Market işçisinin alacak davası, çoğunlukla kasadaki sayımlara, vardiya çizelgelerine ve kamera kayıtlarına bağlı olarak kazanılır ya da kaybedilir. Hak doğmuş olsa bile hangi kaydın kimde durduğu ve hangi iddianın kime düştüğü sonucu belirler.
Fazla çalışmada çalışma olgusunu işçi, kasa açığında zararı ve kusuru işveren ispatlar. Açık, işçinin rızası olmadıkça ücretten takas edilemez; ücret kesme cezası da bir ayda iki gündeliği geçemez. Kamera kaydı ve kasa logu sınırlı süre tutulduğu için silinme riski varsa dava açılmadan delil tespiti istenebilir.
İçindekiler6 başlık
Market Davalarında İspat Yükünün Dağılımı
Marketteki uyuşmazlıkların çoğu dört iddia etrafında toplanır. Her birinde ispat yükü başka tarafa düşer ve toplanacak delil de buna göre değişir.
| İddia | Ağırlıklı olarak kimin ispatı | İşe yarayan belirli deliller |
|---|---|---|
| Haftalık 45 saati aşan çalışma ve tatil günü çalışması | İşçi | Vardiya çizelgesi, kasa oturum kayıtları, tanık |
| Ücretin, izin ücretinin ve fazla mesainin ödendiği | İşveren | İmzalı bordro, banka dekontu, izin defteri |
| Kasa açığının işçinin kusurundan doğduğu | İşveren | Sayım tutanağı, kasa kullanım kaydı, kamera |
| Feshin 4857 m.25/II kapsamında haklı olduğu | İşveren | Tutanak, kamera, işyeri talimatı, savunma |
Fazla çalışma kanunda haftalık 45 saati aşan çalışma olarak tanımlanır ve her saat için normal ücretin yüzde elli artırımı ödenir.[1] Çalışma olgusunun kanıtı ise davacı işçiye aittir.
Zarar iddiasında kural TBK’da yazılıdır. Zararı ve zarar verenin kusurunu ispat yükü zarar görende, yani kasa açığını işçiden isteyen işverendedir.[2]

Market Kayıtları: Hangi Belge Neyi Gösterir
Market işyerinde kayıt çoktur ama bunların hepsi işçinin elinde değildir. Dava dilekçesinde hangi kaydın hangi olguyu kanıtlayacağı baştan düşünülmelidir.
| Kayıt | Gösterdiği olgu | Sınırı |
|---|---|---|
| Vardiya ve puantaj çizelgesi | Planlanan giriş, çıkış ve tatil günü | Plan ile fiili çalışma farklı olabilir |
| Kasa açma ve kapama kaydı | Kasiyerin kasada bulunduğu saat aralığı | Reyon ve depo çalışmasını göstermez |
| Kamera kaydı | Gün içindeki fiili görev ve molalar | Saklama süresi kısadır, geç kalınırsa silinir |
| Grup mesajları | Yoğun gün çağrısı, vardiya uzatma talimatı | Gönderen ve saat açık olmalıdır |
| Bordro | Ödenen fazla mesai ve tatil kalemi | İmzasız bordro ödeme kanıtı sayılmayabilir |
Belgeler işverende duruyorsa mahkemeden ibraz talep edilir. Taraflar delil olarak dayandıkları ve ellerindeki belgeleri sunmak zorundadır.[3]
Mahkeme ibraz için kesin süre verir ve belgenin elinde bulunduğunu inkâr edene yemin teklif eder. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kesin süre ve yemin teklifine rağmen belgeyi sunmaz, kabul edilebilir bir mazeret de göstermezse mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.[4] Kayıtların silinme riski varsa dava açılmadan önce delil tespiti istenebilir.[5]
Kamera kaydı ve kasa logu çoğu işyerinde sınırlı süre tutulur. Fesihten sonra bu kayıtların bulunduğunu düşünerek beklemek, davada işçinin elindeki tek delili kaybettirebilir.
Vardiya Döngüsü ve Tanık Beyanı
Marketlerde vardiya sabit değil dönüşümlü olur. Bir kasiyer iki hafta gündüz, bir hafta gece çalışabilir ve araya kısa vardiyalar girebilir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bir market kasa görevlisinin davasında bu döngüyü esas aldı. Davacı tanığı davacıyla aynı sebeple işten çıkarılmıştı ve Daire, bu tür tanığın beyanına ihtiyatla yaklaşılması gerektiğini, başka delille desteklenmeyen beyana göre fazla çalışma süresinin belirlenemeyeceğini söyledi.[6]
Karar, hesabın üç ayda bir tekrar eden vardiya döngüsüne göre yapılmasını istedi. Vardiyalı çalışmanın başka bir örneği, çağrı merkezi çalışanının işçilik alacakları davasında da görülür. Net tutarın hesabında gelir vergisi ve damga vergisinin yanında sigorta ve işsizlik primi kesintisinin de düşünülmesi gerekir.
Uygulamada kasiyerin kendi vardiyasını gösteren çizelge ve aynı vardiyada çalışan, davası olmayan çalışanın tanıklığı birlikte sunulduğunda ispat güçlenir.
Kasa Açığı Kesintisi ve Kusur Dağılımı
Kanunda kasa açığı kesintisini adıyla düzenleyen bir hüküm yok; genel kural, işverenin alacağını işçinin rızası olmadıkça ücretten takas edememesidir. İstisna yalnızca işçinin kasten sebebiyet verdiği ve yargı kararıyla sabit zarar için, ücretin haczedilebilir kısmı kadar işler. Ücretin işverenin yararına kullanılmasını öngören sözleşme hükümleri de geçersizdir.[7] Kanundaki ücret kesme cezası ise yalnızca iş ya da toplu sözleşmede gösterilmiş sebeplerle verilebilir ve bir ayda iki gündeliği geçemez.[8] İşçi işverene kusuruyla verdiği zarardan sorumludur, ama bunu ispatlamak işverene düşer.[9]
Yargıtay kararlarında iki ayrım öne çıkıyor. Birincisi işçinin yazılı muvafakati, ikincisi kusurun kime ait olduğunun ortaya konması.
| Durum | Karardaki sonuç |
|---|---|
| Kesintinin bir kısmına yazılı muvafakat var, bir kısmına yok | Muvafakatli kısmın iadesine hükmedilmedi, yalnız muvafakatsiz kısmın iadesine karar verilmesi gerektiği belirtildi[10] |
| İşçi yazılı onay vermiş, kesintiden sekiz ay sonra haklı nedenle ayrılmış | Yargıtay bu ayrılışı haklı nedene dayanmayan fesih saydı ve kıdem tazminatının reddi gerektiğini belirtti[11] |
| Sayım tutanağında üç çalışanın açığı birlikte gösterilmiş, kusur oranı yok | İlk derece mahkemesi işverenin ispat külfetini karşılayamadığını kabul etti, Yargıtay bu noktada bozma nedeni görmedi[12] |
Bu kararlar 2023 öncesine ait olup güncel bir ilke değişikliği olup olmadığı ayrıca araştırılmalıdır. Yine de hepsinin ortak yönü, sayım sonucunun tek başına işçiyi sorumlu kılmadığı ve imzaya dayanılan her kesintide imzanın nasıl alındığının tartışıldığıdır.
Kasa açığı gerekçesiyle ücret kesilen işçinin elinde kesintinin ayrı kaleme yazıldığı bordro, imzaladığı tutanak ve sayım gününe ait kasa kaydı bulunmalıdır. Bu üç belgeden biri eksikse savunma zayıflar.
Kasiyere Karşı İleri Sürülen Haklı Fesih İddiası
İşveren kasiyerin iş sözleşmesini çoğunlukla işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar gerekçesiyle feshettiğini söyler.[13] Bu savunmada fiilin varlığı, işçiye ait olduğu ve ağırlığı delille gösterilmelidir.
Bir davada iptal fişleri üzerinden zimmet iddiası ileri sürüldü. İlk derece mahkemesi kamera kayıtlarını inceleyen bilirkişi raporuna dayandı ve işçinin ürünleri ya da müşteriden aldığı parayı uhdesine geçirdiğine ilişkin veri bulunmadığını belirledi.
Mahkeme ayrıca envanter açığının işçiden kaynaklandığının her türlü şüpheden uzak delille ispatlanamadığını, tanıkların açığın rutin çıktığını söylediğini kaydetti. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu karara yönelik temyiz itirazlarını yerinde bulmadı ve kararı onadı.[14]
Aynı dosyada ilk bilirkişi tespitinin işyerinde tek başına yapıldığı ve davacının haberi olmadığı için önceki aşamada bozma sebebi olduğu görülüyor. Kayıt incelemesi taraflar hazırken yapılmalıdır.
Karşı yönde bir örnekte kasiyer başka bir kişiye ait indirim kartını kartı olmayan müşterilerde kullanmıştı. Dosyada tutanak, tanıklar ve fişler vardı, işyerinde kartın kasiyerlerce bu biçimde kullanılması yönünde bir uygulama bulunmadığı belirlenmişti.
Bölge Adliye Mahkemesi bu davranışı doğruluk ve bağlılığa uygun görmedi, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise kararı gerekçesiz olarak onadı.[15]
Bu iki dosya karşılaştırıldığında, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin kararlarında şöyle bir fark görülüyor: kayıt ve talimat dosyada somut biçimde varsa fesih haklı sayılmış, sayım farkından ya da şüpheden öteye geçilemiyorsa sayılmamıştır. Bu bir karşılaştırma olup tek bir Yargıtay ilkesi değildir.

Dava Öncesinde Sıra
Fesihten sonra sıra kayıp riskine göre belirlenir. Önce kamera ve kasa kaydı gibi kolay silinen deliller, en sonda zamanaşımı hesabı ele alınır.
- Vardiya çizelgelerini, bordroları, imzaladığınız tutanakları ve mesajları kendi telefonunuzda ve dosyanızda toplayın.
- Silinme riski olan kayıtlar için delil tespiti talebini düşünün.
- Çalıştığınız dönemleri, her dönemin vardiya düzenini ve çalıştığınız tatil günlerini bir tabloda yazın.
- Ücret alacaklarında beş yıllık zamanaşımı süresine bakın.[16]
- Dava açmadan önce arabulucuya başvurun ve son tutanağı dilekçeye ekleyin.[17]
Dilekçede her alacak kalemi ayrı yazılır. Dayanılan delil ve ibrazı istenen belge de kalemin altında gösterilir.
Bu yazı genel bilgi verir. Çalışma düzeniniz, imzaladığınız belgeler ve kayıtların durumu birlikte incelenmeden sonuç söylenemez, ayrıntılı değerlendirme için bir avukata başvurmanız yerinde olur.
Kaynaklar
- 4857 sayılı İş Kanunu m.41/1 ve m.41/2 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.50 ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.219/1 ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.220/3 ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.400/1 ve m.400/2 ↩
- Y. 9. HD, E.2014/23490 K.2015/35524, 15.12.2015 (bozma, gerekçe Yargıtay’a ait) ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.407/2 ve m.407/3 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.38/1 ve m.38/2 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.400/1 ve m.50 ↩
- Y. 9. HD, E.2015/21634 K.2018/17340, 03.10.2018 (bozma, gerekçe Yargıtay’a ait) ↩
- Y. 9. HD, E.2016/22189 K.2020/8170, 17.09.2020 (bozma, gerekçe Yargıtay’a ait) ↩
- Y. 9. HD, E.2014/23490 K.2015/35524, 15.12.2015 (gerekçe ilk derece mahkemesine ait) ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.25/II-e ↩
- Y. 9. HD, E.2023/15036 K.2023/16259, 30.10.2023 (gerekçe ilk derece mahkemesine ait, Yargıtay onadı) ↩
- Y. 9. HD, E.2026/104 K.2026/1661, 25.02.2026 (gerekçe ilk derece ve bölge adliye mahkemesine ait, Yargıtay HMK m.370/1 ile onadı, dava işten çıkış kodunun düzeltilmesine ilişkindi) ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.32 son fıkra ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1 ve m.3/2 ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.219, m.220 ve m.400 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.407/2 ve m.407/3 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.38 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.50 ve Y. 9. HD, E.2014/23490 K.2015/35524 ↩
- Y. 9. HD, E.2014/23490 K.2015/35524 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.32 son fıkra ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.20/1 ↩