İşverenin yükümlülüklerini yerine getirmemesi, işçiye tek bir değil üç ayrı yol açar: alacağı dava ile istemek, iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmek ve idari makamlara başvurmak. Hangi yolun seçileceğini ihlal edilen borcun türü, geçen süre ve elde bulunan belgeler belirler. Yanlış sırayla atılan adım, hakkı kaybettirmese de ispatı zorlaştırır.
Ücret en geç ayda bir ödenir ve ödemeyi ispat yükü işverendedir. Ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde ödenmeyen ücret işçiye iş görmekten kaçınma hakkı, ödenmeyen ya da kanuna uygun hesaplanmayan ücret ise haklı fesih hakkı verir. Sigortaya bildirilmeyen çalışma için çalışılan yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde hizmet tespit davası açılır; alacak ve tazminat davalarında arabulucuya başvurmak dava şartıdır.
İçindekiler10 başlık
Yükümlülük İhlalinde Başvuru Yolları
Aşağıdaki tablo, ihlal edilen borca göre işçinin hangi talebi ileri sürebileceğini ve hangi yolu izleyeceğini gösteriyor.
| İhlal edilen borç | Dayanak | İşçinin talebi | Yol |
|---|---|---|---|
| Ücretin ödenmemesi veya eksik ödenmesi | 4857 m.32, 34 | Ücret alacağı, faiz, haklı fesih halinde kıdem tazminatı | Arabuluculuk, ardından iş mahkemesi |
| Sigortasız veya eksik primle çalıştırma | 5510 m.8, 86 | Hizmet tespiti, haklı fesih | İş mahkemesi, SGK denetim şikayeti |
| Yazılı belge verilmemesi | 4857 m.8/3, 99 | Çalışma koşullarının ispatında işveren aleyhine delil | Dava içinde delil, idari şikayet |
| Çalışma belgesinin verilmemesi | 4857 m.28 | Zarar doğmuşsa tazminat | İş mahkemesi |
| İş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınmaması | 6331 m.4, 13, TBK m.417 | Tedbir talebi, fesih, uğranılan zarar | İşyeri kurulu veya işveren, ardından mahkeme |
Üç yol birbirini dışlamaz. İşçi hem haklı fesih yapıp hem alacak davası açabilir, idari şikayet ise mahkeme sürecini durdurmaz.
Ücret Borcunun İhlali ve Ödemenin İspatı
Ücret en geç ayda bir ödenir ve ücret alacaklarında zamanaşımı beş yıldır.[1] Ödemeyi ispat yükü işverendedir, çünkü ödeme borcu sona erdiren olgudur. İşçi çalıştığını ve ücretin miktarını gösterir, işveren ise ödediğini belgeyle kanıtlar.
Banka dekontu ya da işçinin imzasını taşıyan bordro bu belgelerin başında gelir. Elden ödeme iddiasında imzasız bordro işveren için yetersiz kalır.
Bir davada ilk derece mahkemesi, ödemeyi gösteren imzalı bordro ya da banka kaydı bulunmadığı gerekçesiyle ücret ve asgari geçim indirimi alacağını kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi de bu sonucu benimsemiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu kararı onadı.[2]
İmzalı bordro her zaman işvereni kurtarmaz. Yargıtay, bordrodaki ücretin gerçek ücreti yansıtmadığı durumda gerçek ücretin tespitini esas alır ve bordro hilesi varsa bordrodaki fazla çalışma, hafta tatili ve bayram tahakkuklarını temel ücretin parçası sayar. Bu durumda imzalı veya imzasız olması sonucu değiştirmez ve tanıkla ispat yolu açılır. Daire bu somut davada bordro hilesi bulmadı; imzalı bordrodaki fazla çalışma tahakkuklarının sembolik sayılmasını hatalı buldu ve ilkeyi koşullu olarak, hile bulunan haller için koydu.[3]
Dava dilekçesinde “ücretim ödenmedi” cümlesi yetmez. Hangi ayların ödenmediği, kısmen ödenen ayların hangileri olduğu ve elden ödeme iddiasına itirazın nasıl yapıldığı ayrı ayrı yazılmalıdır.
Ücret Ödenmeyince İş Görmekten Kaçınma ve Haklı Fesih
Ücretini ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde ödenmeyen işçi, mücbir neden yoksa iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu kaçınma grev sayılmaz ve işveren bu nedenle sözleşmeyi feshedemez, gününde ödenmeyen ücret için mevduata uygulanan en yüksek faiz işler.[4]
İşçi kaçınmak yerine sözleşmeyi de feshedebilir. İşveren ücreti kanuna veya sözleşmeye uygun hesaplamaz ya da ödemezse işçiye derhal fesih hakkı doğar.[5]
Bu hak da süreye bağlıdır, çünkü m.26 uyarınca olayı öğrendiği günden başlayarak altı iş günü geçtikten sonra fesih yetkisi kullanılamaz.[6] Ücretin ödenmemesi ise Yargıtay’a göre devam eden bir durumdur: ücret ödenmediği sürece fesih hakkı sürer, ücret ödenip ihlal sona ermişse altı iş günü kuralı işler.[7] Yine de fesih ihtarını geciktirmemek daha güvenlidir.
Bölge Adliye Mahkemesi, fazla çalışma ve genel tatil ücretlerinin bir kısmının ödenmemesini haklı fesih nedeni saymış ve kıdem tazminatını kabul etmiş, Yargıtay bu kararı onamıştır.[8]

Bildirim ve Prim Yükümlülüğünün İhlali
İşveren sigortalıyı, sigortalılık başlangıcından önce işe giriş bildirgesiyle Kuruma bildirmekle yükümlüdür. İnşaat, balıkçılık ve tarım işyerlerinde bildirim en geç çalışmaya başlatıldığı gün yapılabilir.[9] Hiç bildirilmeyen veya eksik bildirilen işçinin elindeki yol hizmet tespit davasıdır.
Hizmetleri bildirilmeyen sigortalı, çalıştığı yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde iş mahkemesine başvurmalıdır.[10] Davalı, işçinin çalıştığı işverendir ve Kurum davaya ihbar edilir. Kanun arabuluculuğu alacak, tazminat ve işe iade davalarına bağladığı için salt hizmet tespiti talebi bu kapsamda sayılmaz; aynı davada alacak da isteniyorsa o talep için arabuluculuk gerekir.[11]
Prim eksikliği ücret farkı ve fesih bakımından da önemlidir. Asgari ücretle bildirilen ancak elden fark alan işçinin gerçek ücreti tanıkla ve emsal araştırmasıyla belirlenir, prim farkı ise ayrıca Kurumca takip edilir.
Yazılı Belge ve Çalışma Belgesi Borçları
Yazılı sözleşme yapılmayan hallerde işveren, işçiye en geç iki ay içinde çalışma koşullarını gösteren yazılı bir belge vermelidir. Sözleşme iki ay dolmadan biterse belge en geç sona erme tarihinde verilir.[12]
Belgenin verilmemesi sözleşmeyi geçersiz kılmaz. Dava açısından asıl sonucu ispattadır: çalışma saati veya ücret konusunda yazılı bir kayıt sunamayan işveren, işçinin anlattığı düzene karşı savunmasını tanıkla kurmak zorunda kalır. İdari para cezası ayrı bir yaptırım olup tutarı her yıl yeniden değerleme oranıyla güncellenir.[13]
İşten ayrılan işçiye işin çeşidini ve süresini gösteren çalışma belgesi verilir. Belge vaktinde verilmezse veya doğru olmayan bilgi içerirse zarar gören işçi tazminat isteyebilir.[14] Zararın ispatı işçiye düşer, örneğin belge yüzünden kaçırılan bir iş teklifi somut biçimde gösterilmelidir.
İş Sağlığı ve Güvenliği Borcunun İhlali
İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamak, risk değerlendirmesi yapmak ve tedbirlere uyulup uyulmadığını denetlemekle yükümlüdür.[15] Türk Borçlar Kanunu da işverene işçinin kişiliğini koruma ve iş sağlığı güvenliği için gerekli her türlü önlemi alma borcu yükler.[16]
Ciddi ve yakın tehlike halinde işçi önce kurula, kurul yoksa işverene başvurarak tespit ve tedbir ister. Başvurunun yazılı yapılması ve bir örneğinin saklanması sonraki ispat için belirleyicidir. İşveren talebi kabul ederse işçi tedbirler alınıncaya kadar ücreti saklı kalarak çalışmaktan kaçınabilir.[17]
Talebe rağmen gerekli tedbirler alınmazsa işçi iş sözleşmesini feshedebilir.[18] Fesihten önce talebin yazılı olarak yapıldığını göstermek, davada işçinin elindeki en önemli belgedir. İşverenin borca aykırı davranışından doğan zararlar ise sözleşmeye aykırılık hükümlerine tabidir.[19]

Dava Öncesi Arabuluculuk ve İhtar
Kanuna veya iş sözleşmesine dayanan işçi alacağı ve tazminatı davalarında arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır ve son tutanak dava dilekçesine eklenir.[20] Tutanak eklenmezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir, süre içinde sunulmazsa dava usulden reddedilir. İş kazası ve meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat davaları bu şarttan istisnadır (m.3/3); iş sağlığı ve güvenliği ihlalinden doğan iş kazası tazminatı için arabuluculuk aranmaz.
Haklı fesih yapılacaksa ihtarname noter veya KEP aracılığıyla yazılı olarak çekilir ve ihlal edilen borcun hangisi olduğu açıkça yazılır. Fesih sebebi ihtarnamede somut olarak yazılmalıdır, çünkü dava boyunca esas alınması beklenen metin budur. Fesih sebebi ücretin yatmamasıysa süre ve faiz hesabı maaş yatmayan işçinin 20 günlük hakkı başlığında ayrıca işlenir.
Dilekçede ve Süreçte Sık Yapılan Hatalar
Tablo, ihlal davalarında en çok görülen hataları ve düzeltmelerini gösteriyor.
| Hata | Sonucu | Düzeltme |
|---|---|---|
| Ödenmeyen ayların listesinin verilmemesi | Bilirkişi hesabı belirsiz kalır, işveren tek toplu ödemeyle savunur | Ay ay ödenen ve ödenmeyen tutar tablosu |
| Fesih ihtarnamesinin geciktirilmesi | Ücret ödenmişse altı iş günü itirazı doğabilir | İhlali öğrenir öğrenmez ihtar |
| Tedbir talebinin sözlü yapılması | İş güvenliği ihlali ispatlanamaz | Yazılı başvuru, tutanak veya e-posta |
| Hizmet tespitinde Kurum davalı gösterilmesi | Kurum davalı değil, ihbar edilen ve fer’i müdahil olarak katılan taraftır | Davalı işveren, Kurum ihbar edilir |
| İmzalı bordroya itiraz edilmemesi | Bordro, sahteliği ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılır | Bordro hilesi veya gerçek ücret iddiasını delille ileri sürmek |
Davadan Önce Kontrol Listesi
- İhlal edilen borç tek tek yazıldı ve her biri için dayanak madde belirlendi mi?
- Bordro, banka hareketi, SGK hizmet dökümü ve yazılı başvurular toplandı mı?
- Haklı fesih yapılacaksa ihtarname süre içinde çekildi mi?
- Hizmet tespiti için beş yıllık süre yıl sonundan itibaren kontrol edildi mi?
- Arabuluculuk son tutanağı alındı mı?
Bu liste genel bir çerçevedir. Her dosyada belge durumu farklıdır, somut olayın bir avukat tarafından değerlendirilmesi isabetli olur.
İşverenin Yükümlülük İhlali Hakkında Sık Sorulan Sorular
İhlal davalarında sonucu çoğu zaman hukuki tartışmadan çok, ödeme, bildirim ve başvuru belgelerinin dosyaya zamanında girmesi belirler.
Kaynaklar
- 4857 sayılı İş Kanunu m.32 ↩
- Y. 9. HD, E.2025/7624 K.2025/8808, 18.11.2025, gerekçe ilk derece ve BAM’a ait, Yargıtay HMK m.370/1 uyarınca onadı ↩
- Y. 9. HD, E.2026/1146 K.2026/3531, 20.04.2026, bozma; gerekçe Yargıtay’a aittir ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.34 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.24/II-e ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.26 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2015/26049 K.2018/22054, 03.12.2018 ↩
- Y. 9. HD, E.2025/6873 K.2025/8143, 21.10.2025, gerekçe BAM’a ait, Yargıtay onadı ↩
- 5510 sayılı Kanun m.8 ↩
- 5510 sayılı Kanun m.86 ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.8/3 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.99/1-c; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.17/7 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.28 ↩
- 6331 sayılı Kanun m.4 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.417/1-2 ↩
- 6331 sayılı Kanun m.13/1-2 ↩
- 6331 sayılı Kanun m.13/4 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.417/3 ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1-2 ↩