Zorunlu Arabuluculuk: Kapsam Dışı Davalar ve Usulden Ret

Zorunlu arabuluculuk, iş sözleşmesinden doğan alacak, tazminat ve işe iade davalarında dava açılmadan önce arabulucuya gidilmesini şart koşan bir dava şartıdır. Bu şart eksikse mahkeme davanın esasına hiç girmez ve usulden ret kararı verir.

Kuralın sınırı, davanın adına değil dayandığı hukuki ilişkiye ve talebin niteliğine göre çizilir. İşçi kadar işverenin açacağı davalar da kapsama girer, buna karşılık iş kazası tazminatı gibi bazı davalarda arabulucuya gitmek gerekmez.

İçindekiler11 başlık

Zorunlu Arabuluculuğun Kanuni Çerçevesi

Dava şartının üç unsuru vardır. Talep kanuna, bireysel iş sözleşmesine ya da toplu iş sözleşmesine dayanmalı, bir alacak, tazminat veya işe iade isteği içermeli ve işçi ile işveren arasında doğmuş olmalıdır.[1]

Kanun “işçi veya işveren alacağı” dediği için kural iki yönlü işler. İşçinin verdiği zararın tazmini, eğitim giderinin geri istenmesi ya da fazla ödenen bir tutarın iadesi için dava açacak işveren de önce arabulucuya başvurur.

28.03.2023 tarihli 7445 sayılı Kanunla maddeye eklenen cümleyle, bu alacak ve tazminatlara ilişkin itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da aynı şarta bağlandı. Basın İş Kanunu’na tabi gazeteciler ile Deniz İş Kanunu’na tabi gemiadamları da bu madde bakımından işçi sayılır.[2]

Dava Türüne Göre Arabuluculuk Şartı

Aşağıdaki tablo, iş mahkemesinde sık görülen dava türlerinde şartın aranıp aranmadığını ve dayanağını bir arada gösterir.

Dava türü Arabuluculuk şartı Dayanak
Kıdem, ihbar, ücret, fazla çalışma, izin ücreti Aranır 7036 m.3/1
İşe iade Aranır, fesih tebliğinden itibaren 1 ay içinde 4857 m.20/1
İşverenin işçiye karşı alacak veya tazminat davası Aranır 7036 m.3/1
Bu alacaklara ilişkin itirazın iptali, menfi tespit, istirdat Aranır 7036 m.3/1 ikinci cümle
İş kazası ve meslek hastalığı maddi ve manevi tazminatı, tespit, itiraz, rücu Aranmaz 7036 m.3/3
Hizmet tespiti (zorunlu sigortalılık süresinin tespiti) Aranmaz, SGK’ya ön başvuru da gerekmez 7036 m.3/1 ve m.4/1
SGK’ya karşı diğer sosyal güvenlik davaları Aranmaz, önce Kuruma başvuru gerekir 7036 m.4/1

Arabuluculuk Şartının Aranmadığı Davalar

İş kazası ya da meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat davaları kanunla açıkça kapsam dışında bırakıldı. Bu istisna, aynı olaya bağlı tespit, itiraz ve SGK’nın işverene açacağı rücu davalarını da içine alır.[3]

İşverenden istenen tazminat iş sözleşmesiyle bağlantılı olsa bile sonuç değişmez. Kaynağı iş kazası olan bir maddi ve manevi tazminat talebi için arabuluculuk tutanağı aranmaz, dava doğrudan iş mahkemesinde açılabilir.

Hizmet tespiti davası bir alacak ya da tazminat istemediği için madde 3’ün dışında kalır. Bu davada davalı işverendir, mahkeme davayı SGK’ya kendiliğinden ihbar eder ve Kurum davalı yanında katılabilir.[4]

Sınırı belirsiz bir alan da var. Esaslı değişikliğin geçersizliğinin tespiti gibi para içermeyen tespit davalarında şartın aranıp aranmayacağı tartışmalıdır, bu tür bir davadan önce arabulucuya başvurmak usulden ret riskini ortadan kaldırır.

Arabuluculuk şartı aranmayan davalar

Dava Şartı Eksikliğinde Mahkemenin İzleyeceği Yol

Kanun eksikliği iki ayrı duruma ayırır ve her birine farklı sonuç bağlar. Arabulucuya hiç başvurulmamışsa ret anında gelir, başvurulmuş ama tutanak dosyaya konmamışsa davacıya bir fırsat tanınır.[5]

Arabulucuya Hiç Başvurulmamış Olması

Arabulucuya gidilmeden dava açıldığı anlaşılırsa mahkeme herhangi bir işlem yapmadan davayı dava şartı yokluğundan usulden reddeder. Davacıya sonradan arabulucuya gitmesi için süre verilmez.

Bu yüzden genel usuldeki tamamlanabilir dava şartı kuralı burada işlemez. Dava açıldıktan sonra arabulucuya başvurup son tutanak almak, açılmış davayı kurtarmaz.

Son Tutanağın Dilekçeye Eklenmemesi

Arabuluculuk yapılmış ama son tutanak dava dilekçesine eklenmemişse mahkeme davacıya ihtarlı davetiye gönderir. Tutanağın aslı ya da arabulucunun onayladığı örnek bir haftalık kesin süre içinde sunulmazsa dilekçe karşı tarafa tebliğ edilmeden dava usulden reddedilir.

Yargıtay bu ayrımı kalem bazında da uygular. Dilekçeye eklenen son tutanakta ücret alacağı yer almıyordu, istinaf mahkemesi bu kalemi doğrudan usulden reddetti, oysa dava tarihinden önce yapılmış ikinci bir arabuluculuk dosyasında ücret alacağı da görüşülmüştü.

Yargıtay, bir haftalık kesin süre verilmeden ret kararı kurulmasını hatalı buldu ve dava tarihinden önce düzenlenmiş elektronik imzalı son tutanakla dava şartının sağlandığını kabul ederek kararı bozdu (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2025/7755 K.2025/8975, 20.11.2025).

Görevsiz Mahkemeden Gelen Dosyalar

Uygulamada sık karşılaşılan bir durum, işverenin işçiye karşı tazminat davasını asliye hukuk mahkemesinde açmasıdır. Asliye hukukta arabuluculuk şartı olmadığını düşünen davacı, görevsizlik kararından sonra dosya iş mahkemesine gitmeden arabulucuya başvurur.

Yargıtay böyle bir dosyada, görevsizlik kararından sonra başlatılan ve dosya iş mahkemesinin esasına kaydedilmeden sonuçlanan arabuluculuğu yeterli saydı. Davayı usulden reddeden karar, usul ekonomisi ve arabuluculuğun amacı gerekçesiyle bozuldu (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2023/13461 K.2024/312, 15.01.2024).

Karar oy çokluğuyla verildi. Karşı oy, dava tarihinin görevsiz mahkemedeki açılış tarihi olduğunu ve arabuluculuğun bu tarihten sonra yapılmasının sonucu değiştirmeyeceğini savundu, bu yüzden sıralamayı ters kurmamak en güvenli yoldur.

Usulden Ret Kararının Sonuçları

Dava şartı yokluğundan verilen ret, alacağın var olup olmadığı hakkında bir hüküm içermez. Arabuluculuk tamamlanıp son tutanak alındıktan sonra aynı alacak için yeniden dava açılabilir.

Ret kararıyla birlikte harç ve diğer yargılama giderleri ile karşı tarafın vekalet ücreti davacıya yüklenebilir. Asıl risk ise zamandır, çünkü ilk davanın açılmasından ret kararının kesinleşmesine kadar geçen süre içinde zamanaşımı dolabilir.

Türk Borçlar Kanunu, vaktinden önce açıldığı için reddedilen davalarda süresi dolan alacaklıya altmış günlük ek süre tanır.[6] Bu ek sürenin arabuluculuk eksikliğiyle reddedilen işçilik davalarına uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalı olduğundan, ret kararını beklemeden arabulucuya başvurmak daha korunaklıdır.

İşe iade davasında kanun ayrı bir kapı açar. Arabulucuya gidilmeden açılan işe iade davası usulden reddedilirse karar taraflara resen tebliğ edilir ve kesinleşen ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir.[7]

Dava şartı eksikse iki farklı sonuç

Arabuluculuk Sürecinin Hak Düşürücü Süreye Etkisi

Arabuluculuk bürosuna başvurulduğu günden son tutanağın düzenlendiği güne kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.[8] Bu kural en çok, kısa ve kesin sürelere bağlı işe iade talebinde önem taşır.

Yanlış büroya yapılan başvuru da hakkı tek başına düşürmez. Karşı taraf ilk toplantıda yetkiye itiraz eder ve sulh hukuk mahkemesi itirazı kabul ederse, kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulur ve ilk başvuru tarihi korunur.[9]

Aşağıdaki örnek, yetki itirazı yaşanan bir işe iade dosyasında sürelerin nasıl zincirlendiğini gösterir.

  1. Fesih bildirimi 05.10.2026’da tebliğ edilir, bir aylık başvuru süresi 05.11.2026’da dolar.
  2. İşçi 30.10.2026’da yetkisiz büroya başvurur, işveren ilk toplantıda yetkiye itiraz eder.
  3. Sulh hukuk mahkemesinin yetki kararı 13.11.2026’da tebliğ edilir, yetkili büroya en geç 20.11.2026’da başvurulur ve başvuru tarihi 30.10.2026 sayılır.
  4. Arabulucu 20.11.2026’da görevlendirilir, üç haftalık süre 11.12.2026’da dolar, zorunlu halde en çok bir hafta uzatılabilir.[10]
  5. Son tutanak 10.12.2026’da düzenlenirse işe iade davası en geç 24.12.2026’da açılır.

Alacak ve tazminat davalarında son tutanaktan sonra işleyen böyle kısa bir dava açma süresi yoktur. Sınırı zamanaşımı çizer ve arabuluculukta geçen gün sayısı bu süreye eklenir.

Dava öncesinde ihtiyati haciz ya da ihtiyati tedbir kararı alan taraf için de bir süre ayarı vardır. Bu kararları izleyen dava açma süresi, arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar işlemez.[11]

Dava Açmadan Önce Kontrol Listesi

Dosyayı mahkemeye taşımadan önce aşağıdaki noktaların her biri tek tek kontrol edilmelidir.

  • Talep iş kazası, meslek hastalığı ya da hizmet tespitine mi dayanıyor, yoksa madde 3/1 kapsamında bir alacak mı?
  • Davada istenecek her kalem, son tutanakta anlaşma sağlanamayan kalemler arasında açıkça yazılı mı?
  • Son tutanak dava tarihinden önce düzenlenmiş mi, aslı, onaylı örneği ya da elektronik imzalı hali dilekçeye eklendi mi?
  • Davalı olarak gösterilecek her işveren arabuluculuk sürecinde karşı taraf olarak yer aldı mı?
  • İşe iade talebinde son tutanağın tarihinden itibaren iki haftalık süre hesaplandı mı?
  • Dava başka bir mahkemede açılıp görevsizlik kararıyla geldiyse arabuluculuk dosya iş mahkemesine kaydedilmeden tamamlandı mı?

Zorunlu Arabuluculuk Hakkında Sık Sorulan Sorular

Dava şartının kapsamı ve eksikliğin sonuçlarıyla ilgili en çok sorulan sorular şunlardır.

Bu yazı 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ve Yargıtay kararları üzerinden genel bir çerçeve çizer. Hangi talebin şarta bağlı olduğu ve sürelerin nasıl işlediği somut dosyaya göre değişebildiğinden, dava açmadan önce belgelerinizle bir avukata danışmanız yerinde olur.

Kaynaklar

  1. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1 ↩
  2. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/20 ↩
  3. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/3 ↩
  4. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.4/2 ↩
  5. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/2 ↩
  6. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.158 ↩
  7. 4857 sayılı İş Kanunu m.20/1 ↩
  8. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/17 ↩
  9. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/9 ↩
  10. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/10 ↩
  11. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A-16, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/21 ↩

Diğer Makalelerimiz

Randevu Oluştur

Bilgi Almak İçin Arayın

WhatsApp'tan Yazın

Hukuki bir konuda desteğe ihtiyacınız olduğunda buradayız.

Karşılaştığınız hukuki durumları birlikte değerlendirebilir, sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda size yol gösterebiliriz. Sorularınızı sormak veya görüşme planlamak için bizimle iletişime geçmeniz yeterlidir.

Ara WhatsApp