Askerlik Nedeniyle İstifada Kıdem Tazminatı: Belgeler, İhbar ve Hesap

Askerlik nedeniyle istifa eden işçi, aynı işverende en az bir yılı doldurmuşsa kıdem tazminatına hak kazanır. Gündelik dilde istifa denen bu ayrılış hukuken bir fesih türüdür ve dayanağı 4857 sayılı Kanun değil, yürürlükte bırakılan 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesidir.

Uyuşmazlıkların çoğu hakkın varlığında değil, feshin askerliğe bağlanmasında çıkar. Bu bağı ispat yükü işçidedir ve en güçlü kanıt, askerlik hizmetinin başladığı tarihi gösteren sevk belgesidir; sebep ispat edilemezse ayrılış sıradan istifa sayılabilir. Kıdem tazminatı her tam yıl için 30 günlük giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanır, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır ve zamanaşımı beş yıldır.

İçindekiler9 başlık

Askerlik Nedeniyle İstifanın Kanuni Dayanağı

4857 sayılı İş Kanunu yürürlüğe girdiğinde 1475 sayılı Kanun’un yalnız kıdem tazminatını düzenleyen 14. maddesi ayakta kaldı.[1] Bu madde, sözleşmenin muvazzaf askerlik hizmeti nedeniyle sona ermesini kıdem doğuran haller arasında sayıyor.

“Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin: … 3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyle, … Feshedilmesi … hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir.” 1475 sayılı İş Kanunu m.14/1

Bu fesih 4857 sayılı Kanun’un 24. maddesindeki haklı nedenlerden biri değildir ve işverenin onayına bağlı değildir. Karıştırılan diğer hüküm 4857 sayılı Kanun’un 31. maddesidir. O madde muvazzaf askerlik dışındaki silah altına alınmaları, yani manevra ve benzeri çağrıları düzenler ve kendi başına kıdem hakkı vermez.

7179 Sayılı Askeralma Kanunu’na Göre Kapsam

1111 sayılı Askerlik Kanunu 7179 sayılı Askeralma Kanunu ile yürürlükten kalktı ve mevzuattaki atıflar yeni kanuna yapılmış sayıldı.[2] Muvazzaf askerliğin hangi hizmetleri kapsadığı bu yüzden artık 7179 sayılı Kanun’a göre belirlenir.

Aşağıdaki tablo, işçinin ayrılış sebebine göre 1475 sayılı Kanun’un 14/1-3 bendinin uygulanıp uygulanmadığını gösteriyor.

Askerlik biçimi Hizmet süresi Kıdem bakımından sonuç
Er ve erbaş olarak muvazzaf askerlik 6 ay Kapsamda
Yedek subay veya yedek astsubay olarak askerlik 12 ay Kapsamda
Bedelli askerlik Bir aylık temel askerlik eğitimi Sözleşme feshedilmişse kapsamda, yalnız ücretsiz izin kullanılmışsa fesih yok
Yedek olarak silah altına alınma, manevra Çağrıya göre 4857 m.31 uygulanır, 14/1-3 değil

Hizmet süreleri erbaş ve erler için altı ay, yedek subay ve yedek astsubaylar için on iki aydır.[3] Eski düzendeki kısa dönem ve uzun dönem ayrımı bu kanunla kalktı. Kıdem hakkı bakımından ise süre farkının hiçbir önemi yoktur, belirleyici olan muvazzaf hizmete gitmek için ayrılmış olmaktır.

Bedelli askerlik de kanunda bedelin ödenmesi ve temel askerlik eğitiminin yapılması şartıyla yerine getirilen bir askerlik hizmeti olarak tanımlanır.[4] Bir aylık eğitim için sözleşmesini fesheden işçi bu bende dayanabilir. Eğitimi ücretsiz izinle geçirip işe dönen işçide ise sona eren bir sözleşme olmadığından kıdem tazminatı da doğmaz.

Feshin Askerliğe Bağlanması ve İspat

Kanun işçinin feshini bir şekle bağlamaz, ama kıdem talebinde ispat yükü işçidedir. İşçi, sözleşmeyi gerçekten askere gitmek için sona erdirdiğini göstermek zorundadır. İşverenin bedelli askerlik yüzünden işçiyi çıkarması ise başka bir uyuşmazlıktır: bedelli askerlik nedeniyle işten çıkarılan işçinin hakları.

Bu bağın en güçlü kanıtı sevk belgesidir. Askerlik hizmeti, ilk sevk sırasında verilen sevk belgesinde yazılı tarihte başlar.[5] Fesih tarihi bu tarihe ne kadar yakınsa, ayrılışın başka bir işe geçmek için yapıldığı savunması o kadar zayıflar.

İşverenin SGK’ya verdiği işten ayrılış bildirgesindeki kod da delil değeri taşır. Askerlik için ayrılışın kodu 12’dir. Yurt dışı şantiyesinde çalışan bir işçinin kıdem davasında ilk derece mahkemesi, işçinin askerlik nedeniyle ayrıldığını SGK kayıtlarından kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinafı reddetmiş ve Yargıtay kararı onamıştır.[6]

İspat dosyası şu sırayla kurulduğunda tarihler birbirini doğrular.

  1. e-Devlet’ten alınan sevk belgesi ya da celp bilgisini gösteren çıktı
  2. Askerlik gerekçesini ve son çalışma gününü açıkça yazan, tarihli fesih bildirimi
  3. Bildirimin işverene ulaştığını gösteren kayıt (imzalı alındı, e-posta yanıtı, noter ya da KEP)
  4. İşten ayrılış bildirgesi ve SGK hizmet dökümü, kodun 12 girilip girilmediğini görmek için
  5. Birliğe katılışı, sonra da terhisi gösteren askerlik durum belgesi

Bildirgede kod 03 (istifa) görünüyorsa bu tek başına hakkı ortadan kaldırmaz, ama işçiye ek ispat yükü bindirir. Kodun düzeltilmesini ayrılış sırasında yazılı olarak istemek, davadaki tartışmayı baştan küçültür.

Fesihten sonra sevkin ertelendiği durumlar ayrı bir risk taşır. Tutukluluk, belgelenmiş hastalık ya da yakın akrabanın ölümü, evlenmesi ve çocuk doğumu gibi sebeplerle sevk yaptırılmayabilir.[7] Böyle bir durumda feshin askerlik sebebine dayandığını gösteren belgeler korunmalı, sonraki celpte katılış belgesi de dosyaya eklenmelidir.

Askerlik feshinin ispat dosyası

İhbar Süresi: İki Taraf İçin de Tazminat Doğmaz

Askerlik nedeniyle ayrılan işçi ihbar tazminatı isteyemez, işveren de işçiden bildirim süresine ait ücreti talep edemez. Yargıtay bu iki yönlü sonucu 2023 tarihli bir bozma kararında da açıkça yineledi.

“Anılan fesihlerde işveren de ihbar tazminatı talep edemez.” Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/16175 K.2023/2072, 14.02.2023

Kararın “anılan fesihler” dediği, 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesindeki emeklilik, muvazzaf askerlik ve evlilik gibi sebeplerle işçinin yaptığı fesihlerdir. Uygulamada işçiler çoğu zaman sevk tarihine kadar çalışır ve son iş gününü bildirime yazar, bu da işverene planlama imkanı bırakır. Evlilik nedeniyle yapılan fesihler de aynı maddeye dayanır; evlilik nedeniyle iş akdi feshi ayrı bir uyuşmazlık türüdür.

Askerlik sebebini sonradan ispat edemeyen işçinin feshi ise sıradan istifa sayılabilir. O durumda 2 ila 8 haftalık bildirim süresine uyulmadıysa işverenin ihbar tazminatı talebiyle karşılaşmak mümkündür.[8]

Kıdem Tazminatının Hesabı: Rakamlı Örnek

Kıdem tazminatı, her tam yıl için 30 günlük giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanır ve yıldan artan süreler aynı oranla eklenir. Ücrete ek olarak düzenli verilen yemek, yol ve benzeri para ile ölçülebilen menfaatler de hesaba girer.[9]

Yıllık tutar tavanı aşamaz ve tavan, sözleşmenin sona erdiği tarihteki dönem değeriyle belirlenir. 01.07.2026-31.12.2026 dönemi için tavan 73.729,87 TL‘dir (Kaynak: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, kıdem tazminatı tavanı duyurusu).

Örnek olarak 02.04.2023’te işe başlayan, sevk belgesindeki tarih 24.11.2026 olan ve sözleşmesini 13.11.2026’da sona erdiren bir işçiyi ele alalım. Çıplak brüt ücreti 38.000 TL, aylık yemek yardımı 3.300 TL, yol yardımı 1.700 TL ise giydirilmiş ücret 43.000 TL olur ve tavanın altında kalır.

Kıdem süresi 3 yıl 7 ay 11 gündür. Üç tam yıl için 129.000 TL, yedi ay için 25.083,33 TL, on bir gün için 1.295,89 TL hesaplanır ve brüt kıdem tazminatı 155.379,22 TL eder.

Kıdem tazminatı gelir vergisinden istisnadır ve SGK primine tabi tutulmaz.[10] Ödemeden yalnız damga vergisi kesilir, bu yüzden bordrodaki net tutar brüt rakama çok yakın çıkar.

Kıdemi Almak ya da Dönüşe Bırakmak: Hizmet Birleştirme

Askere giderken kıdem tazminatını alan işçinin o dönemi tasfiye edilmiş olur ve terhisten sonra aynı işverende yeniden çalışsa bile ikinci kez hesaba girmez. Yargıtay bu ilkeyi, askerlik nedeniyle kıdemi ödenmiş ilk dönemi hizmet süresine katan kararı bozarak uyguladı.[11]

“Ancak aynı işverene ait bir ya da değişik işyerlerinde çalışılan süre için kıdem tazminatı ödenmemişse, bu süre aynı işverende geçen sonraki hizmet süresine eklenerek son ücret üzerinden kıdem tazminatı hesaplanmalıdır.” Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6446 K.2025/8437

Bunun tersi de geçerlidir. Askerlik nedeniyle feshedilen ve kıdemi ödenmeyen dönem, işçi aynı işverene döndüğünde sonraki hizmete eklenir ve tazminat son ücret üzerinden hesaplanır.

Tasfiyenin başka bir sonucu da vardır. Askere giderken kıdemini alıp dönüşte aynı işyerinde yeniden başlayan bir işçinin toplu sözleşmedeki derece intibakı talebi, bölge adliye mahkemesince tasfiye gerekçesiyle reddedildi ve Yargıtay kararı onadı.[12] Dönüşte başlayan çalışma bu durumda önceki sözleşmenin devamı değil, yeni bir sözleşme sayılır.

Askerlik nedeniyle ayrılışta haklar

Ayrılırken Ödenmesi Gereken Ücret Alacakları

Sözleşme sona erdiğinde işçinin ücreti ile sözleşmeden ve kanundan doğan para ile ölçülebilen bütün menfaatleri tam olarak ödenmelidir.[13] Kıdem tazminatı bu kalemlerin yerine geçmez, onlara eklenir.

Kullanılmamış yıllık izin süreleri sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden paraya çevrilir.[14] Yukarıdaki örnekte işçinin 12 günlük izni kullanılmamışsa 38.000 TL’lik ücret üzerinden 15.200 TL izin ücreti ödenir, son ayın 13 günlük ücreti ile varsa fazla çalışma ücretleri de buna eklenir.

Kıdem tazminatı zamanında ödenmezse gecikme için mevduata uygulanan en yüksek faiz işler.[15] Gününde ödenmeyen ücretler için de aynı faiz oranı uygulanır.[16]

Arabuluculuk, Dava ve Beş Yıllık Süre

Kıdem tazminatı ve ücret alacakları için dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır.[17] Arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır, bu süre zorunlu hallerde en çok bir hafta uzatılabilir.

Kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti için zamanaşımı beş yıldır, ücret alacakları da aynı süreye tabidir.[18] Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur.[19]

Askerde geçen süre ise kanunda zamanaşımını durduran haller arasında sayılmaz.[20] Altı ya da on iki aylık hizmet beş yıllık sürenin içinde işler, bu yüzden işçi isterse askerdeyken vekil aracılığıyla da arabuluculuk sürecini başlatabilir.

Askerlik Nedeniyle İstifa Hakkında Sık Sorulan Sorular

Bu başlık, askerlik nedeniyle ayrılan işçilerin dosya hazırlarken en sık takıldığı noktaları cevaplıyor.

Bu yazı genel bilgi verir, sevk tarihi, bildirgedeki kod ve önceki çalışma dönemleri her dosyada sonucu farklılaştırabilir. Belgelerinizi kendi durumunuz üzerinden değerlendirmek için bir avukata danışmanız yerinde olur.

Kaynaklar

  1. 4857 sayılı İş Kanunu m.120 ↩
  2. 7179 sayılı Askeralma Kanunu m.63 ↩
  3. 7179 sayılı Askeralma Kanunu m.5/2 ↩
  4. 7179 sayılı Askeralma Kanunu m.3/1-e ve m.9/1 ↩
  5. 7179 sayılı Askeralma Kanunu m.5/9 ↩
  6. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/7761 K.2025/9755, 10.12.2025 ↩
  7. 7179 sayılı Askeralma Kanunu m.23/1 ↩
  8. 4857 sayılı İş Kanunu m.17 ↩
  9. 1475 sayılı İş Kanunu m.14 ↩
  10. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.25/7-a ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.80/1-b ↩
  11. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/6446 K.2025/8437, 04.11.2025 ↩
  12. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/7980 K.2023/11930, 13.09.2023 ↩
  13. 4857 sayılı İş Kanunu m.32 ↩
  14. 4857 sayılı İş Kanunu m.59 ↩
  15. 1475 sayılı İş Kanunu m.14 ↩
  16. 4857 sayılı İş Kanunu m.34 ↩
  17. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1 ↩
  18. 4857 sayılı İş Kanunu Ek m.3 ve m.32 ↩
  19. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/17 ↩
  20. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.153 ↩

Diğer Makalelerimiz

Randevu Oluştur

Bilgi Almak İçin Arayın

WhatsApp'tan Yazın

Hukuki bir konuda desteğe ihtiyacınız olduğunda buradayız.

Karşılaştığınız hukuki durumları birlikte değerlendirebilir, sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda size yol gösterebiliriz. Sorularınızı sormak veya görüşme planlamak için bizimle iletişime geçmeniz yeterlidir.

Ara WhatsApp