İş arama izni ücreti davası, işverenin ihbar süresi içinde günde en az 2 saatlik izni hiç vermediği ya da eksik verdiği durumda açılır. Kanun bu halde o süreye ilişkin ücretin işçiye ödenmesini ister.[1] Uyuşmazlık çoğu zaman hakkın varlığında değil, iznin kullandırılıp kullandırılmadığının nasıl kanıtlanacağında düğümlenir.
Hak ancak işleyen bir bildirim süresinde doğar; deneme süresindeki fesihte, belirli süreli sözleşme kendiliğinden sona erdiğinde ya da işveren ihbar ücretini peşin ödeyip sözleşmeyi hemen bitirdiğinde iş arama izni ücreti istenemez. İş arama izni yıllık izne yedirilemez, ibraname de kanundaki koşulları taşımıyorsa kesin olarak hükümsüzdür. Dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır, ücret alacağında zamanaşımı beş yıldır.
İçindekiler8 başlık
İş Arama İzni Davasının Dayanağı ve Sınırları
Dayanak 4857 sayılı Kanun’un 27. maddesidir. İşveren bildirim süreleri içinde işçiye iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan, günde iki saatten az olmamak üzere izin vermek zorundadır.[2] İşçi saatleri birleştirip toplu da kullanabilir, ama bunu işten ayrılacağı günden önceki günlere rastlatmalı ve işverene bildirmelidir.
Ev hizmetleri 4857 kapsamı dışında kaldığı için orada aynı hak Türk Borçlar Kanunu’ndan doğar ve belirsiz süreli sözleşmenin feshinde günde iki saat izin öngörür.[3]
Hak, işleyen bir bildirim süresine bağlıdır. Deneme süresi içindeki fesihte bildirim süresine gerek yoktur ve belirli süreli sözleşme süre bitince kendiliğinden sona erer.[4][5] İşveren ihbar süresine ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi hemen bitirmişse çalışılan bir bildirim süresi kalmaz ve iş arama izni ücreti istenemez.[6] Peşin ücret ödenmemiş ya da eksik ödenmişse dava ihbar tazminatı (veya farkı) üzerinden kurulur.[7]
Kanun ayrıca fesih halinde ihbar süresi ile iş arama izinlerinin yıllık ücretli izin süreleri içine yedirilemeyeceğini söyler.[8] İşverenin "kalan yıllık izninizi ihbar süresinde kullandırdık" savunması bu hükümle karşılanır.
Fesih Bildirimindeki İzin Yazısı ve Yargıtay’ın Yaklaşımı
İşverenler fesih bildirimine çoğu kez "günde 2 saat iş arama izniniz vardır" cümlesini ekler ve dava bu yazıyla savunulur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin E.2023/19275 K.2024/1987 sayılı kararı (13.02.2024) bu tür bir bildirimin dosyada nasıl değerlendirildiğini gösteriyor.
Olayda işçiye tebliğ edilen fesih bildiriminde günde 2 saat iş arama izni olduğu ve izinlerin toplu kullanılabileceği yazılıydı. İlk derece mahkemesi ihbar tazminatına hükmetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinafı reddetmişti. Yargıtay ihbar süresinin tam kullandırıldığı sonucuna vararak ihbar tazminatı talebinin reddi gerektiğini belirtti ve bozma kararı verdi, gerekçe bu bozma kararına aittir.
Karar iş arama izni ücretine hüküm kurmuyor, ihbar tazminatını inceliyor. Aynı Daire, iş arama izninin verilmemesinin yaptırımının 4857 m.27’de ayrıca düzenlendiğini, bu nedenle iznin verilmemesinin ihbar önelini geçersiz kılmadığını belirtiyor.[9] İhbar tazminatı ile iş arama izni ücreti bu yüzden ayrı kalemlerdir. İşçi tarafı bildirimde izin cümlesi bulunsa bile bildirimin tebliğ tarihini ve izin saatlerinin fiilen kullanılıp kullanılmadığını ayrıca ortaya koymalıdır.
İspat Yükü ve Dosyaya Girecek Deliller
Genel ispat kuralına göre iddiasını dayandırdığı olguyu ispat etmek o olguyu ileri süren tarafa düşer.[10] İşçi ihbar süresinin işlediğini ve kaç gün çalıştığını gösterir; izni kullandırdığını ileri süren işverenin bunu belgeyle göstermesi uygulamada beklenir.
Aşağıdaki tablo hangi belgenin kimin lehine işleyebileceğini gösteriyor.
| Delil | Neyi gösterir | Kimin işine yarar |
|---|---|---|
| Fesih bildirimi ve tebliğ belgesi | İhbar süresinin başlangıcı, izin cümlesinin yazılı olup olmadığı | İki taraf için de gerekli |
| İmzalı izin formu | İşçinin izni kullandığına dair beyanı | İşveren |
| Giriş çıkış ve kart kayıtları | İzin saatinde işyerinde çalışıldığı | İşçi |
| Yazılı talep ve işverenin cevabı | İznin istendiği, reddedildiği ya da cevapsız bırakıldığı | İşçi |
| Bordro ve banka dökümü | İzin saatleri için kesinti yapılıp yapılmadığı | İki taraf için de gerekli |
| Aynı bölümde çalışanların tanıklığı | Fiili uygulama | İki taraf için de gerekli |
İmzalı izin formu işçi aleyhine güçlü bir belgedir. Formun ihbar süresi bittikten sonra ya da başka bir evrakla birlikte imzalatıldığı ileri sürülecekse, bunu destekleyen yazışma ve tanık dosyaya baştan eklenmelidir.

İbraname, Bordro ve Makbuz Hükmü
İhbar süresi sonunda imzalanan "tüm alacaklarımı aldım" metni davayı kendiliğinden bitirmez. İbra sözleşmesinin geçerli olması için şu koşullar birlikte aranır:[11]
- Sözleşmenin yazılı olması
- İş sözleşmesinin bitmesinden itibaren en az bir ay geçmiş olması
- İbra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça yazılması
- Ödemenin noksansız ve banka aracılığıyla yapılması
Bu unsurları taşımayan ibraname kesin olarak hükümsüzdür. Hakkın gerçek tutarda ödendiğini içermeyen belge ise yalnızca içerdiği miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir.[12]
İbranamede iş arama izni kalemi hiç geçmiyorsa dilekçede bu açıkça vurgulanır. Bordroda "izin kesintisi" gibi bir satır görülürse ayrıca kesinti iddiası olarak ileri sürülür, çünkü kanun izin süresince ücret kesintisini yasaklar.
Dilekçede Talep Kaleminin Kurulması ve Hesap
Talep kalemi, kullandırılmayan saat sayısı ile saat ücretinin çarpımıdır. Fesihle birlikte doğan diğer kalemlerle birlikte nasıl kurulacağı için feshe bağlı işçilik alacakları da gözden geçirilebilir. Saat ücreti için uygulamada brüt aylık ücret 225 saate bölünür, bu bölen kanunda yazmaz ve dilekçede varsayım olarak belirtilir.
Örnek: brüt aylık ücreti 45.000 TL olan ve kıdemi bir yıl olan işçi, 4 haftalık ihbar süresinde haftada 6 gün çalışmıştır. Çalışılan gün 24, hak edilen izin 24 x 2 = 48 saattir ve saat ücreti 45.000 / 225 = 200 TL olduğundan izin ücreti 48 x 200 = 9.600 TL brüt çıkar.
İşveren izin saatlerinde işçiyi çalıştırmışsa kanun, izin ücretine ilaveten çalıştırılan sürenin ücretinin yüzde yüz zamlı ödenmesini ister.[13] Aynı örnekte zamlı ücret 48 x 200 x 2 = 19.200 TL olur. Kanun zamlı ücretin izin ücretine “ilaveten” ödeneceğini söyler; yine de zamlı tutarın izin ücretini kapsayıp kapsamadığı tartışılabilir, bu nedenle iki kalem dilekçede ayrı yazılır ve hesap kalemi bilirkişi raporuyla denetlenir.
Aşağıdaki örnek dilekçe bölümü bu kurguyu gösteriyor.
[…] İŞ MAHKEMESİ’NE
DAVACI: [Ad Soyad], T.C. Kimlik No: […]
DAVALI: [İşveren unvanı], [adres]
KONU: İş arama izni ücreti alacağının tahsiline ilişkin talebimizdir.
AÇIKLAMALAR:
1. Davacı, davalı işyerinde […] tarihinden […] tarihine kadar çalışmıştır. İş sözleşmesi davalı tarafından […] tarihinde bildirimle feshedilmiş, […] haftalık bildirim süresi […] tarihinde sona ermiştir.
2. Bildirim süresi boyunca 4857 sayılı Kanun’un 27. maddesi uyarınca günde iki saat iş arama izni kullandırılmamıştır. Davacı […] tarihinde yazılı talepte bulunmuş, talep cevapsız bırakılmıştır.
3. Bildirim süresindeki […] iş günü için […] saat izin hakkı doğmuş, bu süre için ücret ödenmemiştir. İzin saatlerinde çalıştırıldığımız giriş çıkış kayıtlarıyla sabittir.
4. Davalıya karşı dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş ve son tutanak ekte sunulmuştur. Ödemeye ilişkin ibraname imzalanmışsa iş arama izni alacağı belgede açıkça gösterilmediğinden hükümsüzdür.
HUKUKİ NEDENLER: 4857 sayılı İş Kanunu m.17, 27, 59, 7036 sayılı Kanun m.3, 6098 sayılı TBK m.420 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER: Fesih bildirimi, bordrolar, banka kayıtları, giriş çıkış kayıtları, yazılı talep, tanık, bilirkişi ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, […] TL brüt iş arama izni ücretinin ve yüzde yüz zamlı çalışma ücreti farkının temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini saygıyla talep ederim.
[Tarih]
Davacı
(İmza)
Arabuluculuk, Zamanaşımı ve Faiz
Kanuna dayanan işçi alacağı için dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Son tutanağın aslı ya da onaylı örneği dava dilekçesine eklenir, eklenmezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir ve sürede sunulmazsa dava usulden ret edilir.[14]
Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır.[15] İş arama izni ücretini ücret alacağı olarak ele almak doğal bir yorumdur ve dilekçede başlangıç tarihi olarak genellikle ihbar süresinin bittiği gün gösterilir.
Faiz talebi dilekçede ayrıca yazılır, başlangıç tarihi alacağın niteliğine ve varsa ihtara göre mahkemece belirlenir. Dilekçede yalnızca "kanuni faiz" demekle yetinmeyip talep edilen faiz türü ve başlangıç tarihi açıkça gösterilir.
Davada Sık Düşülen Hatalar
Dosyalarda tekrar eden hatalar şunlar.
| Hata | Sonucu |
|---|---|
| Saat hesabını takvim günüyle yapmak | İzin işe gidilen günler için işler, şişmiş talep bilirkişi raporunda düzelir |
| İhbar tazminatı ile iş arama izni ücretini aynı kalem saymak | İlki bildirim şartına uyulmamasının, ikincisi çalışırken izin verilmemesinin sonucudur, ayrı yazılmazsa biri unutulur |
| Yıllık izin ihbar süresine yedirilmişse bunu dilekçeye yazmamak | Kanun iki izni iç içe geçirmeyi yasakladığı için işverenin savunması karşılanmamış kalır |
| Toplu kullanımı işverene bildirmeden işe gelmemek | Art arda iki işgünü devamsızlık, haklı fesih nedeni olarak ileri sürülebilir[16] |
| İbranameyi okumadan imzalamak | Geçerlilik koşulları aranır ama itiraz dosyada baştan düşünülmemişse delil toplamak güçleşir |
| Dilekçeye yalnızca "tüm işçilik alacakları" yazmak | Kalem ve saat belirtilmeyen talep bilirkişiye boş bırakılır |

İş Arama İzni Davası Hakkında Sık Sorulanlar
Dava sürecinde en çok sorulan konular şunlar.
Yazıdaki hesap varsayımsal rakamlarla kurulmuştur. Kendi dosyanızda süre, ücret ve ibraname farklı sonuç verebilir, dava açmadan önce belgelerinizi bir avukata göstermeniz yerinde olur.
Kaynaklar
- 4857 sayılı İş Kanunu m.27/2 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.27/1 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.421/2 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.15/2 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.430/1 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.17/5 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.17/4 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.59/2 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2025/7334 K.2025/7797, 14.10.2025 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.6 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.420/2 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.420/2-3 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.27/3 ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1-2 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.32/son ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.25/II-g ↩