Çağrı merkezi işçilik alacağı davası, vardiya, fazla mesai, prim ve fesih kaynaklı alacakların iş mahkemesinde istendiği davadır ve bu davanın kaderini çoğunlukla işverenin elindeki sistem kayıtları belirler. Oturum açma saatleri, ses kaydı dökümleri ve mola kodları hem işçinin hem işverenin en güçlü delilidir.
Asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili yükümlülüklerden birlikte sorumlu olduğu için yüklenici şirket ile asıl işveren aynı davada davalı gösterilebilir. Oturum, mola kodu ve vardiya kayıtları işverenden istenir; mahkemenin verdiği kesin sürede ibraz edilmezse belgenin içeriği konusunda işçinin beyanı kabul edilebilir. Ücret ve prim alacaklarında zamanaşımı beş yıldır ve primin ödendiğini işveren ispatlar.
İçindekiler7 başlık
Davanın Muhatabı: Alt İşveren ve Asıl İşveren
Çağrı merkezi çalışanlarının çoğu bir bankanın, kurumun veya operatörün değil, onun hizmet aldığı yüklenici şirketin işçisi olarak görünür. Davanın hangi şirkete açılacağı bu yüzden ilk karardır.
Kanuna göre asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur.[1] Her iki şirket aynı davada davalı gösterilirse, alt işverenlik ilişkisinin kurulu olduğu ve işçinin asıl işverenin işyerinde çalıştığı dönemdeki alacaklar tek dosyada çözülür.
Kamu ihalelerinde itiraz sık gelir. Kamu İhale Kanunu çağrı merkezi alımlarını personel çalıştırmaya dayalı hizmet alımı saymasa da, bölge adliye mahkemesinin bu kuralın asıl işveren alt işveren ilişkisini ortadan kaldırmadığı gerekçesini Yargıtay onadı. Bir bakanlığın sigara bırakma hattında yıllarca değişen yüklenicilerin yanında çalışan işçinin kıdem ve ihbar tazminatından Bakanlık ile son alt işveren müştereken ve müteselsilen sorumlu tutuldu.[2]
Sistem Kayıtlarıyla İspat: Hangi Kayıt Kimden İstenir
Çağrı merkezinde çalışma saati, işçinin değil sistemin tuttuğu bir veridir. Dava dilekçesinde kaydın adı, dönemi ve hangi gerçeği ispatlayacağı yazılırsa mahkeme ibraz kararını daha kolay verir.
| Kayıt | Neyi gösterir | Dilekçede nasıl istenir |
|---|---|---|
| Oturum açma ve kapama (login/logout) dökümü | Fiilen ekran başında geçen toplam süre | Dava dönemi için gün gün döküm, saat ve saniye ayrıntılı |
| Durum ve mola kodu geçmişi | Hazır, görüşmede, rapor işinde ve molada geçen süre | Kod listesiyle birlikte, her kodun anlamı belirtilerek |
| Vardiya çizelgesi ve değişiklik kayıtları | Planlanan çalışma düzeni, takas ve ek vardiya | Yayımlanan ve değiştirilen sürümleriyle |
| Kartlı giriş ve turnike kaydı | İşyerinde bulunma saati | Oturum dökümüyle karşılaştırmalı |
Bu belgeler işverendedir ve mahkeme, ibraz edilmediğinde işveren aleyhine sonuç çıkarabilir. Mahkeme şu hallerde kesin süre verir:
- belge ispat için zorunluysa, istem kanuna uygunsa ve karşı taraf belgenin elinde bulunduğunu kabul ediyor ya da buna susuyorsa,
- belgenin varlığı resmi bir kayıtla veya başka bir belgeyle anlaşılıyorsa.
Süre içinde ibraz edilmez ve kabul edilebilir bir mazeret gösterilmezse belgenin içeriği konusunda işçinin beyanı kabul edilebilir.[3]
Sistem kayıtları süresiz tutulmayabilir, bu yüzden dava açmadan önce yazılı bir talep ya da ihtarla kaydın saklanmasını istemek yerinde olur. Delil olarak neye dayanıldığı da dilekçede baştan gösterilmelidir.[4]
Dilekçede Kayıt İbrazı Talebi
Aşağıdaki metin dava dilekçesinin delil bölümüne eklenebilecek örnek bir paragraftır. Köşeli alanlar dosyaya göre doldurulur.
DELİLLER VE İBRAZ TALEBİ
Davacının [başlangıç tarihi] ile [bitiş tarihi] arasındaki günlük çalışma süresi, davalı işverenin elindeki [oturum açma ve kapama dökümü], [durum ve mola kodu geçmişi] ve [vardiya çizelgeleri] ile ispatlanacaktır. Bu belgelerin gün gün ve saat ayrıntılı dökümünün 6100 sayılı Kanun m.219 ve m.220 uyarınca davalıdan ibrazı için kesin süre verilmesini talep ederiz.
Belgelerin ibraz edilmemesi halinde, içeriği konusunda davacı beyanının kabulüne karar verilmesini, ayrıca tanık [ad soyad] ile bilirkişi incelemesi yapılmasını arz ve talep ederiz.
Davacı Vekili
[Ad Soyad]
Kayıt ve Tanık Çeliştiğinde: Hesap Örneği
Fazla mesai hesabında kayıt ile tanık beyanı aynı gerçeği anlatmayabilir. Kayıtta logout saati 19.30 görünür, ama tanıklar çağrı bittikten sonra yarım saat daha raporlama ve not girişi yapıldığını söyler.
Varsayımsal bir dosyada aylık brüt ücret 40.000 TL, vardiya 5 gün ve yılda 48 çalışma haftasıdır. Oturum kaydı 09.00-19.30 arasıdır, 1 saat ara dinlenme düşülünce günlük net süre 9,5 saat olur. Kısa çay molalarının bu hesabı değiştirip değiştirmediği için çay ve sigara molasının fazla mesaiye etkisi yazısına bakılabilir.
| Kabul edilen süre | Haftalık toplam | Haftalık fazla mesai | Yıllık brüt tutar |
|---|---|---|---|
| Yalnız oturum kaydı (9,5 saat) | 47,5 saat | 2,5 saat | 32.000,00 TL |
| Kayıt ve logout sonrası 30 dk rapor işi (10 saat) | 50 saat | 5 saat | 64.000,00 TL |
Saatlik ücret 40.000 / 225 = 177,78 TL, zamlı saat 266,67 TL’dir. Logout sonrası otuz dakikanın ispatı yaklaşık 32.000 TL fark yaratır.
Fazla çalışma uzun bir dönem için hesaplanır ve tutar yüksek çıkarsa, tanık beyanına dayanan kısımdan Yargıtay kararlarında uygun oranda indirim yapılması gerektiği belirtilir, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanan kısımdan indirim yapılmaz. Bu da net rakamı düşürür.[5]
Prim Alacağı ve Ücretten Kesinti Davası
Prim, sözleşmede ya da prim yönergesinde ölçütü belli ise ücretin bir parçası olarak istenir. Ölçüt hedef gerçekleşmesine bağlıysa dilekçede hedefin ne olduğu, hangi aylarda gerçekleştiği ve sistem raporundaki rakamlar gösterilmelidir.
Ücret alacaklarında zamanaşımı beş yıldır.[6] Prim ödendiği savunması ileri sürülürse bunu ispat etmek ödeme iddiasında bulunan işverene düşer, bu yüzden banka dekontu ve bordro kalemlerinin ayrı ayrı istenmesi gerekir.[7]
İstifa Gösterilen Çıkışta Kıdem ve İhbar Davası
Çağrı merkezinde takım lideri olarak çalışan bir işçi, yıllık izindeyken çıkışının yapıldığını ve istifa etmediğini ileri sürdü. İşveren istifa savunması yaptı ama istifa belgesi sunamadı, dosyaya giren tek e-posta da işten ayrılıştan sonraki bir tarihe aitti.[8]
İlk derece mahkemesi kıdem ve ihbar tazminatını kabul etti, istifa belgesi bulunmayan dosyada fesih işverene yüklendi. İstinaf mahkemesi, ilk derecede sunulmayan e-postayı dikkate almadı, puantaj kaydı ve tanıklarla fazla çalışma ve genel tatil çalışmasını da doğruladı. Yargıtay temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek kararı onadı.
Kararın pratik dersi şudur. İşçi imzalı bir ayrılış belgesi vermediyse bunu ilk derece dilekçesinde açıkça söylemeli, işveren de belgesini yargılamanın ilk aşamasında sunmalıdır.

Çağrı Merkezi Çalışanları İçin Sık Sorulan Sorular
Dava açmadan önce çağrı merkezi çalışanlarının en çok sorduğu konular aşağıda toplandı.
Buradaki hesap örneği varsayımsal rakamlarla kurulmuştur, kendi dosyanızdaki saatler ve ücret farklı sonuç verebilir. Kayıt talebini dilekçeye yazmadan önce dosyanız için bir avukata danışmanız yerinde olur.
Kaynaklar
- 4857 sayılı İş Kanunu m.2/6 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2026/213 K.2026/974, 05.02.2026 (4734 sayılı Kanun m.62/1-e savunması, bölge adliye mahkemesi gerekçesi aynen onandı) ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.219 ve m.220/3 ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.194 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2024/13297 K.2024/15634, 02.12.2024 ve E.2025/7565 K.2025/9057, 20.11.2025 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.32/8 ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.190 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2025/9417 K.2026/515, 21.01.2026 ↩