Mobbing davasını kazandıran şey, tek tek bakıldığında küçük görünen olayların tanık anlatımı, e-posta ve işverenin kendi davranışıyla birbirine bağlanabilmesidir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2023 sonrası altı dosyası bunu açıkça gösteriyor: ikisinde işçi kazandı, dördünde kaybetti.
Mobbing iddiasında ispat yükü kural olarak iddiayı ileri süren işçidedir ve manevi tazminatın dayanağı kişilik hakkının zedelenmesidir. Olaylar tarih ve kişi adıyla yazılmalı, işverenin kendi e-postaları, tanıkları ve fesih gerekçesiyle tek bir süreç halinde bağlanmalıdır; tek tanığa, hakaret içermeyen mesajlara ya da yasal yükümlülükle tutulan tutanaklara dayanan iddia zayıf kalır. Sağlık raporu mobbingin varlığını değil etkisini gösterir, işçinin aynı işyerine dönmek için açtığı işe iade davası da iddiayla çelişki olarak okunabilir.
İçindekiler10 başlık
Kazanılan Dosya: Banka Takım Lideri
İzmir’de bir bankada takım lideri olarak çalışan işçi, yeni gelen müdürün toplantıda kendisine küfürlü konuştuğunu, mola saatlerine müdahale ettiğini ve yerinin değiştirilerek gözetim altına alındığını ileri sürdü. İş sözleşmesi, üst yöneticiye şikayetinden sonra küçülme gerekçesiyle feshedildi.
İlk derece mahkemesi manevi tazminata hükmetti, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu reddetti, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de kararı onadı.[1]
Kararı taşıyan delillerin çoğu işveren tarafından üretilmişti. Davalı tanıkları dahi davacının yıllık izindeyken çalıştığını ve toplantıda söylenenleri doğruladı.
Mola uyarıları ve tuvalete art arda gitmenin sorun edildiği e-postalar yazılı kaldı. Küçülme gerekçesiyle aynı dönemde işten çıkarılan başka kimse çıkmadı.
Mahkeme, olayları tek tek değil bir süreç olarak okudu: toplantıdaki sözler, yalnızlaştırma, e-postalar, şikayet ve ardından gelen fesih. Depresyon ve hipertansiyon raporları bu bütünün içinde değerlendirildi.
Aynı dosyada işçinin her talebi kabul edilmedi. Maddi tazminat ve ayrımcılık tazminatının şartları oluşmadığından yalnızca manevi tazminat verildi.
Kazanılan Dosya: Ücret İtirazından Sonra Değişen Tutum
Bir belediye şirketinde kadroya geçirilen işçinin günlük ücreti kısa sürede düşürüldü. İşçi bunu kabul etmeyip amirlerine, belediye başkanına ve yazılı dilekçelerle kuruma başvurdu, sonrasında kendisine farklı davranıldığını söyledi.[2]
Yeminli tanıkların tutarlı anlatımı ve yazılı başvuruların tarihleri, tutumun itirazdan sonra değiştiğini gösterdi. İlk derece mahkemesi 4.000 TL manevi tazminata hükmetti, bölge adliye mahkemesi ilk istinaf kararında tutarı 10.000 TL’ye çıkardı. Yargıtay hükmü onadı.
Ücret farkı talebi ise reddedildi, çünkü artış işverenin hatasıyla yapılmıştı ve emsal işçilerde de aynı düşüş vardı. Ücret davası kaybedilirken mobbing davası kazanılabiliyor, iki talep birbirine bağlı değil.

Kaybedilen Dosya: Tanık Tek Başına Kaldığında
Bir fabrikada otomasyon sorumlusu olan işçi, sistem şifrelerinin elinden alındığını, kendisine iş verilmediğini ve İngilizce eğitimine alınmadığını söyledi. Dinlenen tanıklar dışında dosyada başka delil yoktu.[3]
İlk derece mahkemesi keşif yaptı ve bilirkişi raporu aldı. Rapora göre sisteme hukuka aykırı bir giriş ya da değişiklik yoktu.
Bölge adliye mahkemesi, tanık beyanları dışında taciz delili bulunmadığını ve manevi tazminata esas olacak ağırlıkta bir eylemin ispatlanamadığını yazdı. Yargıtay onadı.
Sonuç manevi tazminatla sınırlı kalmadı. Haklı fesih gerekçesi de aynı ispatsızlığa dayandığından kıdem tazminatı reddedildi.
Kaybedilen Dosya: İlk Derecede Kazanılıp İstinafta Kaybedilen Dava
Bir şirkette kalite müdürü olan işçi, ücretsiz izne çıkarıldığını, yerine başka birinin alındığını ve üretim müdürünün kendisine hakaret ettiğini ileri sürdü. İlk derece mahkemesi tanıkların güvensizlik, baskı ve yok sayma anlatımlarına dayanarak 30.000 TL manevi tazminata hükmetti.[4]
Bölge adliye mahkemesi hükmü kaldırdı. Gerekçesi şuydu: sistematik kötü muamele somut delille ispatlanmamış, olaylar sürekli değil münferit, üst amirin denetimi ve müşteri şikayeti üzerine yapılan çalışmalar psikolojik taciz sayılmaz. Yargıtay bu ret kararını onadı.
Aynı tanık anlatımı bir derecede yeterli, bir sonrakinde yetersiz bulunabiliyor. Tanığa güvenip başka delil toplamayan dosya, istinaf aşamasında en kırılgan dosyadır.
Kaybedilen Dosya: Mesaj Kayıtlarının Yetmediği Durum
Bir şirkette şikayet yönetimi müdürü olan işçi, gece yarısına ve hafta sonlarına uzanan talimatlarla, grup mesajlarında azarlanarak yıprandığını ileri sürdü. Yazışmaları ve ses kayıtlarını dosyaya sundu.[5]
Mahkemeler mesajlarda hakaret ya da aşağılama bulamadı. Mesai dışı çalışmanın tek başına taciz sayılamayacağı, işçinin mesajlarda işini sevdiğini yazdığı belirtildi. Tanıkların biri davacının babası, ikisi ise yıllar önce işten ayrılmış kişilerdi.
Bölge adliye mahkemesi bir çelişkiye de dikkat çekti. İşçi hem psikolojik taciz gördüğünü söylüyor hem de işe iade davası açarak aynı işyerine dönmek istiyordu. Yargıtay kararı onadı.
Kaybedilen Dosya: İşverenin Usule Uygun Tutanakları
Bir demir çelik işletmesinde vinç operatörü olan işçi, iş güvenliği eksiklerini bildirdikten sonra baskı gördüğünü ve sürekli kaza yapan biri gibi gösterildiğini söyledi. İddianın dayanağı esas olarak iki ayrı tarihli kaza olayı ve bunlara ilişkin tutanaklardı.[6]
Mahkeme, kaza ve hasar için tutanak tutmanın işverenin yasal yükümlülüğü olduğunu, iki olayın “sistematik” ve “süreklilik arz etme” bir tabloya dönüşmediğini kabul etti. Başka operatörlere de benzer işlem yapıldığı için eşit işlem iddiası da sonuç vermedi. Yargıtay onadı.
Delil Türüne Göre Altı Dosya
| Delil türü | Kazanılan dosyada | Kaybedilen dosyada |
|---|---|---|
| Tanık | Davalı tanıkları dahi toplantıdaki sözleri doğruladı, tanıkların beyanı toplantıdaki sözlerle örtüştü | Tek delil tanık kaldı, biri baba, ikisi yıllar önce ayrılmış, anlatımlar sistematiği göstermedi |
| E-posta ve mesaj | Mola ve oturma düzenine ilişkin aşağılayıcı e-postalar yazılı kaldı | Mesajlarda hakaret yok, işçi işini sevdiğini yazmış |
| İşverenin kendi belgesi | Şikayetten sonra gelen fesih, tek kişiye uygulanan küçülme gerekçesi | Kaza tutanakları yasal yükümlülük, eşit işlem uygulanmış |
| Yazılı başvuru | Ücret itirazı dilekçelerinin tarihleri tutum değişikliğiyle örtüştü | Kaybedilen dosyaların gerekçesinde yazılı başvuruya dayanılmadı |
| Sağlık raporu | Süreçle birlikte değerlendirildi, tek başına karar vermedi | Sağlık raporu kararı belirleyen delil olmadı |
| Keşif ve bilirkişi | Kararlarda yer almadı | Sisteme hukuka aykırı giriş olmadığını gösterdi, iddiayı zayıflattı |
Tabloda sağlık raporunun yeri bilinçli olarak dar tutuldu. Raporlar mobbingin varlığını değil etkisini gösterir ve ancak diğer delillerin yanında anlam kazanır.
Kazanan ve Kaybeden Dosyaları Ayıran Üç Fark
İlk fark, olayların kime ait belgeyle kanıtlandığıdır. Kazanılan dosyalarda işverenin kendi e-postaları, kendi tanıkları ve kendi fesih gerekçesi dosyayı destekledi. Kaybedilen dosyalarda işçi çoğunlukla kendi anlatımına ve tek tanığa yaslandı.
İkinci fark, olayların bir hikaye halinde bağlanmasıdır. Banka dosyasında şikayet, yalnızlaştırma ve fesih aynı çizgide durdu. Vinç operatörü dosyasında iki ayrı kaza tutanağı arasında bağ kurulamadı.
Üçüncü fark, işçinin sonraki davranışıdır. Mesajlarda işini sevdiğini yazması ve işe iade davası açması, iddiayla çelişki oluşturduğu gerekçesiyle aleyhe okundu.

Dosya Kurmadan Önce Kontrol Listesi
- Her olayı tarih ve kişi adıyla yazın, “sürekli baskı” gibi genel ifadelerden kaçının.
- Tanığın olayı kendi gözüyle gördüğünü ve o dönemde işyerinde çalıştığını kontrol edin.
- İçinde hakaret ya da baskı geçmeyen yazışmaları tek başına delil saymayın, olayın başka delilleriyle eşleştirin.
- Şikayetinizi yazılı yapın, cevabı ve tarihini saklayın.
- Sonradan açacağınız başka davanın (örneğin işe iade) iddianızla çelişip çelişmediğini önceden tartın.
İspat yükü kural olarak iddiayı ileri sürene aittir.[7] Manevi tazminat talebinin dayanağı ise kişilik hakkının zedelenmesidir.[8]
Mobbing Davası Örnekleri Hakkında Sık Sorulan Sorular
Buradaki örnekler genel bilgi amaçlıdır ve her dosya kendi olgularıyla değerlendirilir. Elinizdeki yazışma ve tanık bilgilerini dava açmadan önce bir avukata göstermeniz yerinde olur.
Kaynaklar
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2025/10021, K.2026/2590, 25.03.2026 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2025/8520, K.2025/9834, 11.12.2025 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2025/8424, K.2025/9783, 10.12.2025 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2025/8815, K.2025/10336, 24.12.2025 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2026/828, K.2026/2843, 31.03.2026 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2022/16179, K.2023/11534, 19.07.2023 ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.190/1 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.58/1 ↩