İş yeri devredilirse kıdem tazminatı devir yüzünden doğmaz, çünkü iş sözleşmesi kesintisiz olarak devralan işverene geçer. Tazminat, sözleşme daha sonra kıdem hakkı doğuracak biçimde sona erdiğinde ödenir ve hesapta devirden önceki yıllar da sayılır.[1]
Devirden önce doğup ödenmemiş ücret gibi borçlarda devreden ve devralan birlikte sorumludur, devredenin sorumluluğu devirden itibaren iki yılla sınırlıdır. Kıdem tazminatında ise devreden yalnız kendi dönemi ve devir anındaki ücretle sınırlı sorumlu olur, devralan toplam kıdem ve fesih tarihindeki ücret üzerinden sorumludur. Devir işçi için haklı fesih sebebi değildir; devirden sonra yönlendirmeyle imzalanan istifa dilekçesi kıdem tazminatı hakkını tehlikeye sokar, dava öncesinde arabuluculuk zorunludur.
İçindekiler9 başlık
Devirde Kıdemin Kaderi: Sözleşme Sürer, Tazminat Fesihte Doğar
İşyeri ya da bir bölümü hukuki bir işlemle devredildiğinde, devir tarihinde mevcut iş sözleşmeleri bütün hak ve borçlarıyla devralana geçer. Devralan işveren, hizmet süresine bağlı haklarda işçinin devreden yanında işe başladığı tarihi esas alır.[2]
Sözleşme kesintisiz sürdüğü için devir günü işçiye ödenecek bir kıdem tazminatı da doğmaz. Yargıtay, alt işverenin değiştiği bir dosyada, taraflardan biri fesih bildirimi yapmadıkça sözleşmenin yeni işverenle devam ettiğini ve ihbar ile kıdem tazminatı koşullarının gerçekleşmiş sayılmayacağını belirtti.[3]
Süresi biten alt işverenin sözleşmeyi feshettiği durumda tablo değişir. Fesih bildirimiyle ilişki sona erdiği için sonraki çalışma yeni bir sözleşme sayılır ve kıdem hakkı feshin niteliğine göre ayrıca değerlendirilir.
| Durum | Sözleşme | Kıdem tazminatı |
|---|---|---|
| Devir oldu, kimse fesih bildirmedi | Devralanla devam eder | Doğmaz, kıdem birikmeye devam eder |
| Devirden sonra devralan işçiyi çıkardı | Devralan feshetmiş olur | Şartlar varsa doğar, süre devirden öncesiyle toplanır |
| Devre rağmen işçi kendiliğinden ayrıldı | İşçi feshetmiş olur | Haklı neden yoksa doğmaz |
| Devirden önce eski işveren işçiyi çıkardı | Devir tarihinde sözleşme yok | Eski işverenden istenir |
Devirde Üç Ayrı Borç Grubu ve Süreleri
Devirden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludur, ancak devredenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır.[4] Bu sınır ücret, fazla çalışma gibi devir öncesi alacaklar için işler.
Kıdem tazminatı ise ayrı bir kurala bağlıdır. 1475 sayılı Kanun m.14, devreden işverenin sorumluluğunu işçiyi çalıştırdığı süre ve devir anındaki ücretle sınırlar ve bir süre koşulu koymaz.[5] Devralan işveren ise devirden sonra kendi döneminde sona eren sözleşme için toplam kıdem süresi üzerinden hesaplanan tazminattan sorumlu tutulur, kanun bunun için ayrı bir süre koşulu koymamıştır.
| Borç | Devreden işveren | Devralan işveren |
|---|---|---|
| Devirden önce doğup devirde ödenmemiş ücret ve benzeri alacaklar | Birlikte sorumlu, devirden itibaren 2 yıl | Birlikte sorumlu |
| Kıdem tazminatı | Kendi dönemi ve devir anındaki ücretle sınırlı, süre sınırı yok | Toplam kıdem ve fesih tarihindeki ücret |
| Devirden sonra doğan alacaklar | Sorumlu değil | Tek başına sorumlu |

Devir İddiasının İspatı ve Grup Şirketleri
İşçi devirden önceki yılları da hesaba katmak istiyorsa, devrin varlığını ortaya koymak zorundadır. İki şirketin aynı gruba ait olması ya da yöneticilerinin aynı kişi olması bunun için yetmez.
Yargıtay, tüzel kişiler arasındaki organik bağın tek başına müteselsil sorumluluk doğurmadığını, hizmetlerin birleştirilmesi için işyeri devri, iş sözleşmesi devri, asıl işveren alt işveren ilişkisi ya da birlikte istihdamın somut olarak belirlenmesi gerektiğini söyledi. Bir dosyada, işçi 1995’ten itibaren kesintisiz çalıştığını ileri sürmüş, ancak ilk dönemin davalıyla devir bağı ispatlanamadığı için hizmet süresi hesabı bozulmuştu.[6]
Devri gösteren belgeler çoğunlukla işçinin elindedir. SGK hizmet dökümünde işyeri sicil numarasının değişmesi, aynı iş, aynı makine ve aynı müşteri çevresiyle çalışmanın sürmesi ve devir protokolü başlıca ipuçlarıdır.
Devir gayri resmi yapılmış olabilir. Bir dosyada işçi 01.07.2019’da şirketler arasında resmi olmayan biçimde devredildiğini ileri sürmüş, ilk derece mahkemesi şirketler arasında devir olduğunu kabul etmiş ve Yargıtay bu yöndeki hükmü onamıştı.[7]
Hesap Örneği: Devreden ve Devralan Payı
İşçi 01.03.2015’te işe başlıyor, işyeri 01.09.2021’de devrediliyor ve devralan işveren sözleşmeyi 01.12.2026’da kıdem hakkı doğuracak biçimde sonlandırıyor. Toplam kıdem 11 yıl 9 ay, fesih tarihindeki giydirilmiş brüt ücret 60.000 TL, devir günündeki ücret 40.000 TL olsun. Rakamlar varsayımdır. Aynı hizmet süresi yıllık izin gün sayısını da etkiler; izin hesabında hizmet birleştirme yazısı bu yönü anlatır.
| Kalem | Hesap | Tutar (brüt) |
|---|---|---|
| Toplam kıdem tazminatı (devralan) | 60.000 TL x 11,75 yıl | 705.000 TL |
| Devreden payının üst sınırı | 40.000 TL x 6,5 yıl | 260.000 TL |
| Yalnız devralanın yükü | 705.000 TL – 260.000 TL | 445.000 TL |
Fesih tarihindeki ücret, 01.07.2026-31.12.2026 dönemi kıdem tavanı olan 73.729,87 TL altında kaldığı için tavan uygulanmaz.[8] Damga vergisi ve diğer kesintiler bu tabloda yoktur.
Devir Sonrası İstifa ve İbra Hataları
Devirden sonra yeni işverenle eski dönem alacakları konusunda anlaşmazlığa düşen işçilerin sık yaptığı hata, işverenin hazırladığı ya da yönlendirdiği bir istifa dilekçesini imzalamaktır. Dilekçede haklı neden yoksa ve dava dilekçesi feshin işverence yapıldığını söylüyorsa, kıdem tazminatı istemi tehlikeye girer.
Yargıtay, devir öncesi alacaklarını isteyen işçilerin, yeni işveren yetkilisinin söylediği biçimde istifa dilekçesini kendilerinin yazdığı bir dosyada, dilekçenin baskı altında değil kendi iradeleriyle yazıldığını, haklı fesih sebebine dayanılmadığını ve dava dilekçesinde işverenin haksız feshinin ileri sürüldüğünü değerlendirdi. İşçilerin istifa ederek ayrıldığı sonucuna varıp, haklı fesih kabulüyle kıdem tazminatını veren hükmü bozdu.[9]
Devir tek başına çıkış nedeni değildir. İşveren sırf devir yüzünden sözleşmeyi feshedemez ve devir işçi için fesih bakımından haklı sebep oluşturmaz, ekonomik ve teknolojik sebeplerle iş organizasyonu değişikliği ile haklı sebeplerle derhal fesih hakları ise saklı kalır.[10]

İşçinin Devre İtiraz Hakkı ve Rıza Farkı
İşyeri devrinde işçinin onayı aranmaz, sözleşme kanun gereği devralana geçer. Kanun metni, işçiye devre itiraz ederek eski işverende kalma imkanı tanıyan ayrı bir hüküm içermiyor.[11]
Rıza şartı, işyeri devrinden farklı olarak yalnız iş sözleşmesinin devrinde vardır. Hizmet sözleşmesi ancak işçinin yazılı rızasıyla sürekli olarak başka işverene devredilebilir.[12] Hangi hükmün uygulandığı, devrin işyeri bazında mı yoksa tek tek işçi sözleşmesi üzerinden mi yapıldığına bağlıdır.
Kıdem Davasında Davalı, Talep ve Süre
Fesih tarihinde işçiyi çalıştıran devralan işveren esas davalıdır. Devredenin sorumluluğu kendi dönemiyle sınırlı olduğu için, devralanın ödeme gücü şüpheliyse ya da devreden payı tartışılacaksa devreden de davaya katılabilir, ancak bu bir zorunluluk değildir.
İş sözleşmesinden doğan işçilik alacakları için dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır.[13] Kıdem tazminatı zamanaşımı fesihten itibaren 5 yıldır.[14]
Faiz, kıdem tazminatında ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizle işler. Dava öncesi arabuluculuk yapıldıysa temerrüt arabuluculuk son tutanak tarihinden başlar.[15]
Dosyada Bulunması Gereken Belgeler
Devirli dosyada, hizmet süresi ve işveren zincirini gösteren belgeler hesabı belirler.
- İşe giriş ve çıkış tarihlerini gösteren SGK hizmet dökümü
- Devir protokolü, ticaret sicili gazetesi ya da devir bildirimi
- Devir tarihine yakın tarihli son ücret bordrosu
- Fesih bildirimi, istifa dilekçesi ve imzalatılan ibraname
- Devir sonrası ücret ve görev değişikliğini gösteren yazışmalar
İş Yeri Devrinde Kıdem Tazminatı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Devir ve kıdem ilişkisine dair en çok merak edilen noktalar aşağıda.
Devirli iş ilişkilerinde sürelerin ve sorumluluğun dağılımı olayın ayrıntılarına göre değişir, kendi durumunuzda bir avukatın belgelerinizi incelemesi sağlıklı olur.
Kaynaklar
- 4857 sayılı İş Kanunu m.6/1-2, 1475 sayılı İş Kanunu m.14/2 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.6/1-2, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.428/1-2 ↩
- Yargıtay 9. HD, E.2026/909 K.2026/1708, 25.02.2026 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.6/3, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.428/3 ↩
- 1475 sayılı İş Kanunu m.14/2, 4857 sayılı İş Kanunu m.120 ↩
- Yargıtay 9. HD, E.2026/1595 K.2026/3812, 27.04.2026 ↩
- Yargıtay 9. HD, E.2026/1296 K.2026/4104, 29.04.2026 ↩
- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, kıdem tazminatı tavanı genelgesi (01.07.2026-31.12.2026) ↩
- Yargıtay 9. HD, E.2026/939 K.2026/3451, 16.04.2026 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.6/5 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.6, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.428 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.429/1 ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu Ek m.3 ↩
- 1475 sayılı İş Kanunu m.14, Yargıtay 9. HD, E.2026/995 K.2026/3163 ↩