İşçi alacağı ve tazminat zamanaşımı, kıdem, ihbar, kötüniyet ve eşit davranma tazminatı ile yıllık izin ücreti ve ücret alacakları için beş yıldır. Süre tazminatlarda ve izin ücretinde iş sözleşmesinin sona erdiği günden, aylık ücret niteliğindeki alacaklarda her ücretin ödeneceği günden işlemeye başlar.
Süre dolmuşsa alacak kendiliğinden yok olmaz, yalnızca dava edilebilirliğini kaybeder. Arabuluculuk başvurusu süreyi durdurur, dava açılması ve icra takibi ise keser; kesilmeyle yeni süre baştan başlar ve alacak mahkeme kararına bağlanırsa yeni süre on yıldır. Hakim zamanaşımını kendiliğinden dikkate almaz, işverenin bunu cevap dilekçesinde ileri sürmesi gerekir.
İçindekiler9 başlık
Kalem Bazında Süre ve Dayanak
Beş yıllık süre tek bir maddeden gelmez. Tazminatlar ve izin ücreti 4857 sayılı Kanun Ek m.3’te, ücret alacakları aynı Kanunun m.32’sinde düzenlenir.[1]
| Alacak | Süre | Başlangıç |
|---|---|---|
| Kıdem tazminatı | 5 yıl | İş sözleşmesinin sona erdiği gün |
| İhbar tazminatı | 5 yıl | Bildirim şartına uyulmadan feshedilen sözleşmenin sona erdiği gün |
| Kötüniyet tazminatı | 5 yıl | Sözleşmenin sona erdiği gün |
| Eşit davranma ilkesine aykırı fesih tazminatı | 5 yıl | Sözleşmenin sona erdiği gün |
| Yıllık izin ücreti | 5 yıl | Sözleşmenin sona erdiği gün |
| Ücret, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti | 5 yıl | Her ayın ücretinin muaccel olduğu gün |
Ek m.3 listesinde sayılmayan tazminatlarda süre ayrıca araştırılır. İşçinin işverene karşı iş kazası ve meslek hastalığından doğan tazminat istemi iş sözleşmesine dayandığından, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na göre Borçlar Kanunu m.146’daki on yıllık süreye tabidir, bu yüzden bu tabloya girmez.[2]
İşe iade talebi ise zamanaşımına değil hak düşürücü süreye bağlıdır: fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulur.[3]
Zamanaşımı ile hak düşürücü süre aynı şey değildir. Zamanaşımını hakim ancak ileri sürülürse dikkate alır, hak düşürücü süreyi ise kendiliğinden inceler.
Sürenin Başlangıç Günü
Zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar.[4] Fesihle doğan alacaklar bakımından bu gün sözleşmenin bittiği gündür, ihbar süresine uyularak yapılan feshte sözleşmenin sona erdiği tarih esas alınır.
Ücret en geç ayda bir ödenir, bu yüzden aylık ücret niteliğindeki alacaklarda her ay ayrı bir zamanaşımı süresi işler.[5] İşçi çalışırken talepte bulunmazsa en eski aylar süre dolduğu için teker teker düşer, en yeni aylar ise korunur. Dava açıldığında mahkeme bu yüzden dava tarihinden beş yıl geriye gider, buna arabuluculukta geçen durma süresini ekler ve daha eski aylara ait kısmı hesaptan çıkarır.[6]
Kıdem, ihbar ve izin ücretinde ise geriye sayım yapılmaz, tek bir başlangıç günü vardır: sözleşmenin bittiği gün. Dava bu günden itibaren, arabuluculukta duran süre eklenerek, beş yıl içinde açılır.
Süre hesaplanırken başlangıç günü sayılmaz ve sürenin son günü de kullanılmadan geçmedikçe zamanaşımı gerçekleşmez.[7] Anapara zamanaşımına uğrayınca ona bağlı faiz de zamanaşımına uğrar.[8] Zamanaşımından önceden feragat edilemez ve bu süreler iş sözleşmesiyle değiştirilemez.[9]
Eski Fesihlerde Geçiş Hükmü
Beş yıllık süre 25.10.2017‘de yürürlüğe girdi ve bu tarihten sonra sona eren sözleşmelere uygulanır. Daha önce biten sözleşmelerde süre işlemeye başlamışsa eski kural geçerlidir, ancak sürenin dolmamış kısmı beş yıldan uzunsa süre yürürlük tarihinden itibaren beş yıl geçince dolar.[10]
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, sözleşmesi 05.05.2015’te biten bir işçinin kıdem tazminatı ve izin ücretinde bu kuralı uyguladı. Eski kurala göre on yıllık süre 05.05.2025’te dolacaktı, bu süre yürürlük tarihinden itibaren beş yıldan uzun olduğu için 25.10.2022 esas alındı.
Daire buna duran süreleri ekledi ve zamanaşımı savunması yeterince incelenmediği için istinaf kararını kaldırıp ilk derece kararını bozdu.[11]
Aynı karar, Covid-19 döneminde 13.03.2020 ile 15.06.2020 arasındaki 95 günü duran süre olarak hesaba kattı. Bu aralık bugün açılan davalarda genellikle beş yıllık geriye bakışın dışında kalır, ama eski fesihlerde sonucu değiştirebilir.
Süreyi Durduran ve Kesen İşlemler
Durma ile kesilme farklı sonuç doğurur. Durmada süre sayılmaz ve engel kalkınca kaldığı yerden işler, kesilmede ise yeni bir süre baştan başlar.[12]
| İşlem | Etkisi | Dayanak |
|---|---|---|
| Arabulucuya başvuru | Başvurudan son tutanağın düzenlendiği güne kadar zamanaşımı durur, hak düşürücü süre işlemez | 7036 m.3/17 |
| Dava açılması | Zamanaşımı kesilir, dava boyunca her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar | TBK m.154/2, m.157 |
| İcra takibi | Zamanaşımı kesilir | TBK m.154/2 |
| İşverenin borcu ikrarı, kısmen ödemesi | Zamanaşımı kesilir ve yeni süre başlar | TBK m.154/1, m.156 |
| İhtarname çekilmesi | Kanundaki kesilme sebepleri arasında sayılmaz, süreyi uzatmaz | TBK m.154 |
Alacak bir mahkeme kararına bağlanırsa yeni süre her zaman on yıldır.[13] Dava mahkemenin görevsizliği, yetkisizliği veya düzeltilebilir bir yanlışlık nedeniyle reddedilmiş ve bu arada süre dolmuşsa, alacaklı altmış gün içinde hakkını yeniden kullanabilir.[14]
Arabuluculuk başvurusunda yazılmayan bir kalem için durmanın ve dava şartının ayrıca tartışma konusu olması mümkündür. Bu riski ortadan kaldırmak için başvuruda bütün kalemler sayılır.

Kısmi Dava ve Talebin Artırılması
İşçilik alacakları çoğunlukla kısmi dava olarak açılır, yani alacağın bir bölümü istenir ve kalanı sonradan artırılır. Zamanaşımı bakımından kritik nokta, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasının o kısım için süreyi kesmemesidir.[15]
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Hukuk Genel Kurulunca benimsenen ilkeye dayanarak kısmi davada zamanaşımının yalnız dava konusu yapılan miktar için kesildiğini belirtti. Aynı kararda ıslahla artırılan kısım için davalının, ıslah dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta içinde zamanaşımı savunması yapabileceği kabul edildi.
Daire, ilk derece mahkemesinin bu savunmayı hesaba katmadan yalnız dava tarihine göre karar vermesini bozdu.[16]
7589 sayılı Kanunla eklenen yeni fıkra bu tabloyu değiştirdi. Alacağın yalnız bir kısmı dava edilmişse talep, tahkikatın sona ermesine kadar bir defaya mahsus artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.[17]
7589 sayılı Kanunun geçiş hükmü yalnız belirsiz alacak davasıyla ilgilidir: 31.07.2026’dan önce belirsiz alacak davası olarak açılan davalarda yürürlükten kaldırılan m.107 uygulanmaya devam eder.[18] m.109/4 için ayrı bir geçiş hükmü yoktur. Usul hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulandığından, görülmekte olan kısmi davalarda m.109/4’ün uygulanıp uygulanmayacağı konusunda Yargıtay uygulaması henüz oluşmamıştır.[19]
Zamanaşımı Savunmasının İleri Sürülmesi
Hakim zamanaşımını kendiliğinden göz önüne alamaz, davalı işverenin ileri sürmesi gerekir.[20] İşveren bu savunmayı cevap dilekçesinde yapmalıdır, cevap süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır.[21] Islah halinde ise yukarıdaki iki haftalık süre işler.
Süre geçtikten sonra ileri sürülen zamanaşımı savunması, davacının açık muvafakati olmadıkça dikkate alınmaz.[22] Yargıtay 9. Hukuk Dairesi önüne gelen bir dosyada işveren cevap dilekçesini süresinde vermemiş, zamanaşımını bu geç dilekçeyle ileri sürmüştü. İstinaf mahkemesi, davacı bilirkişi raporuna itiraz etmediği için zamanaşımına göre yapılan hesabı kabul edilmiş saymıştı.
Daire, davacı açıkça muvafakat etmedikçe geç ileri sürülen savunmanın dikkate alınamayacağını belirterek kararı bozdu.[23] Aynı kararda, zamanaşımı savunması gerçekleşince mahkemenin işin esasını inceleyemeyeceği de belirtildi.
İşçi vekili açısından sonuç açıktır: cevap dilekçesinin tebliğ ve verilme tarihine bakılır, geç gelen zamanaşımı savunmasına açıkça muvafakat edilmez, bilirkişi raporu bu savunmaya göre düzenlenmişse itirazın gerekçesi yazılır.
İşçi tarafında asıl savunma, sürenin başlangıcını ve durma süresini kayıtlarla göstermektir. Fesih tarihi için SGK çıkış bildirgesi, durma için arabuluculuk başvuru belgesi ve son tutanak dosyaya konur. İş kazası tazminatında sürenin başlangıcı için iş kazası tazminat davasında zamanaşımı yazısına bakılabilir.
Rakamlı Süre Hesabı
İşçinin sözleşmesi 15.06.2026’da sona ermiş, ücretler her ayın 5’inde ödenmesi gerekirken fazla çalışma karşılığı hiç ödenmemiş olsun. Arabuluculuk başvurusu 10.07.2026’da yapılmış, son tutanak 30.07.2026’da düzenlenmiş ve dava 12.08.2026’da açılmış olsun. Yargıtay’ın başvuru ve son tutanak gününü de sayan yöntemiyle durma süresi 21 gündür.
| Alacak | Süre sonu | Durum |
|---|---|---|
| Kıdem ve ihbar tazminatı, izin ücreti | 15.06.2031 ve 21 günlük durma, yani 06.07.2031 | Dava süresinde |
| Fazla çalışma, ayın 5’i muaccel olan alacak, 05.07.2021 (Haziran 2021 ücreti) | 05.07.2026, arabuluculuk 10.07.2026’da başladığı için durma bu aya etki etmez | Dava tarihinden önce doldu, zamanaşımına uğradı |
| Fazla çalışma, 05.08.2021 (Temmuz 2021 ücreti) | 05.08.2026 ve 21 gün, yani 26.08.2026 | Dava 12.08.2026’da açıldığı için süresinde |
Sonuçta davaya Temmuz 2021 ücretinden itibaren fazla çalışma konu olabilir, daha eski aylar işverenin savunması üzerine elenir. Arabuluculuk süreyi durdurmasaydı Temmuz 2021 ücreti de 05.08.2026’da, yani davadan önce zamanaşımına uğramış olacaktı; başvuru ve son tutanak tarihlerinin belgeyle dosyaya girmesi bu yüzden önemlidir. Tarih sayımını sonunda bilirkişi ve mahkeme yapar, bu tablo yalnız dilekçeye girecek aralığı kabaca belirlemek içindir. Fazla çalışma alacağında mahkemenin takdir indirimi uygulayıp uygulamayacağı ise işçilik alacaklarında hakkaniyet indirimi konusudur.
Dava Öncesi Süre Kontrolü
- Her kalemi tazminat, izin ücreti veya aylık ücret grubuna ayırın.
- Fesih tarihini SGK çıkış kaydı ve fesih bildirimiyle doğrulayın.
- Aylık alacaklarda en eski ayın muacceliyet tarihini bulun, süresi dolmak üzere olanı önce dava veya arabuluculuk konusu yapın.
- Arabuluculuk başvurusunda bütün kalemleri yazın, başvuru ve son tutanak tarihlerini not edip durma süresini gün olarak hesaplayın.
- İcra takibi veya önceki bir dava varsa tarihlerini çıkarın, çünkü bunlar süreyi kesmiş olabilir.
- Kısmi dava açacaksanız en eski ayları kapsayacak bir tutarla başlayın ve talebin artırımını sürenin dışında kalan döneme göre planlayın.
- Cevap dilekçesinin tebliğ ve verilme tarihini kontrol edin, geç gelen zamanaşımı savunmasına açıkça muvafakat etmeyin, ıslahtan sonraki iki haftayı takvime yazın.

İşçi Alacağı ve Tazminat Zamanaşımı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Bu yazı genel bilgi niteliğindedir. Sürelerin kendi dosyanızda hangi günden işlediğini belgelerle birlikte bir avukata göstermeniz, hak kaybı yaşamamanız açısından yerinde olur.
Kaynaklar
- 4857 sayılı İş Kanunu Ek m.3 (7036 sayılı Kanun m.15 ile eklendi) ve m.32 son fıkra ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.146; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2024/665 K.2025/836, 17.12.2025 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.20/1 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.149 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.32 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2026/389 K.2026/2800, 30.03.2026 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.151 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.152 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.148 ve m.160/1 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu Geçici m.8 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2026/389 K.2026/2800, 30.03.2026, bozma ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.153 ve m.156 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.156/2 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.158 ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.109/1 ve m.109/3 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2025/5404 K.2025/7264, 02.10.2025, bozma ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.109/4 (7589 sayılı Kanun m.20 ile eklendi, 31.07.2026 tarihli Resmî Gazete) ↩
- 7589 sayılı Kanun Geçici m.1/10 ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.448 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.161 ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.127/1 ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.141 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2025/9644 K.2026/1407, 17.02.2026, bozma (gerekçe Yargıtay’a aittir) ↩