İşyerinde Kamera ile İşçi İzleme: Sınırlar ve Delil Değeri

İşyerinde kamera ile işçi izleme, ancak meşru bir amaca bağlı ve ölçülü olduğunda hukuka uygundur. Kayıt bu sınırı aşıyorsa işverenin fesih davasında dayandığı en güçlü delil, dosyadan çıkarılma riskiyle karşı karşıya kalır.

Kanun, kişisel verilerin işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü kullanılmasını ve kameradan önce çalışanın aydınlatılmasını ister; tuvalet, soyunma odası ve dinlenme alanı gibi mahrem yerlerdeki kayıt baştan sorunludur. Hukuka aykırı elde edilen kayıt vakıanın ispatında dikkate alınamaz, fesih tanık, tutanak ve savunma gibi bağımsız delillere de dayanıyorsa ayakta kalabilir. Görüntüye ses eklenirse aleni olmayan konuşmayı rıza olmadan kaydetmek iki yıldan beş yıla kadar hapis gerektiren bir suçtur.

İçindekiler8 başlık

Kamera Kaydının Hukuki Dayanağı

Anayasa’nın 20. maddesi kişisel verilerin korunmasını anayasal hak sayıyor ve işlemeyi iki yola bağlıyor.[1]

Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir.

6698 sayılı Kanun’un 4. maddesi, verilerin işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olmasını ve amaç için gerekli süre kadar saklanmasını istiyor.[2] Açık rıza aranmayan haller 5. maddenin ikinci fıkrasında sayılmış, bunlardan biri ilgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla veri sorumlusunun meşru menfaatidir.[3] Kamera kurulurken aydınlatma yükümlülüğü ayrıca doğar ve ihlali idari para cezası gerektirir.[4]

İş ilişkisine özgü iki hüküm daha vardır. Türk Borçlar Kanunu işverenin işçiye ait verileri yalnızca işçinin işe yatkınlığıyla ilgili veya hizmet sözleşmesinin ifası için zorunlu olduğu ölçüde kullanabileceğini söylüyor.[5] İş Kanunu da işçi hakkında edinilen bilgilerin dürüstlük kurallarına ve hukuka uygun kullanılmasını arıyor.[6]

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Altı Ölçütü

İşyeri kamerasında temel ölçüt, López Ribalda ve Diğerleri / İspanya Büyük Daire kararındadır.[7] Mahkeme, mahkemelerin çıkarları tartarken şu altı noktaya bakmasını istiyor.

  1. İşçiye gözetim önceden ve açık biçimde bildirilmiş mi
  2. İzleme ne kadar kapsamlı, mekan ve zaman bakımından ne kadar sınırlı, kayıtlara kaç kişi erişiyor
  3. İşveren meşru bir gerekçe göstermiş mi
  4. Daha az müdahaleci bir yol mümkün mü
  5. Kayıt işçi açısından ne sonuç doğurmuş
  6. İşçiye yeterli güvence sağlanmış mı

Mahkeme mekana göre de ayrım yapıyor. Tuvalet ve soyunma odası gibi doğası gereği özel yerlerde gizlilik beklentisi çok yüksektir ve kamera yasağı bile haklı olabilir, ofiste yüksektir, halka açık yerde ise belirgin biçimde düşüktür.[8]

Somut olayda süpermarket kasalarına gizli kamera konmuş, görüntüleri yalnızca market müdürü, şirketin hukuki temsilcisi ve sendika temsilcisi izlemişti. Kayıt on gün sürmüş, hırsızlık yapanlar belirlenince bitmişti. Büyük Daire ihlal görmedi, ancak en ufak bir şüphenin gizli kamerayı haklı kılmayacağını, makul şüphenin ve zararın boyutunun ağır bir gerekçe oluşturduğunu belirtti.[9]

Kamera izlemede temel ölçütler

Anayasa Mahkemesi’nin Ölçülülük Denetimi

Anayasa Mahkemesi, iş ilişkisinde işverenin izleme yetkisini pozitif yükümlülükler çerçevesinde denetliyor. E.A. kararında, işyeri bilgisayarındaki fotoğrafların işe iade davasında delil olarak kullanılması incelendi ve ihlal bulunmadı.[10]

Kararda önceki içtihatlara atıfla şu hususlar sayılıyor: iş sözleşmesindeki kısıtlayıcı düzenlemeler, tarafların bu konuda bilgilendirilmesi, müdahalenin meşru amaçla ölçülü olması ve feshin çalışanın eylemi karşısında makul ve orantılı olması.[11] İhlal çıkmamasının nedeni, fesih bildiriminin o fotoğraflara dayanmaması ve mahkemenin sağlık raporu, sözleşme ve tanık beyanı gibi başka delilleri de toplamasıdır.[12]

Aynı kararda anılan E.Ü. ve Samet Ayyıldız kararlarında ise ihlal bulunmuştu. İşveren, yazışma içeriğine erişmenin neden zorunlu olduğunu açıklayamamış, tanık dinletme ve işyeri kayıtlarını inceleme gibi alternatifler dururken içeriğe bakılmıştı.[13]

Bu kararlar kamerayı değil bilgisayar ve yazışma içeriğini ilgilendiriyor, kamera için doğrudan bir Anayasa Mahkemesi kararına ulaşılamadı. Ölçüt mantığı aynı olduğundan kıyasen göz önüne alınır.

Hukuka Aykırı Kayıt ve Delil Değeri

Kanun lafzı katıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Anayasa aynı sonucu söylüyor.

Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.

Bu cümle HMK m.189/2’de yer alıyor, Anayasa’nın 38. maddesi de kanuna aykırı elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceğini söylüyor.[14] Strazburg Mahkemesi aynı davada Sözleşme’nin 6. maddesini de ihlal etmedi, çünkü kayıtların sahiciliği ve kullanımı tartışılabilmişti ve fesih yalnızca bu delile dayanmıyordu.[15]

İş mahkemelerinin dengeyi nasıl kuracağı somut olaya göre değişir. 2023 sonrası Yargıtay kararlarında kamera kaydının hukuka aykırılığını doğrudan ele alan bir gerekçeye ulaşılamadı, bu yüzden kesin bir sonuç öngörülmesi doğru olmaz. Dosyada pratik risk şudur: fesih yalnızca tartışmalı kayda dayanıyorsa dayanak zayıflar, tanık beyanı, tutanak ve savunma gibi bağımsız deliller varsa fesih ayakta kalabilir. Özel hayata dokunan fesihlerde aynı ispat sorusu işyerinde gönül ilişkisi nedeniyle fesih davalarında da çıkar.

Ses Kaydı ve Mahrem Alanlar

Görüntüye ses eklendiğinde ceza hukuku devreye girebilir. Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları rıza olmadan ses alma cihazıyla kaydetmek iki yıldan beş yıla kadar hapisle cezalandırılıyor.[16] Özel hayatın gizliliğinin görüntü veya ses kaydıyla ihlali ise cezayı bir kat artırıyor.[17]

Bir konuşmanın aleni olup olmadığı olayın koşullarına bağlıdır, müşteriyle yapılan kasa konuşması ile iki işçinin mola odasındaki sohbeti aynı değerlendirilmez. Tuvalet, soyunma odası ve dinlenme alanı gibi yerlerdeki kameralar için işverenin gösterebileceği meşru gerekçe fiilen yoktur.

Dosyada Sorulması Gereken Sorular

Aşağıdaki tablo, bir kamera kaydıyla karşılaşan mahkemenin ve avukatın sırasıyla sorduğu soruları özetliyor.

Soru Evet ise Hayır ise
Kamera ve amacı işçiye önceden bildirilmiş mi Aydınlatma yükümlülüğü karşılanmış, ölçülülük tartışmasına geçilir Tek başına kesin sonuç doğurmaz, ama diğer ölçütlerin ağırlığı artar ve idari yaptırım gündeme gelir
Kamera çalışma alanını mı gösteriyor, mahrem alanı mı Çalışma alanı ise amaçla orantı aranır Mahrem alan ise kayıt baştan sorunludur
Görüntüyle birlikte ses de kaydediliyor mu Ayrı gerekçe gerekir, ceza hukuku riski doğar Yalnız görüntü ise değerlendirme görüntü ölçütleriyle yapılır
Kayıt, bildirilen amaçla mı kullanılıyor Güvenlik amacı bildirilmiş ve güvenlik olayı için kullanılmışsa tutarlıdır Güvenlik için kurulan kamera performans denetimine çevrilmişse amaç sınırı aşılır
Fesih başka delillerle de destekleniyor mu Kayıt tartışmalı olsa bile fesih ayakta kalabilir Tek delil kayıtsa dayanak çok zayıflar

İşçinin ve İşverenin Atacağı Adımlar

İşçi, işverene yazılı başvurarak kendisine ait verilerin işlenip işlenmediğini, işleme amacını ve kimlere aktarıldığını sorabilir.[18] İşveren talebi en geç otuz gün içinde ücretsiz sonuçlandırmak zorundadır.[19] Cevap yetersizse Kurula şikayet, cevabın öğrenilmesinden itibaren otuz ve her halde başvurudan itibaren altmış gün içinde yapılır, işverene başvurulmadan şikayet olmaz.[20]

İşveren tarafında en sağlam yol, amacı, kapsamı ve saklama süresini yazılı belirlemek, kamerayı bildirmek ve kayıtları kimin ne zaman izlediğini tutanağa geçirmektir. Aydınlatma ve rıza ayrımı çalışan verisinin başka alanlarında da aynıdır, örnek olarak yeni çalışan duyurusunda KVKK sınırı incelenebilir. Kayıt başka bir araçla ispatlanabilecek bir olayı gösteriyorsa Anayasa Mahkemesi’nin ölçüt listesi gereği tanık ve işyeri kayıtları da dosyaya konmalıdır.

Kayıt davada delil olur mu

Sık Sorulan Sorular

İşyeri kamerasına ilişkin dava sürecinde en çok sorulan beş soru aşağıda yanıtlanıyor.

Bu yazı genel bilgi niteliğindedir. Kamera kaydının dosyanızdaki durumu için kaydı, aydınlatma metnini ve fesih bildirimini birlikte inceleyecek bir avukata başvurmanız yerinde olur.

Kaynaklar

  1. Anayasa m.20/3 ↩
  2. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m.4/2-ç ve m.4/2-d ↩
  3. 6698 sayılı Kanun m.5/2-f ↩
  4. 6698 sayılı Kanun m.10 ve m.18/1-a ↩
  5. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.419 ↩
  6. 4857 sayılı İş Kanunu m.75/2 ↩
  7. AİHM, López Ribalda ve Diğerleri / İspanya, Büyük Daire, 17.10.2019, B. No: 1874/13 ve 8567/13, § 116 ↩
  8. López Ribalda ve Diğerleri / İspanya, § 125 ↩
  9. López Ribalda ve Diğerleri / İspanya, §§ 124, 126, 134 ↩
  10. AYM, E.A. Başvurusu, B. No: 2020/23522, 15.11.2023, §§ 11 ve 19 ↩
  11. AYM, E.A. Başvurusu, § 13 ↩
  12. AYM, E.A. Başvurusu, § 18 ↩
  13. AYM, E.A. Başvurusu, § 14 ↩
  14. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.189/2 ve Anayasa m.38/6 ↩
  15. López Ribalda ve Diğerleri / İspanya, Büyük Daire kararının sonuç bölümü, Madde 6 yönünden ihlal bulunmadığı ↩
  16. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.133/1 ↩
  17. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.134/1 ↩
  18. 6698 sayılı Kanun m.11/1-a, b, c ve ç ↩
  19. 6698 sayılı Kanun m.13/2 ↩
  20. 6698 sayılı Kanun m.14/1 ve m.14/2 ↩

Diğer Makalelerimiz

Randevu Oluştur

Bilgi Almak İçin Arayın

WhatsApp'tan Yazın

Hukuki bir konuda desteğe ihtiyacınız olduğunda buradayız.

Karşılaştığınız hukuki durumları birlikte değerlendirebilir, sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda size yol gösterebiliriz. Sorularınızı sormak veya görüşme planlamak için bizimle iletişime geçmeniz yeterlidir.

Ara WhatsApp