İşe Alacağım Deyip Vazgeçen İşveren: Fesih mi, Güven Zararı mı?

İşe alacağım deyip vazgeçen işveren çoğu durumda tazminatla karşılaşır, ama hangi tazminatın istenebileceğini teklifin hukuki niteliği belirler. Taraflar arasında iş sözleşmesi kurulmuşsa vazgeçme kural olarak bir fesih sayılır ve İş Kanunu’nun fesih hükümleri gündeme gelir. Sözleşme henüz kurulmamışsa işverenin sorumluluğu görüşmeler sırasında yarattığı güvenden doğar ve istenebilecek kalemler değişir.

Sözleşme kurulmuşsa, altı aydan az sürmüş belirsiz süreli sözleşmede bildirim süresi iki haftadır ve bu sürenin ücreti ihbar tazminatı olarak istenir; fesih hakkı kötüye kullanıldıysa bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat da gündeme gelir. Sözleşme kurulmamışsa olumsuz zarar istenir: teklife güvenip istifa ettiğiniz işte kaybettiğiniz kıdem tazminatı, yeni iş bulana kadarki gelir kaybı ve belgeli giderler. İhbar ve kötüniyet tazminatında arabuluculuk dava şartıdır ve zamanaşımı beş yıldır; güven sorumluluğuna dayanan dava ise genel mahkemede görülür.

İçindekiler10 başlık

İş Sözleşmesinin Kurulduğu An

Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamasıyla kurulur ve bu açıklama örtülü de olabilir.[1] Esaslı noktalarda uyuşma sağlandıysa ikinci derecedeki konular konuşulmamış olsa bile sözleşme kurulmuş sayılır.[2]

İş sözleşmesinin esaslı noktaları yapılacak iş ve ücrettir, çünkü kanun bu sözleşmeyi bağımlı iş görme ile ücret ödeme borcunun birleşimi olarak tanımlar. Aynı madde, kanunda aksi yazılı değilse iş sözleşmesinin özel bir şekle tabi olmadığını söyler.[3] Telefonda verilen ve kabul edilen bir teklif bu yüzden sözleşmeyi kurmaya yetebilir, sorun çoğu zaman bunun ispatında çıkar.

Bir istisna var. Süresi bir yıl ve daha uzun olan iş sözleşmelerinin yazılı yapılması zorunludur.[4] “Bir yıllık proje sözleşmesi” diye konuşulan bir teklifte yazılı metin yoksa nitelendirme daha tartışmalı hale gelir.

Bağlayıcı Olmayan Teklif ve Önsözleşme

Öneren, bağlanmak istemediğini açıkça belirtirse ya da bu niyet durumun gereğinden anlaşılırsa önerisi onu bağlamaz.[5] “Teklif genel müdür onayına tabidir” ya da “son görüşmeden sonra netleşecek” gibi kayıtlar, işverenin bu maddeye dayanmasına imkan verir.

İleride iş sözleşmesi kurulacağına dair bir önsözleşme de geçerlidir. Önsözleşmenin geçerliliği kurulacak sözleşmenin şekline bağlı olduğundan, şekle bağlı olmayan iş sözleşmesi için yapılan önsözleşme de kural olarak şekle bağlı değildir.[6]

Aşağıdaki tablo, en sık karşılaşılan teklif durumlarını hukuki nitelikleri ve doğurdukları talep türüyle eşleştiriyor.

Elinizdeki durum Muhtemel nitelik Talebin dayanağı
Görev, ücret ve başlangıç tarihi yazılı teklifte var, siz de yazılı kabul ettiniz İş sözleşmesi kurulmuş Fesih hükümleri (İş K. m.17, belirli sürelide TBK m.438)
İşveren SGK işe giriş bildirgesi verdi ya da imza için sözleşme gönderdi Kurulmuş sayılma ihtimali güçlü Fesih hükümleri
Ücret konuşuldu, “pazartesi başlıyorsun” dendi, işe giriş evrakı istendi Kurulmuş ya da ileri aşamada müzakere, ispata bağlı Fesih hükümleri, olmazsa güven sorumluluğu
Teklifte onay, sağlık raporu ya da güvenlik soruşturması şartı var Şarta bağlı sözleşme ya da bağlayıcı olmayan öneri Şartın gerçekleşmesini kimin engellediğine göre güven sorumluluğu
Yalnız mülakat yapıldı, ücret ve tarih netleşmedi Müzakere aşaması Talep çoğunlukla zayıf

Tablodaki ikinci satırın gerekçesi sigorta mevzuatıdır. İşveren sigortalıyı kural olarak çalışma başlamadan önce işe giriş bildirgesiyle Kuruma bildirmek zorundadır, inşaat, balıkçılık ve tarım işyerlerinde ise bildirim en geç çalışmaya başlatılan gün yapılabilir.[7] Bu yüzden verilmiş bir bildirim, işverenin sözleşmeyi kurulmuş saydığını gösteren güçlü bir işarettir.

Teklifin hukuki niteliğini gösteren işaretler

Kurulmuş Sözleşmeden Vazgeçmenin Fesih Sonuçları

Sözleşme kurulmuşsa işverenin “vazgeçtik” demesi işe başlamadan yapılmış bir fesihtir. Belirsiz süreli sözleşmede fesihten önce bildirim yapılması gerekir ve işi altı aydan az sürmüş işçi için bu süre iki haftadır.[8] İşçi bir gün bile çalışmamışken bu kuralın nasıl uygulanacağı ve ihbar tazminatının kapsamı ise uygulamada tartışmalıdır.

Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ait ücret tutarında tazminat öder.[9] Kararlaştırılan aylık brüt ücret 48.000 TL ise günlük ücret 1.600 TL, iki haftalık ihbar tazminatı da brüt 22.400 TL olur.

Kötüniyet ve Deneme Süresi

Altı aylık kıdem şartını taşımayan işçi iş güvencesinin dışında kalır. Bu işçilerin sözleşmesi fesih hakkı kötüye kullanılarak sona erdirilmişse işveren bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat öder, bildirim de yapılmadıysa ihbar tazminatı ayrıca istenir.[10] Örnekte bu tutar brüt 67.200 TL’dir, ama kötüye kullanmayı somut olgularla ortaya koymak işçinin yüküdür.

Sözleşmede deneme kaydı varsa tablo değişir. Deneme süresi en çok iki aydır, toplu iş sözleşmesiyle dört aya kadar uzatılabilir ve bu sürede taraflar bildirim süresine uymadan, tazminatsız fesih yapabilir.[11]

Kanun deneme süresinin ne zaman başladığını yazmaz. Yargıtay ise süreyi sözleşme tarihinden değil, işçinin fiilen çalışmaya başladığı tarihten başlatır.[12] Bu görüşe göre işe hiç başlatılmamış adayın sözleşmesinde işverenin deneme kaydına dayanması tartışmalı hale gelir.

Belirli süreli bir sözleşme haklı sebep olmadan feshedildiyse işçi, sözleşme süresine uyulsaydı kazanacağı miktarı ister. İşçinin bu sürede başka işten kazandığı ya da bilerek kazanmaktan kaçındığı gelir tazminattan düşülür.[13]

Sözleşme Kurulmamışsa Güven Sorumluluğu

Sözleşme kurulmadan görüşmeler kesildiyse işverenin sorumluluğu, görüşmelerin başlamasıyla doğan ve dürüstlük kuralına dayanan güven ilişkisinin ihlalinden doğar.[14] Bu sorumluluğa sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluk ya da culpa in contrahendo denir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024 tarihli bir kararında Hukuk Genel Kurulunun tanımını aktararak, görüşmecilerin yarattıkları güveni boşa çıkarmama ve karşı tarafın mal varlığına zarar vermeme yükü altında olduğunu yineliyor.[15]

Kanunda bu sorumluluğa ayrılmış bir madde olmadığı için niteliği tartışmalıdır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi görüşmeler arasındaki ilişkiyi sözleşme benzeri, kendine özgü bir güven ilişkisi sayar,[16] 11. Hukuk Dairesi de özen yükümlülüklerine aykırılığa sözleşmeye aykırılık hükümlerinin uygulandığını belirtir.[17] Haksız fiil hükümlerine dayanan görüş ise kusurlu ve hukuka aykırı fiille verilen zararın giderilmesi kuralını esas alır.[18]

Talebin dinlenmesi için görüşmelerin ileri bir aşamaya gelmiş olması, işverenin haklı bir beklenti yaratması ve sizin bu beklentiye dayanarak bir tasarrufta bulunmanız gerekir. Mülakatın olumlu geçmesi tek başına yetmez. Ücretin ve başlangıç tarihinin söylenmesi, belge istenmesi, istifanızın bilinmesi gibi işaretlerin birlikte bulunması aranır.

Adayın Kendi Özeni

Aynı karar, zararın doğmasında iki tarafın sözleşme öncesi özen eksikliğini birlikte tartıyor ve tarafları eşit kusurlu sayan, zararın yarısına hükmeden kararı onaylıyor. Olay, konusu başlangıçtan imkansız olduğu için kesin hükümsüz sayılan bir ihale sözleşmesine ilişkindir ve kararda iş teklifinden söz edilmez. Aynı ölçünün iş teklifinde de uygulanması beklenebilir, ama bu karardan çıkan bir kural değil, kıyas yoluyla varılan bir değerlendirmedir.

Karar bu maddeyi anmasa da kanun, zarar görenin zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu durumda hakime tazminatı indirme ya da kaldırma yetkisi verir.[19] Yazılı hiçbir teyit almadan, yalnız telefondaki bir söze güvenip istifa eden adayın tazminatı bu madde üzerinden azaltılabilir.

Önceki İşten İstifa Edenin Zarar Kalemleri

Öğretide ağırlıklı görüşe göre güven sorumluluğunda olumsuz zarar istenir, yani teklife hiç güvenilmeseydi bulunacağınız durumla bugünkü durumunuz arasındaki fark. 3. Hukuk Dairesinin aktardığı Hukuk Genel Kurulu tanımı ise sorumluluğu bununla sınırlamaz, karşı tarafın kişi ve mal varlığına zarar vermeme yükümüne aykırılığı da kapsar.[20] Bu yüzden ölçü, yeni işin sözleşme süresine ait ücretinin tamamı değil, teklife güvenerek yaptığınız tasarruftan doğan zarardır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin onadığı bir dosyada, teklife güvenip işinden ayrılan işçi için mahrum kalınan kıdem tazminatı ile 4 ay 17 günlük mahrum kalınan gelire bilirkişi hesabıyla hükmedilmiştir.[21] Aynı dosyada sözleşme süresine ait bakiye ücret ise sözleşme kurulmadığı için istenemez sayılmıştır.[22] Daire bu kalemleri ayrıca tartışmamış, davalının kıdem tazminatına itirazını bozmaya uymayla oluşan kazanılmış hak ve bilirkişi raporunun denetime elverişli olması üzerinden reddetmiştir.

Aşağıdaki tablo, kalemleri sözleşmenin kurulup kurulmamasına göre ayırıyor ve her biri için hazırlanması gereken belgeyi gösteriyor.

Kalem Sözleşme kurulmuşsa Sözleşme kurulmamışsa Gereken belge
İhbar tazminatı İstenir İstenmez Teklif ve kabul yazışması
Kötüniyet tazminatı Kötüye kullanma ispatlanırsa İstenmez Vazgeçme gerekçesini gösteren yazışma
Önceki işte istifa yüzünden kaybedilen kıdem tazminatı Genel hükümlere göre tartışmalı Güvene dayalı tasarruftan doğan zarar olarak ileri sürülür Eski işin hizmet dökümü ve son bordro
Yeni iş bulunana kadar kaybedilen gelir Tartışmalı Süreyi bilirkişi hesabı belirler Eski ücret bordrosu, iş başvuru kayıtları
Taşınma, kira depozitosu, sağlık raporu gideri Tartışmalı Belgeli olanlar istenir Fatura, dekont, sözleşme
Reddedilen başka teklif Tartışmalı Fırsat kaybı olarak, ispatı güç Diğer işverenin yazılı teklifi

Bir örnekle bakalım. Eski işinde 2 yıl 4 ay çalışmış, son brüt ücreti 50.000 TL olan bir kişi istifa etti ve yeni iş bulması 3 ay sürdü. Kıdem tavanının altında kaldığı varsayımıyla kaybedilen kıdem tazminatı brüt 116.666,67 TL, aylık net 40.000 TL’den üç aylık gelir kaybı 120.000 TL, belgeli taşınma gideri de 15.000 TL eder.

Toplam 251.666,67 TL’dir. Mahkeme yazılı teyit almadan istifa edildiği için yüzde 25 indirim yaparsa hüküm altına alınacak tutar 188.750 TL‘ye iner. Rakamlar varsayımdır, gerçek tutarı bilirkişi hesabı belirler. Sözleşme belirli süreliyse ve işveren cayarsa kalan sürenin ücreti bakiye süre ücreti hesabıyla ayrıca istenebilir.

Güven zararında talep edilen kalemler

Teklif Yazışmalarının Delil Değeri

Davanın sonucu çoğu zaman tek bir sorunun cevabına bağlıdır: işveren kesin bir söz verdi mi? Zarar görenin zararını ve karşı tarafın kusurunu ispat yükü altında olduğu kanunda açıkça yazar.[23]

En güçlü belgeler şunlardır:

  • iş teklifi mektubu,
  • ücret ve başlangıç tarihini içeren e-posta,
  • işe giriş evrakı isteyen mesaj,
  • teklife verdiğiniz kabul cevabı.

İşe başladıktan sonra deneme süresi içinde yapılan fesih ise bu tartışmanın dışında kalır ve deneme süresinde fesih kurallarına tabidir. WhatsApp yazışmalarını telefonda bırakmayın, tarih ve gönderen numarası görünecek biçimde ekran görüntüsü alın, mümkünse yazışmanın tamamını dışa aktarın.

İstifa dilekçenizi verdiğiniz tarih ile teklifi kabul ettiğiniz tarih arasındaki sıra da önemlidir. İstifa teklif kabulünden sonra geldiyse güvene dayanan tasarruf genellikle daha kolay kurulur, önce geldiyse illiyet bağı zayıflayabilir. İstifanın kıdem tazminatı bakımından sonucu ise kişisel sebeple istifa yazısında ayrıca incelenir.

Dava Yolu ve Süreler

Hangi mahkemeye gideceğiniz de nitelendirmeye bağlıdır. İş mahkemesi, işçi ile işveren arasında iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden ya da kanundan doğan uyuşmazlıklara bakar.[24] Sözleşme kurulmadıysa taraflar arasında iş ilişkisi doğmamıştır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, çalışma izni harcını yatırmayarak sözleşmenin kurulmasını engelleyen işverene karşı açılan davada, sözleşme öncesi zararlara iş mahkemesinin değil genel mahkemenin bakacağını belirterek iş mahkemesi kararını bozmuştur.[25] Bozmaya uyularak asliye hukuk mahkemesince verilen kararı 3. Hukuk Dairesi, bozmaya uymanın kazanılmış hak oluşturduğunu da belirterek onamıştır.[26]

Sözleşmeye dayanan ihbar ve kötüniyet tazminatında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır.[27] Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur.[28]

Kanun bu şartı kanuna, bireysel ya da toplu iş sözleşmesine dayanan alacak ve tazminat davaları ile işe iade davaları için öngörür, güven sorumluluğuna dayanan davanın bu kapsama girip girmediği tartışmalıdır. Genel mahkemede görülen bu davada şartın aranmayacağı savunulabilir, ama uygulama oturmuş değildir. Başvuru zamanaşımını da durdurduğu için ihtiyaten arabulucuya gitmek daha güvenli yoldur.

İhbar ve kötüniyet tazminatında zamanaşımı beş yıldır.[29] Güven sorumluluğunda ise süre tartışmalıdır.

Haksız fiil görüşüne göre zararı ve sorumluyu öğrenmeden itibaren iki yıl, her durumda fiilden itibaren on yıl işler.[30] Sorumluluğu sözleşme benzeri sayan ya da sözleşmeye aykırılık hükümlerini uygulayan görüşte ise genel on yıllık zamanaşımı gündeme gelir.[31] Yukarıda anılan 9. ve 11. Hukuk Dairesi kararları süre konusunu doğrudan çözmediği için en kısa süre olan iki yılı esas alarak hareket etmek güvenlidir.

Yanlış mahkemede açılan dava görevsizlikle sonuçlanırsa kararın kesinleşmesinden, kanun yoluna gidilmişse ret kararının tebliğinden, karar verildiği anda kesinse tebliğden itibaren iki hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi istenmelidir. Bu süre kaçırılırsa dava açılmamış sayılır.[32]

İşe Alacağım Deyip Vazgeçen İşveren Hakkında Sorular

Teklifi geri çekilen adayların en sık sorduğu sorular şunlar.

Yazı genel bir çerçeve çizer, teklifin kurulmuş bir sözleşme mi yoksa bir müzakere mi olduğu her dosyada yazışmaların tamamına bakılarak belirlenir. Dava açmadan önce belgelerinizle birlikte bir avukattan görüş almanız süre ve mahkeme hatalarını önler.

Kaynaklar

  1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.1 ↩
  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.2 ↩
  3. 4857 sayılı İş Kanunu m.8/1 ↩
  4. 4857 sayılı İş Kanunu m.8/2 ↩
  5. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.8/1 ↩
  6. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.29 ↩
  7. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.8/1 ↩
  8. 4857 sayılı İş Kanunu m.17/1-2 ↩
  9. 4857 sayılı İş Kanunu m.17/4 ↩
  10. 4857 sayılı İş Kanunu m.17/6 ↩
  11. 4857 sayılı İş Kanunu m.15 ↩
  12. Yargıtay (kapatılan) 22. Hukuk Dairesi, E.2013/9215, K.2013/28777, T.10.12.2013 ↩
  13. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.438/1-2 ↩
  14. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.2 ↩
  15. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2023/3436, K.2024/1548, T.06.05.2024 ↩
  16. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2016/20712, K.2020/8343, T.17.09.2020 ↩
  17. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2020/4933, K.2021/2006, T.04.03.2021 ↩
  18. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.49 ↩
  19. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.52/1 ↩
  20. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2023/3436, K.2024/1548, T.06.05.2024 ↩
  21. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2023/5789, K.2024/3994, T.02.12.2024 ↩
  22. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2016/20712, K.2020/8343, T.17.09.2020 ↩
  23. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.50/1 ↩
  24. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.5/1-a ↩
  25. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2016/20712, K.2020/8343, T.17.09.2020 ↩
  26. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2023/5789, K.2024/3994, T.02.12.2024 ↩
  27. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1 ↩
  28. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/17 ↩
  29. 4857 sayılı İş Kanunu Ek m.3 ↩
  30. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.72/1 ↩
  31. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.146 ↩
  32. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.20/1 ↩

Diğer Makalelerimiz

Randevu Oluştur

Bilgi Almak İçin Arayın

WhatsApp'tan Yazın

Hukuki bir konuda desteğe ihtiyacınız olduğunda buradayız.

Karşılaştığınız hukuki durumları birlikte değerlendirebilir, sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda size yol gösterebiliriz. Sorularınızı sormak veya görüşme planlamak için bizimle iletişime geçmeniz yeterlidir.

Ara WhatsApp