İşyerinde Kavga Nedeniyle Fesih: Kusur ve İspat

İşyerinde kavga nedeniyle yapılan fesih, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin II-d bendindeki sataşma hükmüne dayanır. Fesih haklı çıkarsa işçi kıdem ve ihbar tazminatını kaybeder, haksız çıkarsa ikisini de alır.

Kavgaya karışan herkes aynı sonucu görmez. Dava üç soruya bakar: kavgayı kim başlattı, işveren herkese aynı işlemi yaptı mı, fesih süresinde mi yapıldı. Fesih hakkı olayın öğrenilmesinden itibaren altı iş günü ve her halde olaydan itibaren bir yıl içinde kullanılır, olayı ispat yükü ise işverendedir. Fesih haksız bulunursa işçi kıdem ve ihbar tazminatını ister, iş güvencesi kapsamındaysa bir ay içinde arabulucuya başvurarak işe iade yoluna da gidebilir.

İçindekiler8 başlık

Kavganın Sataşma Sayılması

Kanun metninde "kavga" sözcüğü geçmez. Bent, işçinin işverene, işveren ailesinden birine ya da işverenin başka işçisine sataşmasını haklı fesih nedeni sayar.[1]

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi sataşmayı tehdit ve hakaret içeren sözler ile darp gibi etkili eylemler olarak tanımlıyor (E.2014/8644 K.2015/20536). Hangi tartışmanın bu eşiği aştığı olayın söz ve eylem dökümüyle belirlenir, tek cümlelik bir ölçü yoktur.

Bent, işverenle kavgayı şart koşmaz. İşverenin başka bir işçisine yönelen eylem de yeterlidir.

Kavgayı Kimin Başlattığı: Kusur Dağılımı

İki işçinin karşılıklı sataşması halinde olayı kimin başlattığı anlaşılamıyorsa ya da tahrik yoksa, iki işçinin feshi de haklı nedene dayanır. Daire bunu bıçaklı kavga olayında söyledi: işçi başlatanın diğeri olduğunu yalnız kendi savunmasında ileri sürmüş, kavga ettiğini de savunmasında kabul etmişti. Daire bu eksikliğin işveren aleyhine yorumlanamayacağını belirtti (E.2014/8644 K.2015/20536).

Üç karar aynı soruya farklı olgularla cevap veriyor. Tablo, hangi olgunun hangi yöne çektiğini gösterir.

Olgu Yargıtay’ın yaklaşımı Karar
Başlatan belirsiz, işveren iki işçiyi de çıkardı İki fesih de haklı, işçinin tek savunması başlatmayı kanıtlamaz 9. HD E.2014/8644 K.2015/20536
İlk haksız hareket karşı işçiden geldi, davacı ani tepki verdi Haksız tahrik etkisindeki eylem haklı fesih sayılmadı, kıdem ve ihbar kabul edildi 22. HD (kapatılan) E.2017/28333 K.2020/4098, oyçokluğu
Kavganın diğer tarafı istifa edip tazminatını aldı, davacıya ödeme yapılmadı Eşit işlem borcuna aykırılık, haklı fesih savunması geçmedi 9. HD E.2021/7735 K.2021/12280

Birinci ve ikinci karar çelişmez, çünkü olgu farklıdır. Birinde başlatan bilinmiyor, ikincisinde ilk hareketin kimden geldiği tanık beyanlarıyla saptanmış.

Kavgada fesih hangi olguda haklı sayılır

Meşru Savunma ve Haksız Tahrik Savunması

"Kendimi savundum" savunması iki farklı kavramla karışır. Ceza hukukunda meşru savunma, haksız saldırıyı o anda ve orantılı biçimde defetme zorunluluğuyla işlenen fiilde faile ceza verilmemesidir.[2]

Okuduğum iş hukuku kararında ise ölçüt haksız tahrik olarak anılıyor: karşı işçinin ilk haksız hareketi, davacının tepkisi ise ani ve tahrik altında. TCK ölçütünün iş davasında aynen uygulandığına dair açık bir cümle bulamadım.

Savunmayı bu yüzden olayın akışıyla kurmak gerekir. Önce ne oldu, kim kime yaklaştı, tepki saldırının hemen ardından mı geldi, tanıklar neyi gördü sorularının cevabı yazılı olmalıdır.

Eşit İşlem ve Kavgaya Karışan Diğer İşçi

Kavgaya karışan işçilere farklı davranılması eşit işlem borcu açısından tartışılır. Daire, nesnel bir neden varsa işçiler arasındaki farklı uygulamanın eşit işlem borcuna aykırı olmadığını söylüyor (22. HD E.2017/28333 K.2020/4098).

Nesnel neden yoksa tablo değişir. 2021 tarihli kararda diğer kavgacı olay günü istifa etmiş, istifa dilekçesi ibraname niteliği taşımış ve kıdem ile ihbar tazminatı ödenmişti.

Kavganın tamamen davacıdan kaynaklandığına dair iddia ve delil de yoktu. Daire, davacıya tazminat ödenmemesini eşit işlem borcuna aykırı buldu (9. HD E.2021/7735 K.2021/12280).

Mahkeme bozma sonrası iki işçinin de sözleşmesinin bittiğini gerekçe yapmıştı. Yargıtay bu görüşü yeterli bulmadı, sonuca ödenen tazminat farkı etki etti.

Fesih Süresi: Kavgadan Sonra Beklemenin Sınırı

Ahlak ve iyiniyet hallerinde fesih hakkı, olayın öğrenilmesinden itibaren altı iş günü ve her halde olaydan itibaren bir yıl içinde kullanılır.[3] Kavga fesihlerinde süre itirazı çok sık gündeme gelir.

Y. 9. HD, sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozduğu bir kararda tüzel kişi işverenin süresini şöyle hesapladı: olay 23.08.2021, disiplin kuruluna sevk 13.09.2021, kurulun soruşturma raporunu değerlendirip fesih kararı verdiği tarih 09.12.2021, fesih 15.12.2021. Yerel mahkeme süreyi sevk tarihinden saymış ve feshi süresiz bulmuştu.

Daire, soruşturma yapılmasının ve olayın disiplin kurulunda görüşülmesinin süreyi başlatmadığını, süreyi feshe yetkili kişi ya da kurulun olayı öğrendiği günün başlattığını belirtti. Fesih kurul kararından beş iş günü sonra yapıldığı için süre içinde sayıldı (E.2023/9430 K.2023/8075). Süre sayımının ceza davası açılan bir fesih nedeninde nasıl işlediği hırsızlık gerekçesiyle fesih yazısında ele alınıyor.

Tutanak, Tanık ve Savunma ile İspat

Davranış nedeniyle fesihte işçinin savunması alınmak zorundadır, ancak 25/II kapsamındaki fesih hakkı bu kuraldan ayrı tutulmuştur.[4] Kavga nedeniyle savunma alınmaması feshi tek başına geçersiz yapmaz, fakat ispat bakımından işverenin işini zorlaştırır.

Feshin haklı olduğunu iddia eden taraf, yani işveren, olayı ispatlamak zorundadır.[5] Dosyada işverenin elinde şu belgeler aranır:

  • Olayı gören kişilerin adları ile görgüye dayalı ve duyuma dayalı beyanların ayrı yazıldığı olay tutanağı
  • İşçilerin yazılı savunmaları, çünkü kavgayı kabul eden bir cümle başlatma iddiasını çürütebilir
  • Varsa kamera kaydı ve kaydın saklandığını gösteren yazı
  • Kavgaya karışan diğer işçiye yapılan işlemin kaydı
  • Yazılı fesih bildirimi, çünkü feshe yol açan bildirimler yazılı yapılmak zorundadır[6]

Kavga dosyasında işverenin delilleri

Tanık beyanlarında görgü belirleyicidir. 2020 tarihli kararda davalı çalışanlarının görgüye dayalı ifadeleri ile taraf tanıklarının beyanları birlikte değerlendirilerek kavgayı başlatanın kim olduğu saptandı.

Fesih Haksız Çıkarsa: Tazminat ve İşe İade

İşçinin iki yolu vardır. Kıdem ve ihbar tazminatı için alacak davası açılır, otuz işçi çalıştıran işyerinde en az altı ay kıdemi olan işçi ise işe iade de isteyebilir.[7] İşe iadede feshin bildirim tarihinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulur, arabuluculuk anlaşmayla bitmezse son tutanaktan itibaren iki hafta içinde dava açılır.[8]

Geçerli sebebi ispat yükü işverendedir.[9] Mahkeme feshi geçersiz bulursa işveren işçiyi bir ay içinde işe başlatmalıdır. Başlatmazsa dört ila sekiz aylık ücret tutarında tazminat ve en çok dört aya kadar boşta geçen süre ücreti ödenir.[10]

Aynı olay iki davada farklı sonuçlanabilir. Haksız tahrik altında verilen tepkide mahkeme feshi haklı bulmayabilir ama davranışı geçerli sebep sayabilir. O durumda işe iade istemi sonuçsuz kalabilir, kıdem ve ihbar tazminatı ise ödenir.

İşyerinde Kavga ve Fesih Hakkında Sorular

Bu yazı genel bilgi içindir. Kavga dosyasındaki tarihler, tutanaklar ve tanık listesi bir avukata gösterilmeden sonuç çıkarılmamalıdır.

Kaynaklar

  1. 4857 sayılı İş Kanunu m.25/II-d ↩
  2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.25/1 ↩
  3. 4857 sayılı İş Kanunu m.26/1 ↩
  4. 4857 sayılı İş Kanunu m.19/2 ↩
  5. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.6 ↩
  6. 4857 sayılı İş Kanunu m.109 ↩
  7. 4857 sayılı İş Kanunu m.18/1 ↩
  8. 4857 sayılı İş Kanunu m.20/1 ↩
  9. 4857 sayılı İş Kanunu m.20/2 ↩
  10. 4857 sayılı İş Kanunu m.21 ↩

Diğer Makalelerimiz

Randevu Oluştur

Bilgi Almak İçin Arayın

WhatsApp'tan Yazın

Hukuki bir konuda desteğe ihtiyacınız olduğunda buradayız.

Karşılaştığınız hukuki durumları birlikte değerlendirebilir, sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda size yol gösterebiliriz. Sorularınızı sormak veya görüşme planlamak için bizimle iletişime geçmeniz yeterlidir.

Ara WhatsApp