Kişisel sebeple istifa eden işçi kıdem tazminatı davası açabilir ve bu davayı kazanma imkanı da vardır. Dilekçedeki ifade tek başına sonucu belirlemez, mahkeme ifadenin genel mi somut mu olduğuna, ödenmemiş alacak bulunup bulunmadığına ve iddiaların davada ne zaman ileri sürüldüğüne bakar.
Sebep göstermeyen ya da işçiye ait bir sebebe dayanan istifa kıdem tazminatı doğurmaz ve imzası inkar edilmeyen dilekçe aksi ispatlanana kadar kesin delildir. İşçi ödenmeyen ücret, fazla çalışma gibi alacakları ispatlarsa ayrılışın gerçek sebebinin işverenden kaynaklandığını gösterebilir. Baskı iddiası ise dava dilekçesinde baştan ve tanıklarıyla ileri sürülmelidir, çünkü dilekçeler karşılıklı verildikten sonra iddia genişletilemez.
İçindekiler8 başlık
Kişisel Sebep İfadesinin Davadaki Hukuki Değeri
İşçinin kendi feshinde kıdem tazminatı, ancak fesih İş Kanunu’nun 24. maddesindeki haklı sebeplerden birine dayanıyorsa doğar.[1] Sebep göstermeyen ya da işçiye ait bir sebebe dayanan istifa bu kapsama girmez.
İstifa dilekçesi, imzası inkar edilmeyen bir adi senettir ve aksi ispatlanana kadar kesin delil sayılır.[2] İşçi davada dilekçeyi yok sayamaz, onun arkasındaki gerçek sebebi ya da iradesinin sakatlandığını göstermek zorundadır.
Burada kilit ayrım ifadenin içeriğidir. “Kişisel sebeplerle” ya da “özel nedenlerle” gibi kalıplar somut bir olay söylemez ve gerçek sebebin araştırılmasına kapı bırakır. “Yeni bir işe başlayacağım” ya da “başka şehre taşınıyorum” gibi somut bir gerekçe ise işçiyi yazdığıyla bağlar.
Dilekçe İfadesine Göre Mahkemenin Yaklaşımı
Yargıtay dosyalarında aynı ifade farklı sonuçlara gidebiliyor, çünkü belirleyici olan ifadenin yanındaki delillerdir. Hiç ek ifade içermeyen standart bir dilekçenin sonuçları ise standart istifa dilekçesi örneği yazısında. Aşağıdaki tablo sık görülen dilekçe kalıplarını ve davada işçiden beklenen ispatı bir araya getiriyor.
| Dilekçedeki ifade | Mahkemenin baktığı nokta | İşçinin ispat yükü |
|---|---|---|
| “Kişisel / özel sebeplerimden dolayı” | Genel ifade, gerçek sebep araştırılabilir | Ödenmeyen ücret, fazla çalışma, tatil alacağı gibi haklı sebebin varlığı |
| “Ailevi sebeplerle, hiçbir hak talep etmeksizin” | İrade beyanı daha net, istifa güçlü kabul edilir | Baskı ya da korkutma ile yazdırıldığının kanıtı |
| Somut kişisel gerekçe (yeni iş, taşınma) | İşçi gösterdiği sebeple bağlı | Gerekçenin gerçek olmadığı ve iradenin sakatlandığı |
| “Hiçbir hakkım yoktur” eki | İbra şartlarını taşımıyorsa alacakları sona erdirmez | Ödeme yapılmadığı ya da eksik yapıldığı |
| Aynı gün imzalanan arabuluculuk anlaşması | Gerçek bir müzakere yapılıp yapılmadığı | Sürecin tek günde ve uyuşmazlık olmadan kurulduğu |
“Hiçbir hakkım yoktur” satırı için kanunun aradığı şartlar açıktır. İbra, sözleşmenin bitiminden en az bir ay sonra yazılı yapılmalı, alacağın türü ve miktarı gösterilmeli, ödeme hak tutarına göre eksiksiz ve banka aracılığıyla yapılmalıdır.[3] İstifa günü yazılan bir cümle bu şartların hiçbirini karşılamaz.
Alacak İspatının Fesih Sebebine Dönüşmesi
Genel ifadeli dilekçede davanın ağırlık merkezi işçilik alacaklarıdır. İşverenin ücreti kanuna ya da sözleşmeye uygun hesaplamaması veya ödememesi işçiye derhal fesih hakkı verir.[4] Davada bu alacaklar ispatlanırsa mahkeme “özel sebep” ifadesinin aslında bu alacaklara işaret ettiğini kabul edebilir.
Irak’taki bir şantiyede ekipbaşı olarak çalışan işçinin dosyası bunun örneğidir. İşçi dilekçesinde yalnız özel sebeplerle ayrıldığını yazmış, somut bir neden göstermemişti. Bölge adliye mahkemesi gerçek durumu araştırdı, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacaklarının bulunduğunu tespit etti ve işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini kabul ederek kıdem tazminatına hükmetti.
Aynı kararda ihbar tazminatı reddedildi, çünkü sözleşmeyi işçi kendisi feshetmişti. Yargıtay kararı yalnız fazla çalışmanın ücrete dahil olduğu sözleşme hükmü yüzünden bozdu, kıdem tazminatına ilişkin gerekçe bozma sebepleri arasında yer almadı.[5]
Bu yaklaşımın pratik sonucu şudur. Kıdem davası, aslında alacak davasıyla birlikte kazanılır ya da kaybedilir, alacak kalemlerini davadan çıkaran işçi gerçek sebebi gösterecek dayanağı da kaybeder.

Baskı İddiasının Davada Ne Zaman İleri Sürüleceği
Dilekçenin zorla yazdırıldığı iddiası, zamanında ileri sürülmezse dinlenmeyebilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu, dilekçeler karşılıklı verildikten sonra iddianın genişletilemeyeceğini düzenler, istisna karşı tarafın açık muvafakati ve ıslahtır.[6]
Bir fabrika işçisinin dosyasında dilekçe “ailevi özel sebeplerimden dolayı kendi isteğim ve rızamla herhangi bir hak talep etmeksizin” ifadesini taşıyordu. Dava dilekçesinde baskı iddiası yoktu, iddia ancak işverenin cevap dilekçesinden sonra gündeme geldi. Tanıkların görgüye dayalı bilgisi bulunmadı, SGK’ya bildirilen 03 istifa kodu da işveren savunmasını destekledi.
Üstelik işçi ücret alacaklarına ilişkin taleplerini yargılama sırasında geri almıştı. Mahkeme kıdem ve ihbar taleplerini reddetti, Yargıtay kararı onadı.[7] Bu dosyada hem baskı iddiası geç kaldı hem de gerçek sebebi gösterebilecek alacaklar davadan çıkarılmıştı.
Korkutma sonucu yapılan bir hukuki işlem yapanı bağlamaz.[8] Bu hükümden yararlanmak için baskının kim tarafından, hangi sözle ve nerede yapıldığı dava dilekçesinde baştan anlatılmalı, tanık adları ilk dilekçede bildirilmelidir.
Sağlık ve Çalışma Koşullarından Doğan Ayrılış
Dilekçede “özel nedenler” yazması, işçinin sağlığını tehdit eden çalışma koşullarını ileri sürmesine engel olmadı. Kuveyt’teki bir şantiyede demirci ustası olarak çalışan işçi pandemi döneminde “özel nedenlerden dolayı” istifa ettiğini el yazısıyla bildirmişti.
Tanıklar şantiyede salgın riskini ve barınma koşullarının kötüleştiğini anlattı. Yargıtay, işyerinde çalışmayı sürdürmenin işçinin sağlığını tehlikeye atacak boyuta ulaştığını, bu yüzden sözleşmenin uygulanan Kuveyt İş Kanunu’na göre haklı nedenle feshedildiğini kabul etti. Kıdem tazminatı yerinde görüldü, ihbar tazminatının kabulü ise bozuldu.[9]
Karar yabancı hukuka göre verildi, ama mantığı Türk hukukundaki karşılığıyla örtüşür. İşin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığının tehlikeye girmesi 4857 sayılı Kanun’da da işçiye derhal fesih hakkı tanır.[10]
Dilekçeyle Aynı Gün İmzalanan Arabuluculuk Belgesi
Bazı işverenler istifa dilekçesini aynı gün düzenlenen bir ihtiyari arabuluculuk anlaşmasıyla tamamlar. Bu belgede işçi genellikle hiçbir alacağı kalmadığını beyan eder ve belge dava açılmasının önüne geçmek için kullanılır.
On bir yılı aşkın çalışmanın ardından “kendi özel sebeplerimden dolayı” istifa eden bir işçinin dosyasında çıkış, arabulucuya başvuru, ilk oturum, son tutanak ve anlaşma belgesi tek bir günde tamamlanmıştı. Bölge adliye mahkemesi, taraflar arasında gerçek bir uyuşmazlık ve müzakere bulunmadığını, belgenin yalnız işçinin alacak talep hakkını kısıtladığını belirterek anlaşmayı iptal etti. Yargıtay bu kararı onadı.[11]
Kararın önemi, kişisel sebep yazılı bir dilekçenin arkasına eklenen belgenin de dokunulmaz olmadığını göstermesidir. Anlaşma belgesi iptal edilince işçi alacak ve tazminat taleplerini dava yoluyla ileri sürebilir hale gelir.
Dava Öncesi ve Dava Sırasındaki Usul Adımları
Kişisel sebep yazılmış bir dilekçeyle açılacak davada hata payı düşüktür. Aşağıdaki sıra, yukarıdaki dosyalarda işçinin aleyhine dönen noktalardan çıkarıldı.
- Dilekçenin bir örneğini, son iki yılın bordrolarını, banka hesap dökümünü, SGK hizmet dökümünü ve işverenle yazışmaları toplayın.
- Kıdem, ihbar ve ücret alacakları için önce arabulucuya başvurun, bu başvuru dava şartıdır.[12] Başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur.[13]
- Arabuluculukta görüşülecek alacak kalemlerini tek tek sayın, son tutanakta adı geçmeyen kalem için dava şartı tartışması çıkabilir.
- Dava dilekçesinde dilekçenin gerçek sebebini ve varsa baskı iddiasını ayrıntısıyla yazın, tanıkları ilk dilekçede bildirin.
- Alacak kalemlerini davadan çıkarmayın, kıdem talebinin dayanağı çoğu zaman bu kalemlerdir.
- Miktarı bilirkişi hesabına bağlı kalemlerde kısmi dava açın, talep tahkikat sonuna kadar bir defaya mahsus artırılabilir.[14]
Kıdem ve ihbar tazminatında zamanaşımı beş yıldır.[15] Belirsiz alacak davası 31.07.2026’dan itibaren kaldırıldığı için bu tarihten sonra açılan davalarda o yol önerilmez.

Kişisel Sebeple İstifa ve Kıdem Davası Hakkında Sorular
Dilekçe verdikten sonra en çok merak edilen konular şunlar.
Anlatılan kararlar her biri kendi delil durumuna göre verilmiş sonuçlardır, sizin dilekçenizdeki kelimeler ve elinizdeki belgeler sonucu farklı yöne çekebilir. Arabulucuya başvurmadan önce dilekçenizi ve alacak kayıtlarınızı bir avukatla birlikte değerlendirmeniz yerinde olur.
Kaynaklar
- 1475 sayılı İş Kanunu m.14/1-2 ile 4857 sayılı İş Kanunu geçici m.1/2 ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.205/1 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.420/2 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.24/II-e ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2023/14903, K.2023/19964, 19.12.2023 ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.141 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2023/14827, K.2024/49, 08.01.2024 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.37/1 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2025/1051, K.2025/6464, 17.09.2025 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.24/I-a ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2025/9825, K.2026/1171, 12.02.2026 ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1 ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/17 ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.109/4 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu Ek m.3 ↩