Kıdem tazminatı taksit anlaşması, kanunda karşılığı olmayan ve ancak işçinin açık rızasıyla kurulabilen bir ödeme kolaylığıdır. İşveren tazminatı tek başına taksite bölemez, alacak iş sözleşmesinin sona erdiği gün istenebilir hale gelir ve gecikilen süre için faiz işler.
Taksit teklifi çoğu zaman işten ayrılış evraklarıyla aynı masada gelir. Protokol ancak işçi ödeme planını açıkça kabul ederse geçerlidir; günü belirlenmiş bir taksit ödenmezse işveren ihtara gerek kalmadan temerrüde düşer. İşveren konkordato mühleti alsa bile birinci sıradaki imtiyazlı kıdem tazminatı alacağı için haciz yoluyla takip yapılabilir.
İçindekiler9 başlık
Kanunda Taksit Hükmünün Yokluğu ve Muacceliyet
Kıdem tazminatını düzenleyen 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi, ödemenin taksitle yapılabileceğine dair hiçbir hüküm içermez. Aynı madde, zamanında ödenmeyen tazminat için hakimin gecikme süresine göre mevduata uygulanan en yüksek faize hükmedeceğini söyler.[1] Faizin gecikmeye bağlanması, alacağın sözleşmenin sona ermesiyle birlikte muaccel olduğunu gösterir.
İşverenin mali yükü bu sonucu değiştirmez. On binden fazla çalışanı olan bir işveren, aynı dönemde emekli olan çok sayıda işçinin tazminatını taksit planına bağladığını savunmuş, ilk derece mahkemesi ödenen kısmı mahsup ederek kalan tazminatı hüküm altına almıştı. Yargıtay, ödemenin ihtirazi kayıt konulmadan alındığı için faize hükmedilemeyeceği yönündeki itirazı da bozma sebebi saymayarak kararı onadı.[2]
Taksit Anlaşmasının Geçerlilik Şartları
Taksit anlaşması, işçinin muaccel alacağının vadesini kendi isteğiyle ileri atmasıdır. Bu yüzden ilk şart, işçinin ödeme planını açıkça kabul etmesidir. Bordroya, duyuruya ya da işten ayrılış yazısına eklenen plan, işçi imzalamadıkça bir tekliften ibarettir.
Kabulün ispatı da yazılı belgeye dayanır. Bir hakkın ertelenmesi amacıyla yapılan hukuki işlem senetle ispat sınırını aşıyorsa senetle ispat edilmesi gerekir, kıdem tazminatı tutarları bu sınırın çok üzerindedir.[3] Taksit anlaşmasına dayanan işveren, işçinin imzasını taşıyan bir belge sunmak zorunda kalır.
Taksit genellikle üç belgeden biriyle kurulur. İşyerinde imzalanan protokol, arabulucu önünde imzalanan anlaşma belgesi ve ödeme sırasında alınan ibraname, indirim ve icra bakımından farklı sonuçlar doğurur.

Taksit Döneminde Faiz ve Temerrüt
Taksitler gününde ödendiği sürece taksit dönemi için ayrıca faiz istenemez. Yargıtay, işverenin taksit anlaşmasına uygun ödeme yaptığı bir dosyada taksitli kısmi ödemelere ilişkin faiz talebinin reddi gerektiğini belirtmiş, bu bozma gerekçesi aynı davadaki sonraki kararda da aktarılmıştır.[4]
Taksit aksadığında tablo değişir. Ödeme günü sözleşmede belirlenmiş bir taksit, o günün geçmesiyle işvereni ihtara gerek kalmadan temerrüde düşürür.[5] Asıl soru, henüz vadesi gelmemiş taksitlerin de aynı anda istenebilir hale gelip gelmediğidir.
Kanunda kıdem tazminatı taksitlerine özgü bir muacceliyet kuralı yoktur. Sonucu çoğu zaman protokoldeki kayıt belirler ve aynı gecikme birbirinden farklı üç hesaba yol açabilir. Taksit döneminde süre işlerken alacak ve tazminat zamanaşımı kuralları da gözden kaçmamalı.
Rakamlı Örnek: Üçüncü Taksidin Ödenmemesi
Varsayımsal örnekte iş sözleşmesi 1 Mart’ta sona eriyor, ödenecek kıdem tazminatı 480.000 TL. Taraflar 1 Nisan, 1 Mayıs, 1 Haziran ve 1 Temmuz vadeli dört eşit taksitte, faizsiz ödeme üzerinde anlaşıyor ve işveren ilk iki taksidi ödedikten sonra duruyor.
Faiz oranı yalnızca örnek olsun diye yıllık %40 alındı, hesap 1 Eylül tarihine ve 365 gün esasına göre yapıldı. Gerçek oran, gecikme dönemindeki en yüksek mevduat faizine göre bilirkişi hesabıyla belirlenir.
| Protokoldeki kayıt | Faize esas anapara | 1 Eylül’e kadar faiz |
|---|---|---|
| Bir taksit ödenmezse kalan taksitler muaccel olur | 240.000 TL, 1 Haziran’dan itibaren | 24.197,26 TL |
| Muacceliyet kaydı yok | Her taksit 120.000 TL, kendi vadesinden itibaren | 20.252,05 TL |
| Taksitler ödenmezse anlaşma hükümsüz sayılır | 480.000 TL, 1 Mart’tan itibaren, ödemeler önce faize | 36.216,40 TL |
Son satırda ödemeler önce işlemiş faize sayıldığı için kalan anapara 240.000 TL değil 268.678,58 TL olur.[6] İşçinin 1 Eylül itibarıyla isteyebileceği toplam tutar bu senaryoda 304.894,98 TL’ye çıkar, birinci satırda ise 264.197,26 TL’de kalır.
İndirimli Peşin Ödeme ve İbranın Geçerliliği
“Tamamını bugün öderim ama yüzde otuz eksik” teklifi, taksitten de sık karşılaşılan bir pazarlıktır. Arabulucu önüne gitmeden imzalanan böyle bir ibranamenin geçerliliği, Türk Borçlar Kanunu’nun 420. maddesindeki şartlara bağlıdır.
“İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır.” 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.420/2
“Noksansız” şartı, indirimli ödemeye dayanan bir ibranın bu yolla kurulamayacağı anlamına gelir. 500.000 TL’lik hakka karşılık banka yoluyla 350.000 TL ödenmişse belge yalnızca 350.000 TL için makbuz hükmündedir ve aradaki 150.000 TL beş yıllık zamanaşımı dolmadan istenebilir.[7]
Arabuluculuk anlaşması başka bir kurala bağlıdır. Hukuk Genel Kurulu anlaşma belgesini sözleşme hukukunun genel hükümlerine tabi bir borçlar hukuku sözleşmesi olarak nitelendirir, üzerinde anlaşılan konularda ise taraflar dava açamaz.[8] Arabulucu önünde kabul edilen indirim bu yüzden kural olarak işçiyi bağlar, yanılma, aldatma ve korkutma gibi genel iptal sebepleri ise saklıdır.
Arabuluculuk Anlaşmasında Taksit ve Ödenmeme Kaydı
Taksitli bir arabuluculuk anlaşmasında en önemli satır, ödeme aksarsa ne olacağını söyleyen satırdır. Hukuk Genel Kurulu’nun incelediği dosyada işçi alacaklarından indirim yaparak dört taksit kabul etmiş, belgeye taksitler tam ve eksiksiz ödenmezse indirim yapılan kısım dahil bütün alacaklar için dava açabileceği yazılmıştı.
Son taksit vadesinde ödenmeyince açılan davayı ilk derece mahkemesi, anlaşılan konuda dava açılamayacağı gerekçesiyle usulden reddetti. Kurul, uyuşmazlığın sona ermesi ödeme şartına bağlandığı için işçinin ödenenleri mahsup ederek alacağın tamamını dava edebileceğine ve dava açıldıktan sonra yapılan geç ödemenin bu sonucu değiştirmeyeceğine oy çokluğuyla karar verdi.[9]
Taraflar, avukatları ve arabulucu tarafından birlikte imzalanan anlaşma belgesi ayrıca şerh aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır, ödenmeyen taksit ilamlı icra yoluyla istenir.[10] Avukatsız imzalanan belgede icra edilebilirlik şerhi, dava öncesi arabuluculukta arabulucunun görev yaptığı yerdeki sulh hukuk mahkemesinden istenir.[11]
İşverenin Ödeme Güçlüğü: Konkordato ve İflas
Taksitleri ödeyemeyen işverenin konkordato mühleti alması, işçinin takip hakkını tamamen kapatmaz. Mühlet içinde kural olarak hiçbir takip yapılamaz, ancak İcra ve İflas Kanunu’nun 206. maddesinin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir.[12] İflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk eden ya da iflas nedeniyle iş ilişkisi sona erdiği için hak edilen kıdem tazminatı bu birinci sıradadır.[13]
Konkordatonun tasdik edilebilmesi için birinci sıradaki imtiyazlı alacakların tam olarak ödenmesinin yeterli teminata bağlanmış olması gerekir, alacaklının bundan açıkça vazgeçmesi hali bunun istisnasıdır.[14] Tasdik edilen konkordato bu alacaklar için mecburi değildir, yani projedeki indirim ve vade işçiyi bağlamaz.[15] Buna karşılık proje aksini öngörmedikçe kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle güvence altına alınmamış bütün alacaklara faiz işlemesi durur.[16]
İflasta rehinli alacaklılar rehnin satış bedelinden önce yararlanır, sıra cetvelinin birinci sırası ise işçi alacaklarıdır. Eski iflas ertelemesi kurumu 2018’de yürürlükten kaldırıldığı için ödeme güçlüğündeki şirketler artık konkordato yoluna başvurur.[17] Ücret Garanti Fonu yalnızca üç aylık ödenmemiş ücreti karşılar, kıdem tazminatı bu güvencenin dışındadır.[18]

Taksit Protokolünün Kontrol Listesi
Protokolün imzadan önce aşağıdaki maddeler yönünden okunması, ileride doğacak tartışmaların çoğunu baştan keser.
- Kıdem tazminatının brüt ve net tutarı, hesaba esas ücret ve hizmet süresi
- Her taksidin tutarı, kesin vade günü ve ödemenin yapılacağı banka hesabı
- Bir taksit ödenmezse kalan taksitlerin muaccel olacağı kaydı
- Gecikmede mevduata uygulanan en yüksek faizin hangi tarihten işleyeceği
- İndirim varsa indirim tutarı ve ödeme aksarsa bu tutarın yeniden istenebileceği
- İhbar tazminatı ve izin ücreti gibi diğer alacakların protokole dahil olup olmadığı
- “Başkaca hiçbir alacağım yoktur” türünden genel bir ibra cümlesinin bulunmaması
Taksitler çek ya da senetle ödenecekse her senedin hangi taksit karşılığı verildiği protokole yazılmalıdır. Vadelerin protokoldeki vadelerle aynı olması, temerrüt tarihinin tartışmaya açılmasını önler. Ödeme aksarsa ihtar, icra ve ihtiyati haciz yolları tazminatı ödemeyen işverene karşı yazısında sıralanıyor.
Kıdem Tazminatı Taksit Anlaşması Hakkında Sık Sorulan Sorular
Taksit teklifi alan işçilerin en çok sorduğu sorular şunlardır.
Buradaki bilgiler genel niteliktedir ve her protokolün içeriği farklı sonuç doğurabilir. Taksit planını ya da ibranameyi imzalamadan önce belgeyi dosyanızı inceleyecek bir avukata göstermeniz yerinde olur.
Kaynaklar
- 1475 sayılı İş Kanunu m.14/11 (4857 sayılı İş Kanunu m.120 uyarınca yürürlükte) ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2026/1245 K.2026/3508, 20.04.2026 ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.200/1 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2023/341 K.2023/3073, 28.02.2023 (Dairenin önceki bozma kararının aktarımı) ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.117/2 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.100/1 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.420/3; 4857 sayılı İş Kanunu Ek m.3/a ↩
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/5; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2024/499 K.2025/329, 21.05.2025 ↩
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2024/499 K.2025/329, 21.05.2025 ↩
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/4 ↩
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/2 ↩
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.294 ↩
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.206, birinci sıra (A) ↩
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.305/1-d ↩
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.308/c ↩
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.294 ↩
- 7101 sayılı Kanun m.65 ile İcra ve İflas Kanunu m.179/a-179/c mülga (RG 15.03.2018) ↩
- 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu Ek m.1 ↩