İş Kanunu’na Göre İşçi Hakları: Kapsam, İspat ve Başvuru Yolları

4857 sayılı Kanun’daki işçi hakları yalnızca bu Kanun’un kapsamına giren çalışma ilişkilerinde doğar. Bir çalışanın hangi kanuna tabi olduğu yanlış belirlenirse dava yanlış mahkemede ve yanlış hükümlerle açılır, süreler de bu arada geçer.[1]

Kanun, 4. maddedeki istisnalar dışındaki bütün işyerlerinde iş sözleşmesine dayanan ilişkilere uygulanır; tarım ve orman işyerlerinde ancak 51. işçiyle devreye girer. Alacak, tazminat ve işe iade taleplerinde arabulucuya başvurmak dava şartıdır, işe iade için başvuru fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde yapılır. İş müfettişliğine bireysel alacak başvurusu ise yalnız iş sözleşmesi devam ederken açıktır.

İçindekiler7 başlık

İş Kanunu’nun Kapsamını Belirleyen Ölçütler

Kanun, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine ve bu işyerlerindeki işveren ile işçilere, faaliyet konusuna bakılmaksızın uygulanır.[2] Kapsam üç soruyla belirlenir: ilişki bir iş sözleşmesine dayanıyor mu, işyeri kapsamda mı, çalışan istisna sayılan gruplardan biri mi.

İş sözleşmesi, bir tarafın bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.[3] Sözleşmenin adı belirleyici olmaz, ilişkinin fiilen nasıl yürütüldüğüne bakılır.

İstisna Madde Yerine uygulanan düzen
Deniz ve hava taşıma işleri m.4/a Gemi adamları için Deniz İş Kanunu, diğer çalışanlar için Borçlar Kanunu’nun hizmet sözleşmesi hükümleri
50’den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işyerleri m.4/b Borçlar Kanunu’nun hizmet sözleşmesi hükümleri
Ev hizmetleri m.4/e Borçlar Kanunu’nun hizmet sözleşmesi hükümleri
Çıraklar, sporcular, rehabilite edilenler m.4/f, g, h Kendi özel mevzuatları

Maddenin devamında bazı işler istisnanın dışına çıkarılmıştır: gemilerden karaya yükleme ve boşaltma, havacılığın yer tesisleri, tarım aletlerinin yapıldığı atölye ve fabrikalar, halkın yararlanmasına açık park ve bahçe işleri bunların arasındadır. Bu işlerde çalışanlar İş Kanunu’na tabidir.[4]

Kapsam kontrolü

Tarım İşyerlerinde 50 İşçi Eşiği

Tarım ve orman işyerinde çalışan sayısı 50’ye eşit olsa bile İş Kanunu uygulanmaz, kanun ancak 51. işçiyle devreye girer. Maddenin lafzı “50’den az işçi çalıştırılan (50 dahil)” biçimindedir.[5]

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, buzağı bakımı ve emzirme işinde çalışan bir işçinin davasında fesih tarihinde işyerinde 50’den az işçi çalıştığını esas aldı ve somut dosyada işçi sayısını fesih tarihine göre değerlendirdi. Daire davacının 4857 sayılı Kanun’a tabi olmadığını, uyuşmazlığın Borçlar Kanunu’na göre çözülmesi gerektiğini belirterek İş Kanunu’na göre verilen kabul kararını bozdu; bozma ayrıca şirketin KHK ile kapatılıp kapatılmadığının araştırılması gerekçesine de dayanıyordu (Y. 9. HD E.2022/8621 K.2022/13247, 26.10.2022).

Aynı daire 2020’de istisnanın dar yorumlanması gerektiğini açıkladı: tarım ve orman işletmelerinde bitki ve hayvan üretimi, bakım ve yetiştirmesi dışında kalan işler İş Kanunu’na tabidir. İşçi tarım işinin yanında bekçilik ya da şoförlük gibi başka bir görev de yapıyorsa baskın olan işe bakılır (Y. 9. HD E.2016/34771 K.2020/2734, 20.02.2020, bozma). Gemide çalışanların durumu için gemi adamı hakları davası yazısına bakılabilir.

Tarım işyerinde 50’den az işçi çalışsa bile toplu iş sözleşmesi bağıtlanmışsa üye işçinin uyuşmazlığına iş mahkemesi bakar (Y. 9. HD E.2016/34771 K.2020/2734).

İstisna metni bu tarihlerden beri değişmemiştir.

2020 tarihli karar usul açısından da önemlidir: dava kapsam dışı çıkarsa mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekir, davayı esastan reddetmek usule aykırıdır. İş davasına bakan asliye hukuk mahkemesi, yalnızca iş mahkemesi sıfatıyla açılmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı veremez.

Hak İhlalinde Başvuru Yolları ve Süreler

İhlalin türü başvuru yolunu belirler. Yanlış yola başvurmak ya da süreyi kaçırmak, esastaki haklılığı tek başına yok edebilir.

İhlal Başvuru yolu Süre Dayanak
Ödenmeyen ücret, fazla çalışma ve benzeri alacaklar Arabulucu, ardından iş mahkemesinde alacak davası Ücret alacağında 5 yıl zamanaşımı m.32 son fıkra ve 7036 sayılı Kanun m.3
Geçerli sebep olmadan fesih (30 işçi, 6 ay kıdem) Arabulucu, ardından işe iade davası Tebliğden 1 ay içinde arabulucuya başvuru, son tutanaktan 2 hafta içinde dava m.18, m.20
Eşit davranma ilkesine aykırılık Tazminat ve yoksun kalınan hakların talebi Tazminat 4 aya kadar ücret tutarındadır m.5
İşçinin haklı sebeple derhal feshi Yazılı fesih bildirimi, ardından tazminat talebi Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayanan fesihte (m.24/II, m.25/II) öğrenmeden itibaren 6 iş günü, her halde fiilden itibaren 1 yıl m.24, m.26
Sürmekte olan ihlal İş müfettişliğine şikayet İş sözleşmesi devam ederken m.91/2

Kanuna, iş sözleşmesine ya da toplu sözleşmeye dayanan işçi alacağı ve tazminatı ile işe iade taleplerinde arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Son tutanak dilekçeye eklenmemişse mahkeme bir haftalık kesin süre verir, süre içinde sunulmazsa dava usulden reddedilir.[6]

Rakamlı bir örnek: fesih bildirimi 10 Mart’ta tebliğ edilen işçi, en geç 10 Nisan’da arabulucuya başvurmalıdır. Son tutanak 24 Nisan’da düzenlenirse işe iade davasının açılabileceği son gün 8 Mayıs‘tır. Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.[7]

İşe iade süreleri

İdari Şikayetin Kapsamı ve Sınırı

İş müfettişliğine şikayet, işçinin alacağını tahsil etmesini sağlamaz. Müfettiş denetim yapar, tespitini rapora bağlar ve yaptırım kararını yetkili Çalışma ve İş Kurumu il müdürü verir.[8]

İşçinin kanundan ve sözleşmeden doğan bireysel alacaklarına ilişkin başvurusu üzerine müfettiş yolu yalnız iş sözleşmesi devam ederken açıktır. İş sözleşmesi sona ermişse alacak için tek yol arabuluculuk ve dava olur.[9]

Müfettişin tuttuğu tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir. Rapor ve tutanakların işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı taraflar otuz gün içinde iş mahkemesine itiraz edebilir.[10]

Şikayet işçiyi işten çıkarılmaya karşı da korur. 30 veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde en az altı aylık kıdemi olan işçi bakımından, hakları için idari ya da adli makamlara başvurmak feshe geçerli sebep oluşturmaz.[11]

Hakların İspat Araçları

Haklı bir iddia, delili olmadan sonuç vermez. İşverenin sözleşmeden doğan borcunu yerine getirmediği hâllerde hangi yolla dava açılacağı ve neyin ispat edileceği ayrıca ele alınmıştır. Aşağıdaki tablo, işçinin dava öncesi elinde toplaması gereken belgeleri ve karşı tarafta bulunan kayıtları birlikte gösterir.

Hak İşçinin toplayacağı delil İşverende bulunan kayıt
Ücret Banka hesap dökümü, hesap pusulası Bordro ve ödeme belgeleri
Fazla çalışma Mesaj ve e-posta yazışmaları, giriş çıkış kayıtlarının görüntüsü, aynı işte çalışan tanıklar Puantaj ve vardiya çizelgeleri
Yıllık izin İzin talep ve ret yazışmaları İzin defteri ve izin belgeleri
Fesih Yazılı bildirim, tebliğ zarfı, ayrılış tarihini gösteren belgeler Fesih yazısı ve SGK ayrılış bildirimi
Çalışma ilişkisinin varlığı SGK hizmet dökümü, işyerinde çalıştığını gösteren yazışma ve tanıklar İşe giriş bildirgesi ve personel dosyası

Ücret hesap pusulası işveren tarafından düzenlenir ve işçiye verilir, düzenlenmemesi idari para cezasına bağlıdır.[12]

İspat yükü her hakta aynı yerde durmaz. Feshin geçerli sebebe dayandığını işveren ispatlar, işçi ise feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ediyorsa onu kendisi ispatlar.[13] Eşit davranma ihlalinde işçi ihlalin varlığı ihtimalini güçlü biçimde gösterdiğinde ispat yükü işverene geçer.[14]

Hak Kaybettiren Hatalar

  • Tarım işyerinde çalışırken İş Kanunu’na dayanmak ve işyerindeki işçi sayısını fesih tarihi itibarıyla araştırmamak.
  • Arabulucuya başvurmadan dava açmak, davanın usulden reddine ve sürenin kaçmasına yol açar.
  • İşe iade için tebliğden itibaren bir aylık süreyi, bildirimin tarihini kontrol etmeden hesaplamak.
  • Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayanan derhal fesih hakkını (m.24/II, m.25/II), olayı öğrendikten sonra altı iş günü geçirerek kullanmak.
  • İş sözleşmesi bittikten sonra bireysel alacak için müfettişliğe başvurup beklemek.
  • Müfettiş raporunun işçi alacağı kısmına karşı otuz günlük itiraz süresini kaçırmak.
  • Delilleri işyerinden ayrılmadan önce toplamamak, yazışma ve dökümleri sonradan aramak.

İş Kanunu’na Göre İşçi Hakları Hakkında Sık Sorulanlar

Çalışma biçiminizin hangi kanuna tabi olduğu net değilse, belgelerinizle birlikte bir avukata başvurup kapsamı dava açmadan önce netleştirmeniz süre kaybını önler. Sigortalılık statüsü sorusunda 4/a, 4/b ve 4/c ayrımı yazısındaki kontrol işe yarar.

Kaynaklar

  1. 4857 sayılı İş Kanunu m.1/2 ve m.4 ↩
  2. 4857 sayılı İş Kanunu m.1/2 ↩
  3. 4857 sayılı İş Kanunu m.8/1 ↩
  4. 4857 sayılı İş Kanunu m.4, ayrık haller ↩
  5. 4857 sayılı İş Kanunu m.4/b ↩
  6. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1-2 ↩
  7. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/17 ↩
  8. 4857 sayılı İş Kanunu m.91, m.108 ↩
  9. 4857 sayılı İş Kanunu m.91/2 ↩
  10. 4857 sayılı İş Kanunu m.92/3 ↩
  11. 4857 sayılı İş Kanunu m.18/3-c ↩
  12. 4857 sayılı İş Kanunu m.37, m.102/b ↩
  13. 4857 sayılı İş Kanunu m.20/2 ↩
  14. 4857 sayılı İş Kanunu m.5/7 ↩

Diğer Makalelerimiz

Randevu Oluştur

Bilgi Almak İçin Arayın

WhatsApp'tan Yazın

Hukuki bir konuda desteğe ihtiyacınız olduğunda buradayız.

Karşılaştığınız hukuki durumları birlikte değerlendirebilir, sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda size yol gösterebiliriz. Sorularınızı sormak veya görüşme planlamak için bizimle iletişime geçmeniz yeterlidir.

Ara WhatsApp