtay bu tazminatı iş güvencesi tazminatı niteliğinde saydı ve Gelir Vergisi Kanunu’ndaki istisnaya bağladı.[9]
Damga vergisi kesintisi ise yapılır. İşe iade davası açılmadan ayrı alacak davasıyla istenen sendikal tazminatın vergi durumu bu kararla çözülmüş değildir.
İşe İade Davasıyla Birlikte Talep
Sendikal nedenle işe iade isteyen işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurur. Anlaşma sağlanamazsa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılır.[10]
Fesih sendikal bulunursa sendikal tazminat, işçinin işe dönmek için başvurup başvurmamasından ve işverenin onu işe başlatıp başlatmamasından bağımsız olarak hükme bağlanır. Buna karşılık 4 ila 8 aylık işe başlatmama tazminatı ayrıca verilmez.[11]
Kararın kesinleşmesinden sonraki adımlar diğer kalemleri belirler. Tablo üç olası durumu özetliyor.
| Durum | Sendikal tazminat | Boşta geçen süre ücreti | Kıdem ve ihbar |
|---|---|---|---|
| İşçi 10 iş günü içinde başvurdu, işe başlatıldı | Ödenir | En çok 4 ay ödenir | Sözleşme sürdüğü için doğmaz, peşin ödenmişse mahsup edilir |
| İşçi başvurdu, işe başlatılmadı | Ödenir | En çok 4 ay ödenir | Şartları varsa ödenir |
| İşçi 10 iş günü içinde başvurmadı | Ödenir | Ödenmez, fesih geçerli sayılır | Geçerli feshe göre değerlendirilir |
Boşta geçen süre için örnekteki işçinin aylık çıplak ücreti 45.000 lira olduğundan dört aylık tutar 180.000 lira eder, buna o sürede doğan diğer haklar eklenir.[12]
Kıdem ve İhbar Tazminatından Farkı
Sendikal tazminat kıdem ya da ihbar tazminatının yerine geçmez, onlarla birlikte istenebilir. Kanun işçinin diğer kanunlardan doğan haklarını saklı tutar.[13]
| Kalem | Kıdem şartı | Esas ücret | Tutar |
|---|---|---|---|
| Sendikal tazminat | Yok | Çıplak brüt | En az bir yıllık ücret, tavansız |
| Kıdem tazminatı | En az bir yıl | Giydirilmiş brüt | Her yıl için 30 günlük ücret, yasal tavana tabi |
| İhbar tazminatı | Yok | Giydirilmiş brüt | Kıdeme göre 2, 4, 6 ya da 8 haftalık ücret |
| Kötüniyet tazminatı | Güvence dışı işçi | Giydirilmiş brüt | Bildirim süresi ücretinin üç katı |
Kıdem ve ihbar, feshin işverenden gelmesine ve haklı bir nedene dayanmamasına bağlıdır. Sendikal tazminatta ise belirleyici olan feshin sebebidir, haklı fesih iddiası ispatlanamamışsa iki talep aynı dosyada yan yana durur. Bu kalemlerin şartları ve zamanaşımı için tazminat kalemleri tablosuna bakılabilir.

Sendikal Nedene Dayanmayan Fesih
İşçi feshin sendikal sebebe dayandığını ispatlayamazsa sendikal tazminat talebi reddedilir. Davanın geri kalanının akıbeti işçinin iş güvencesi kapsamında olup olmadığına göre değişir.
Güvence kapsamındaki işçide işveren geçerli neden ispatlayamamışsa fesih yine geçersiz sayılır ve 4 ila 8 aylık işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti gündeme gelir. Güvence dışındaki işçinin işe iade talebi ise sendikal neden ispatlanamadığında reddedilir, bu işçi için kalan yol kıdem, ihbar ve şartları varsa kötüniyet tazminatıdır.
Sendikal iddia ile kötüniyet iddiası aynı dilekçede kademeli olarak ileri sürülmezse, birincisi reddedildiğinde ikincisi için yeni bir arabuluculuk ve dava süreci gerekebilir.
Zamanaşımı ve Başvuru Süreleri
İşe iade yoluyla istenen sendikal tazminat, işe iade davasının bir aylık hak düşürücü süresine bağlıdır. Bu süre kaçırılırsa işe iade istenemez, sendikal tazminat ise ayrı alacak davasıyla istenebilir.
Ayrı alacak davasından önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır.[14] İş Kanunu’ndaki beş yıllık zamanaşımı listesi kıdem, ihbar, kötüniyet ve eşit davranma tazminatlarını sayar, sendikal tazminatı saymaz.[15]
Özel süre bulunmayan alacaklarda genel kural on yıllık zamanaşımıdır.[16] Bu soruyu doğrudan ele alan güncel bir Yargıtay kararına rastlanmadığından, talebi fesihten itibaren beş yıl içinde ileri sürmek tartışmayı baştan kapatır.
Sendikal Tazminat Hakkında Sık Sorulan Sorular
Aşağıdaki cevaplar sendikal fesih dosyalarında en sık sorulan noktaları kısaca karşılıyor.
Bu yazıdaki rakamlar varsayımsal bir ücretle hazırlanmış örneklerdir ve genel bilgilendirme amacı taşır. Sendikal fesih dosyasının sonucu çoğu zaman işyeri kayıtlarının nasıl toplandığına bağlı olduğundan, süre geçmeden belgelerinizle birlikte bir avukata danışın.
Kaynaklar
- 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.25/4 ve m.25/5 ↩
- 6356 sayılı Kanun m.25/3 ↩
- 6356 sayılı Kanun m.25/1 ve m.25/2 ↩
- Anayasa Mahkemesi, 22.10.2014, E.2013/1, K.2014/161 ↩
- 6356 sayılı Kanun m.25/6 ↩
- 6356 sayılı Kanun m.25/7 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2026/1331, K.2026/3552, 21.04.2026 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2024/10265, K.2024/14468, 04.11.2024 (uyuşmazlığın giderilmesi) ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2023/6357, K.2023/4909, 04.04.2023; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.25/7-b ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.20/1 ↩
- 6356 sayılı Kanun m.25/5; 4857 sayılı Kanun m.21/1 ↩
- 4857 sayılı Kanun m.21/3 ve m.21/5 ↩
- 6356 sayılı Kanun m.25/9 ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1 ↩
- 4857 sayılı Kanun Ek m.3 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.146 ↩