İş Kazası Tazminat Davasında Zamanaşımı: Başlangıç ve Hesap

İş kazası tazminat davasında zamanaşımı işverene karşı kural olarak 10 yıldır ve çoğu dosyada kaza günü değil, zararın kesin olarak öğrenildiği gün işlemeye başlar. Yaralanmada bu tarih çoğunlukla sürekli iş göremezlik oranının belirlendiği gündür. Ölümde ise süre ölüm tarihinden başlar.

Ceza zamanaşımı yalnız ölümlü kazada 10 yıldan uzun süre sağlar; tüzel kişi ceza yargılamasında fail olamadığı için şirket işverene karşı güvenli süre yine 10 yıldır. SGK’nın rücu davası da 10 yıllık süreye tabidir, ancak bağlanan gelirde Kurum onay tarihinden, tedavi gideri ve ödeneklerde ödeme tarihinden işler. Dava açmak, icra takibi ve borcun ikrarı süreyi keser; ihtarname kesmez.

İçindekiler8 başlık

İş Kazası Tazminatında Zamanaşımı Süresinin Dayanağı

İşveren iş sağlığı ve güvenliği için gereken her önlemi almakla yükümlüdür ve bu borca aykırılık yüzünden işçinin ölümü ya da vücut bütünlüğünün zedelenmesinden doğan zararlar sözleşmeye aykırılık hükümlerine tabidir.[1] İş kazası için kanunda ayrı bir süre bulunmadığından genel zamanaşımı uygulanır.

Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.146

Bu süre maddi ve manevi tazminat için aynıdır.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2008’de iş yerinde kalp krizi geçirerek ölen işçinin yakınlarının 2021’de açtığı davada, sorumluluğun gözetme borcuna aykırılıktan doğduğunu ve on yıllık sürenin ölüm tarihinden itibaren dolduğunu kabul eden kararı onamıştır.[2] Aynı dosyada ceza davası açılmadığı ve eylemin suç sayılmasını gerektiren bir durum gösterilmediği için uzun ceza süresi uygulanmamıştır.

Ceza Zamanaşımının İş Kazası Davasına Etkisi

Tazminat, ceza kanununun daha uzun zamanaşımı öngördüğü bir suçtan doğmuşsa o uzun süre uygulanır.[3] İş kazasında söz konusu suçlar taksirle öldürme ve taksirle yaralamadır. Ceza zamanaşımı, suçun kanundaki cezasının üst sınırına göre belirlenir.[4]

Aşağıdaki tablo, kazanın sonucuna göre ceza zamanaşımını ve bunun 10 yıllık genel süreyle ilişkisini gösteriyor. Taksirle yaralama cezaları 7571 sayılı Kanunla 24.12.2025’te artırılmıştır, ancak yeni üst sınırlar da 5 yılı aşmadığı için zamanaşımı değişmez.[5]

Kazanın sonucu Cezanın üst sınırı Ceza zamanaşımı 10 yılla karşılaştırma
Yaralanma (m.89/1) 2 yıl 8 yıl Daha kısa, 10 yıl uygulanır
Kemik kırığı, sürekli zayıflama (m.89/2) 3 yıl 8 yıl Daha kısa, 10 yıl uygulanır
Organ işlevinin yitirilmesi (m.89/3) 4 yıl 8 yıl Daha kısa, 10 yıl uygulanır
Birden fazla kişinin yaralanması (m.89/4) 5 yıl 8 yıl Daha kısa, 10 yıl uygulanır
Ölüm (m.85/1) 6 yıl 15 yıl Daha uzun
Birden fazla ölüm (m.85/2) 15 yıl 15 yıl Daha uzun

Tablodan çıkan sonuç şudur: yaralanmalı kazada ceza zamanaşımı işçiye ek süre kazandırmaz. Uzun süre yalnız ölümlü kazalarda önem taşır.

Tüzel Kişi İşverene Karşı Ceza Zamanaşımı

İşveren bir şirketse 15 yıllık süreye dayanmak çoğu zaman sonuç vermez.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2009’daki ölümlü kazadan 13 yıl sonra açılan manevi tazminat davasında ilk derece mahkemesinin 15 yıllık süreyi uygulamasını hatalı bulmuştur. Gerekçeye göre tüzel kişiler ceza yargılamasında fail olamaz ve ceza zamanaşımı onlar yönünden uygulanamaz.[6]

Aynı kararda bir davalının zamanaşımı itirazını istinaf dilekçesinde ileri sürmediği, bu yüzden temyizde artık ileri süremeyeceği de belirtilmiştir. Şirket işverene karşı ölümlü kazada güvenli süre bu nedenle 10 yıldır. Süre içinde açılacak yaralanma davasının dilekçesi için iş kazası tazminat dilekçesi örneği kullanılabilir. Ceza dosyasında sanık olan şantiye şefi ya da iş güvenliği sorumlusu gibi gerçek kişilere karşı ise uzun sürenin tartışılması mümkündür.

Zamanaşımının Başlangıcında Kaza Tarihi ve Oranın Belirlenmesi

Zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar.[7] Yargıtay bunu iş kazasında zararın varlığının, niteliğinin ve kapsamının kesin olarak öğrenildiği an olarak yorumlar. Zarar gelişmeye devam ediyorsa süre bu gelişmenin durduğu öğrenilince başlar.

Yaralanmalı kazada bu an, sürekli iş göremezlik oranının kesin olarak belirlendiği tarihtir.

Oran tedaviden sonra hiç değişmemiş olsa bile tarih budur, çünkü maddi tazminatın sınırı bu oranla çizilir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2006’da parmağı kopan işçinin oranı ilk kez 27.01.2016 tarihli Kurum Sağlık Kurulu kararıyla belirlendiği için 2021’de açılan davanın zamanaşımına uğramadığına karar vermiştir.[8]

Bu kural iki yönlü işler. Oran belirlendikten sonra işçinin hiçbir işlem yapmadan beklediği her yıl 10 yıllık süreden düşer. Kazadan sonra Kuruma oran tespiti için başvurmayan işçi ise süreyi başlatacak tarihi kendisi geciktirmiş olur, bu durum davalının “zarar baştan belliydi” savunmasına kapı açar.

Ölümlü kazada destek ve yakınlar bakımından zarar ölümle doğar, süre ölüm tarihinden başlar. Meslek hastalığında ise tek bir kaza günü olmadığından başlangıç hastalığın ve buna bağlı oranın kesin olarak belirlendiği tarihe göre tespit edilir.

Süre hangi tarihten başlar

SGK Rücu Davasında Zamanaşımı

SGK’nın iş kazası nedeniyle yaptığı ödemeleri işverenden geri istediği rücu davası da 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Ancak başlangıç, işçinin davasından farklıdır.

  • Bağlanan gelir ve aylıklar için süre Kurum onay tarihinden başlar.
  • Tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik ödeneği gibi masraf ve ödemeler için süre ödemenin yapıldığı tarihten başlar.[9]

Bu yüzden kaza çok eski olsa da rücu davası süresinde olabilir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 30.11.2002’deki kazada sigortalının oranı 12.04.2018’de belirlendikten sonra açılan rücu davasında işverenin zamanaşımı itirazı da dahil temyiz itirazlarını reddederek kararı onamıştır.[10] İşveren açısından kazanın üzerinden geçen yıllar, rücu riskinin kapandığı anlamına gelmez.

Zamanaşımını Kesen ve Durduran Haller

Zamanaşımı, borçlunun borcu ikrar etmesiyle ve alacaklının dava açması ya da icra takibi yapmasıyla kesilir.[11] Kısmi ödeme, faiz ödemesi ve borcu kabul eden yazılı bir yanıt ikrar sayılır. Noterden ihtarname göndermek bu sebepler arasında yer almaz.

Kesilmeyle yeni bir süre başlar ve borç mahkeme kararına bağlanmışsa yeni süre her zaman 10 yıldır.[12] Asıl işveren ve alt işveren gibi müteselsil sorumlulardan birine karşı kesilen süre diğerlerine karşı da kesilmiş olur.[13]

Dava görevsiz ya da yetkisiz mahkemede açılıp reddedilmiş ve bu arada süre dolmuşsa, alacaklı 60 günlük ek süre içinde yeniden dava açabilir.[14] İş kazası davası iş mahkemesinin görevindedir, asliye hukukta açılan davada bu ek süre hayati önem taşır.

İş kazası tazminatında arabuluculuk dava şartı değildir.[15] Taraflar isteğe bağlı olarak arabulucuya giderse, arabuluculuk süreci başladıktan sona erene kadar geçen süre zamanaşımı hesabında dikkate alınmaz.[16] Süreç başvuruyla değil, ilk toplantıda devam kararının tutanağa geçirilmesiyle başlar.

Kısmi açılan davada talep, tahkikat bitene kadar bir defaya mahsus artırılabilir ve artırılan kısım için zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır.[17] Bu hüküm, bilirkişi raporundan sonra yapılan artırımda zamanaşımı tartışmasını büyük ölçüde ortadan kaldırır.

Süreyi kesen ve durduranlar

İş Kazası Davasında Süre Hesabı Örnekleri

Süre hesaplanırken başlangıç günü sayılmaz ve son gün de geçmeden zamanaşımı dolmaz.[18] Son gün resmi tatile denk gelirse süre izleyen ilk iş gününe geçer.[19] Aşağıdaki örneklerde kesme ya da durma sebebi olmadığı varsayılmıştır.

  1. Yaralanma, oranın sonradan belirlenmesi: Kaza 14.03.2017, Kurum Sağlık Kurulu oranı 20.09.2019’da belirliyor. İşverene karşı süre 20.09.2029 Perşembe günü biter.
  2. Son günün pazara denk gelmesi: Oran 08.03.2016’da belirlenmiş. On yılın son günü 08.03.2026 pazar olduğundan dava 09.03.2026 pazartesi günü açılabilir.
  3. Ölümlü kaza, şirket işveren: Ölüm 05.06.2015. Şirkete karşı süre 05.06.2025’te dolmuştur. Ceza dosyasında sanık olan gerçek kişi sorumlu için 15 yıllık süre 05.06.2030’a kadar tartışılabilir.
  4. SGK rücu davası: Gelir onayı 12.04.2018, tedavi gideri ödemesi 03.11.2017. Gelir kalemi için süre 12.04.2028’de, tedavi gideri için 03.11.2027’de biter.
  5. İsteğe bağlı arabuluculuk: Süre normalde 10.02.2027’de bitecekken arabuluculuk süreci 05.01.2027’de başlayıp 26.01.2027’de sona eriyor. Geçen 21 gün eklenir ve süre 03.03.2027’de dolar.

İş Kazası Davası Zamanaşımı Hakkında Sık Sorulan Sorular

Süreyle ilgili en çok sorulan sorular aşağıda kısaca cevaplanıyor.

Buradaki bilgiler genel niteliktedir ve her dosyanın tarihleri, oran kararları ve sorumluları farklıdır. Sürenin dolup dolmadığını kendi belgeleriniz üzerinden bir avukatla birlikte hesaplamanız gerekir.

Kaynaklar

  1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.417/2 ve m.417/3 ↩
  2. Yargıtay 10. HD, E.2025/3131 K.2025/13306, 09.10.2025 ↩
  3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.72/1, son cümle ↩
  4. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.66/1 ve m.66/4 ↩
  5. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.85 ve m.89, 7571 sayılı Kanun m.17 ↩
  6. Yargıtay 10. HD, E.2025/242 K.2025/11284, 03.07.2025 ↩
  7. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.149/1 ↩
  8. Yargıtay 10. HD, E.2024/14080 K.2025/9357, 02.06.2025 ↩
  9. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.93/3 ↩
  10. Yargıtay 10. HD, E.2025/12677 K.2025/17602, 17.12.2025 ↩
  11. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.154 ↩
  12. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.156 ↩
  13. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.155/1 ↩
  14. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.158 ↩
  15. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/3 ↩
  16. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.16/1 ve m.16/2 ↩
  17. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.109/4 (7589 sayılı Kanun m.20, yürürlük 31.07.2026) ↩
  18. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.151/1 ↩
  19. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.93/1 ↩

Diğer Makalelerimiz

Randevu Oluştur

Bilgi Almak İçin Arayın

WhatsApp'tan Yazın

Hukuki bir konuda desteğe ihtiyacınız olduğunda buradayız.

Karşılaştığınız hukuki durumları birlikte değerlendirebilir, sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda size yol gösterebiliriz. Sorularınızı sormak veya görüşme planlamak için bizimle iletişime geçmeniz yeterlidir.

Ara WhatsApp