Dini sebeple işten çıkarılan işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurarak işe iade yolunu açabilir, ayrıca ayrımcılık tazminatı isteyebilir. Bu davalarda sonucu belirleyen çoğu zaman kanunun lafzı değil, feshin gerçek sebebinin dini inanç olduğunun nasıl gösterileceğidir.[1]
İşe iade için en az otuz işçi çalıştıran işyerinde en az altı aylık kıdem gerekir; ayrımcılık tazminatı bu eşiğe bağlı değildir ve dört aya kadar ücret tutarında istenir. Feshin geçerli sebebini işveren ispatlar, dini sebebin gerçek neden olduğunu göstermek ise işçiye düşer. İşçi ihlal ihtimalini güçlü biçimde gösterirse ayrımcılık tazminatında ispat yükü işverene geçer.
İçindekiler10 başlık
Dini İnanç ve İbadet Nedeniyle Fesihte Kanuni Dayanak
Anayasa ibadeti, dini ayin ve törenleri serbest bırakır ve kimsenin dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamayacağını söyler.[2] İş hukukunda bu güvence iki ayrı hükümle somutlaşır.
İş Kanunu m.5/1 iş ilişkisinde din ve mezhep gibi sebeplere dayalı ayrım yapılmasını yasaklar. m.18/3-d ise din ve benzeri nedenlerin fesih için geçerli sebep oluşturmayacağını belirtir.[3]
6701 sayılı Kanun da din, inanç ve mezhep temelli ayrımcılığı yasaklar ve yasağı çalışmanın sona ermesi süreçlerine kadar uzatır.[4] Kanun namaz kılmak ya da oruç tutmak gibi uygulamaları tek tek saymaz, koruma “din” kavramı üzerinden kurulur.
İşe İade ve Ayrımcılık Tazminatı Arasında Dava Seçenekleri
Hangi talebin ileri sürülebileceği işçinin iş güvencesi kapsamında olup olmamasına bağlıdır. Aşağıdaki tablo iki durumu yan yana koyuyor.
| Durum | Talep | İlk adım |
|---|---|---|
| En az otuz işçi çalıştıran işyerinde, en az altı aylık kıdemi olan ve belirsiz süreli sözleşmeyle çalışan işçi | İşe iade ve ayrımcılık tazminatı | Bildirimin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabuluculuk |
| İş güvencesi eşiğinin altındaki işçi | Ayrımcılık tazminatı, koşulları varsa ihbar ve kıdem tazminatı | Alacak talebi için arabuluculuk dava şartıdır |
İşe iade bakımından kıdem ve işçi sayısı koşulu kanunda açıkça aranır.[5] Ayrımcılık tazminatı ise m.5’te düzenlendiğinden bu eşiğe bağlı değildir ve dört aya kadar ücret tutarında uygun bir tazminat olarak istenir.[6]
Talebin işe iade davasıyla birlikte mi ayrı dosyada mı ileri sürüleceği olaya göre seçilir. Hangi yol seçilirse seçilsin, arabuluculuk son tutanağında yer almayan talep dava şartı yokluğundan usulden reddedilebilir.[7]
Dini Sebep İddiasında İspat Yükünün Dağılımı
İşe iade davasında feshin geçerli bir sebebe dayandığını işveren ispatlar. İşçi feshin başka bir sebebe dayandığını ileri sürüyorsa, bu iddiayı kendisi ispatlamak zorundadır.[8]
Uygulamada işveren nadiren “dini sebeple çıkardım” der. Performans düşüklüğü, devamsızlık ya da işyeri düzeni gösterilir ve mahkeme önce bu sebebin gerçek olup olmadığına bakar. Dini sebebin asıl neden olduğunu göstermek işçiye düşer.
Ayrımcılık tazminatında yük daha ağırdır. İşçi m.5’e aykırılığı ispat eder, ancak ihlalin varlığı ihtimalini güçlü biçimde gösteren bir durum ortaya koyduğunda ispat yükü işverene geçer ve işveren böyle bir ihlalin bulunmadığını kanıtlamak zorunda kalır.[9]
Kuruma yapılan başvuruda da benzer bir düzen vardır. Başvuran kuvvetli emareler ve karine oluşturan olguları gösterirse karşı taraf ayrımcılık yapmadığını ispatlar.[10]

Mahkemeye Sunulacak Delillerin Yeri
Dini sebep çoğu zaman tek bir belgeyle değil, birbirini destekleyen küçük olgularla gösterilir. Tablo, hangi delilin neyi kanıtladığını özetliyor.
| Delil | Gösterdiği olgu |
|---|---|
| İzin talebi ve fesih arasındaki yazışmalar | Zamanlama ve işverenin talebe tepkisi |
| Aynı vardiyada çalışanların tanıklığı | İbadet nedeniyle yapılan sözlü uyarı ya da alay |
| Kart giriş çıkış, kamera ve vardiya çizelgesi | Ayrılma süresinin gerçek uzunluğu |
| Aynı süre mola kullanan diğer işçilerin durumu | Farklı muamele |
| Önceki uyarı, performans ve terfi kayıtları | Gösterilen sebebin sonradan uydurulmuş olması |
| Fesih bildirimi ve alınan savunma | İşverenin sebebi sabitlemesi |
İşverenin elindeki kamera, kart ve çizelge kayıtlarının mahkemece istenmesi dava dilekçesinde ayrıca talep edilir. İşçinin bu kayıtlara kendi başına ulaşamadığı durumda, istek ne kadar erken yapılırsa kayıt o kadar az kaybolur.
İşverenin Sık Savunmaları ve Mahkemenin Baktığı Noktalar
Savunmaların çoğu dini sebebi doğrudan reddetmez, başka bir sebebi öne çıkarır. Her savunma için dosyada ayrı bir soru sorulur.
| Savunma | Dosyada bakılacak nokta |
|---|---|
| Devamsızlık yaptı | Kanun işe gelinmeyen iş günlerini sayar. Gün içindeki kısa ayrılmalar bu hükmün doğrudan konusu değildir; işveren genellikle başka bir fesih sebebine dayanır.[11] |
| Görevini yapmakta ısrar etmedi | Görev hatırlatıldı mı, hatırlatmaya rağmen yapılmadı mı |
| Verimi düştü | Ölçüt yazılı mı, emsal işçilerle karşılaştırma var mı |
| İşyeri kuralı herkese uygulanıyor | Kural herkese aynı biçimde mi işliyor, yoksa belli bir işçiyi daha ağır mı etkiliyor. Dolaylı ayrımcılık ve orantılı farklı muamele ayrımı burada tartışılır.[12] |
| Bayram günü işe gelmedi | Dini bayramlar genel tatildir. Sözleşmede bayramda çalışmaya ilişkin hüküm yoksa o günlerde çalışmak için işçinin onayı gerekir.[13] |
Bayram savunması ayrı bir dikkat ister. İş sözleşmesi ya da toplu sözleşme bayramda çalışmayı öngörüyorsa işçinin gelmemesi devamsızlık tartışmasına yol açar, öngörmüyorsa işverenin onay almadan çalışma düzeni kurması zayıf bir dayanaktır. Savunma alınmasının zorunlu olduğu haller fesihten önce işçi savunması yazısında sıralanır.
Yargı Uygulamasında Ayrımcılık Sebebinin İspatı
Ayrımcılık tazminatı davalarında mahkemeler, işçinin ileri sürdüğü farklı muamele sebebinin m.5’te sayılan sebeplerden biri olup olmadığına ve bunun somut delillerle gösterilip gösterilmediğine bakar. Genel müdür olarak çalışan bir davacı, asker kökenli olmaması ve yönetimin yakını olmaması yüzünden düşük ücret aldığını ileri sürmüş ve ayrımcılık tazminatı istemişti. Ücret farkı yönünden benzer tartışma eşit davranma borcu yazısında işlenir.
Bölge adliye mahkemesi bu gerekçelerin somut delillerle ispatlanamadığını, dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi sebeplere dayalı bir ayrımcılığın da kanıtlanamadığını belirterek istinaf itirazlarını reddetti. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu kararı onadı.[14]
Karar dini ayrımcılığa ilişkin değildir, ancak m.5 kapsamındaki bir sebebin yalnızca ileri sürülmesinin yetmediğini gösterir.
Süre ve Usul Hataları
Dini sebeple fesih dosyalarında en pahalı hatalar hukuki değil, takvimle ilgilidir. Aşağıdaki tablo en sık görülenleri toplar.
| Hata | Sonucu |
|---|---|
| Bir aylık arabuluculuk başvurusunu geciktirmek | İşe iade hakkı düşer, süre tebliğ tarihinden işler[15] |
| Eşitlik Kurumu başvurusunun arabuluculuk süresini durdurduğunu varsaymak | Kanun başvurunun dava açma süresini durdurduğunu söylüyor, ancak bunun işe iade için arabuluculuk başvuru süresine uygulandığını kabul eden bir karar tespit edilemedi. Süre için arabulucuya ayrıca başvurmak güvenli yoldur.[16] |
| Ayrımcılık tazminatını son tutanağa yazdırmamak | Son tutanakta yer almayan talepler usulden reddedilebilir (9. HD E.2024/12290 kararında yıllık izin, prim, iş arama izni ücreti gibi kalemler böyle reddedildi); ayrımcılık tazminatı için de aynı mantık geçerlidir |
| Dini sebebi dilekçede genel ifadeyle bırakmak | Mahkeme olgu görmediği için delil toplamaz |
| İşe başlatma başvurusunu kaçırmak | Kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde başvurulmazsa fesih geçerli sayılır[17] |
Eşitlik Kurumu yoluna ayrıca dikkat gerekir. Kurum incelemeyi en geç üç ayda sonuçlandırır ve bu süre bir kez üç ay uzatılabilir, oysa işe iade için arabulucuya başvuru süresi bir aydır.[18] Bu iki takvim birbirini beklemez. 4857 m.5 kapsamındaki ayrımcılık iddialarında Kurum başvurusu, 4857’deki şikâyet usulleri izlendikten sonra ve herhangi bir yaptırım kararı alınmamışsa yapılabilir.[19]
Dava Dilekçesinde Dini Sebebin Kurulması
Dilekçenin ayırt edici kısmı sebep bölümüdür. İşverenin gösterdiği gerekçe geçerli değilse bunu, gerçek sebep dini inançsa bunu olgularıyla ve tarih sırasıyla anlatmak gerekir. Sebep gebelik olduğunda ispat yükünün nasıl işlediği gebelik nedeniyle fesih yazısında görülebilir.
[…] İŞ MAHKEMESİ’NE
DAVACI: [Ad soyad, T.C. kimlik no, adres]
DAVALI: [İşveren unvanı, adres]
KONU: Feshin geçersizliği, işe iade ve ayrımcılık tazminatı talebi
AÇIKLAMALAR:
Davacı, davalı işyerinde [işe giriş tarihi] tarihinden [fesih tarihi] tarihine kadar [görev] olarak çalışmıştır. İş sözleşmesi [tebliğ tarihi] tarihinde “[fesih bildirimindeki gerekçe]” gerekçesiyle feshedilmiştir.
Fesih bildiriminde gösterilen sebep gerçek değildir. Davacı [tarih] tarihinde [amirin adı] ile yaptığı görüşmede [ibadet ya da bayram talebini anlatın] talebinde bulunmuş, talebin ardından [yazışma, uyarı ya da sözlü tepki olgusunu anlatın] yaşanmıştır. Fesih bu olaydan [gün sayısı] gün sonra yapılmıştır.
Davacıya fesih öncesinde yazılı uyarı verilmemiş, [karşılaştırılacak işçi] aynı koşullarda çalıştığı halde herhangi bir işlem görmemiştir. Bu olgular 4857 sayılı Kanun m.5/1 ve m.18/3-d kapsamında dini sebebe dayalı ayrım yasağının ihlalini güçlü biçimde göstermektedir.
DELİLLER: Arabuluculuk son tutanağı, fesih bildirimi, yazışmalar, tanık listesi, işyeri kamera, kart ve vardiya kayıtlarının davalıdan istenmesi, SGK kayıtları.
SONUÇ VE İSTEM: Feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, işe başlatılmaması halinde işe başlatmama tazminatına, boşta geçen süre alacağına ve m.5/6 uyarınca ayrımcılık tazminatına karar verilmesini saygıyla talep ederim.
[Tarih]
Davacı
(İmza)
Kararın Sonuçları ve İşe Başlatma Süreci
Mahkeme feshin geçersizliğine karar verirse işveren işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. Başlatmazsa en az dört, en çok sekiz aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı ödenir ve mahkeme bu tutarı karar sırasında belirler.[20]
Kesinleşmeye kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar ücret ve diğer hakları ödenir.[21] Ayrımcılık tazminatı bunlardan ayrı bir kalemdir ve dosyada ayrıca istenmediyse hüküm kurulmaz.
Geçersizlik kararından sonra gündeme gelen kalemler şunlardır:
- İşe başlatmama tazminatı: en az dört, en çok sekiz aylık ücret
- Boşta geçen süre: en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklar
- Ayrımcılık tazminatı: dört aya kadar ücret, dosyada ayrıca istenmişse

Dini Sebeple Fesih Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular
Aşağıdaki cevaplar bu davalarda işçilerin en çok takıldığı noktaları kısaca karşılıyor.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Dini sebeple fesih dosyalarının sonucu süre takibine ve delillerin toplanma düzenine bağlı olduğundan, belgelerinizle birlikte süre dolmadan bir avukata başvurmanız yerinde olur.
Kaynaklar
- 4857 sayılı İş Kanunu m.5 ve m.20 ↩
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.24 ↩
- 4857 sayılı Kanun m.5/1 ve m.18/3-d ↩
- 6701 sayılı İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu m.3/2 ve m.6/1 ↩
- 4857 sayılı Kanun m.18/1 ↩
- 4857 sayılı Kanun m.5/6 ↩
- Y. 9. HD E.2024/12290 K.2024/16275, 19.12.2024 (ilk derece ve BAM gerekçesi) ↩
- 4857 sayılı Kanun m.20/2 ↩
- 4857 sayılı Kanun m.5/7 ↩
- 6701 sayılı Kanun m.21 ↩
- 4857 sayılı Kanun m.25/II-g ↩
- 6701 sayılı Kanun m.4/1-d ve m.7/1-a ↩
- 2429 sayılı Kanun m.2 ve 4857 sayılı Kanun m.44 ↩
- Y. 9. HD E.2024/12290 K.2024/16275, 19.12.2024 (gerekçe bölge adliye mahkemesine aittir, Yargıtay onama kararı vermiştir) ↩
- 4857 sayılı Kanun m.20/1 ↩
- 6701 sayılı Kanun m.17/3 ↩
- 4857 sayılı Kanun m.21/6 ↩
- 6701 sayılı Kanun m.18/1 ↩
- 6701 sayılı Kanun m.17/5 ↩
- 4857 sayılı Kanun m.21/1 ve m.21/2 ↩
- 4857 sayılı Kanun m.21/3 ↩