İşverenin işçiye hakareti, işçiye bildirim süresini beklemeden iş sözleşmesini feshetme ve kıdem tazminatı isteme hakkı verir. Bu hak, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesinin II numaralı bendinin (b) alt bendine dayanır ve kısa bir süre içinde kullanılmazsa düşer.[1]
Fesih hakkı, olayın öğrenildiği günden itibaren altı iş günü içinde ve her halde fiilden itibaren bir yıl içinde yazılı bildirimle kullanılır. Hakareti ispat yükü işçidedir; sözün tarihi, yeri ve içeriği tanık, mesaj ya da olay günü tutanağıyla gösterilmelidir, iş hatasına yönelik sert eleştiri ise tek başına zayıf kalır. Haklı fesihten sonra kıdem tazminatı, manevi tazminat ve hakaret şikayeti ayrı yollardır; şikayet süresi öğrenmeden itibaren altı aydır.
İçindekiler7 başlık
Kanunun Aradığı Hakaret Ölçüsü
Kanun, işverenin işçinin ya da ailesinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde söz söylemesini veya davranışta bulunmasını haklı fesih sebebi sayar.
İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, eylemin Türk Ceza Kanunu’na göre suç oluşturmasını aramaz. Daire, amirin işçiye “terbiyesiz” demesini tek başına haklı fesih sebebi saymış ve kıdem tazminatının reddine ilişkin kararı bozmuştur.[2]
Bu karar eski tarihlidir, ancak bendin lafzı değişmemiştir ve incelenen güncel kararlarda bu ölçüden dönüş görülmemiştir. Yine de her dosyada sözün ağırlığı, söylendiği ortam ve işçinin tepkisi ayrıca değerlendirilir.
Hakareti Yapan Kişiye Göre Sonuç
Fesih hakkının doğup doğmadığı çoğu zaman sözün kimden geldiğine bağlıdır. Söz cinsel içerik taşıyorsa değerlendirme taciz nedeniyle haklı fesih kurallarına göre yapılır. Aşağıdaki tablo dört ayrı durumu karşılaştırıyor.
| Hakaret eden | Fesih dayanağı | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| İşverenin kendisi, ortak ya da yönetici | 24/II-b | İşverene ayrıca bildirim yapmak gerekmez, söz ve tanık yeter |
| Amir, müdür gibi işveren vekili | 24/II-b | Yargıtay amirin sözünü işverenden ayırmaz |
| İş arkadaşı | Doğrudan b bendi değil, işverenin koruma borcu (TBK m.417/1) | Önce işverene bildirim, işverenin tepkisi belirleyici |
| Müşteri ya da üçüncü kişi | Bent yalnız cinsel taciz için üçüncü kişiyi anar (24/II-d) | Diğer hakaretlerde işverenin önlem almaması aranır |
İş arkadaşı örneğinde sonuç işçi lehine çıkmayabilir. Bir dosyada yönetici konumundaki davacıya “küçük adam” lakabı takılmış, davacı durumu genel müdüre bildirmiş, genel müdür sözü “sempatik” bulmuştu. Yargıtay oy çokluğuyla istinaf ret kararını onadı, karşı oyda ise işverenin koruma ve gözetme borcunu yerine getirmediği için fesih haklı sayılmalıydı.[3]
Hakarete karşılık vermek riskli bir yoldur. Bir kargo merkezinde iş arkadaşının küfrü üzerine çıkan arbedede işveren işçiyi çıkarmış, mahkemeler ilk haksız hareketin diğer çalışandan geldiğini ve işçinin mağdur konumda olduğunu görmüş, kıdem ve ihbar tazminatı kabul edilmiştir. Yargıtay bu kararı onamıştır.[4]
Hakaret, Mobbing ve Sert Yönetim Ayrımı
Tek bir hakaret mobbing sayılmaz, mobbing sistematik ve belli bir süreye yayılan baskıyı ister. Yukarıdaki 2024 tarihli kararın karşı oyu da bu ayrımı kabul eder ve davranış mobbing düzeyinde olmasa bile tek başına haklı neden ağırlığındaysa sözleşmenin derhal feshedilebileceğini belirtir. Hakaretin kavgaya dönüştüğü olaylarda kusur ve ispat dengesi işyerinde kavga nedeniyle fesih konusunda ayrıca tartışılır.
Asıl risk, sert üslubu hakaret saymaktır. On beş yıllık bir işçi, takım liderinin “sorun sende” ve “sen işten kaçıyorsun” gibi sözleri nedeniyle sözleşmeyi feshetmiş, ancak sistematik ve sürekli baskı kanıtlanamadığı için kıdem tazminatı reddedilmiş, Yargıtay da bu sonucu onamıştır.[5]
| Davranış | Olası nitelik | Dosyada aranan |
|---|---|---|
| Doğrudan küfür, sövme, “terbiyesiz” gibi hitap | 24/II-b hakaret, tek olay yeter | Söz, tarih, tanık veya mesaj |
| Başkalarının önünde alay ve küçük düşürme | 24/II-b ya da kişilik hakkına saldırı | Orada bulunanların ifadesi |
| Hırsızlık, ahlaksızlık gibi asılsız suçlama | 24/II-c, asılsız ağır isnat | Suçlamanın içeriği ve dayanaksızlığı |
| İş hatasına sert eleştiri, “sorun sende” tarzı sözler | Çoğunlukla yönetim hakkı, tek başına zayıf | Tekrar, sistem ve aşağılama kastı |
| Aylarca süren dışlama ve aşağılama | Mobbing, TBK m.417/1 | Süreklilik ve işverenin bilgisi |
Hakaretin İspatı ve Delil Düzeni
Fesih sebebini ileri süren işçi, hakaretin gerçekleştiğini ispat etmek zorundadır.[6] Mahkeme olayın zamanını, yerini ve içeriğini bilmek ister, “sürekli hakaret ediyordu” anlatımı bu yüzden yetmez.
Manevi tazminat davasında bunun örneği vardır. Mahkeme, tarihi belirsiz genel söylemlere dayanarak tazminata hükmetmiş, Yargıtay işveren yetkilisinin doğrudan davacıya hakaret ettiğinin somut ve inandırıcı delillerle ortaya konmadığını belirterek kararı bozmuştur.[7]
| Delil | Güçlü yanı | Dikkat |
|---|---|---|
| Görgüye dayalı tanık | Sözü doğrudan duymuş kişi | Olayı başkasından duyan tanığın değeri düşük |
| Yazılı mesaj, e-posta | Metin değişmez, işçiyi muhatap alan hakaret ayrıca suçtur[8] | Tam yazışmayı ve numarayı saklayın |
| Ses kaydı | Sözü aynen gösterir | Hukuka aykırı elde edilen delil dikkate alınmaz[9] |
| Olay günü şikayet, tutanak, ihtar | Tarihi ve içeriği sabitler | Gecikmiş anlatımın değeri azalır |

Fesih Bildirimi ve Altı İş Günü
Kanun, ahlak ve iyiniyet kurallarına dayanan fesih yetkisinin olayı öğrendiği günden başlayarak altı iş günü geçtikten sonra kullanılamayacağını söyler. Her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra da kullanılamaz.[10]
Fesih sonucunu doğuracak bildirimin yazılı yapılması gerekir.[11] Süre kısa olduğu için bildirim, olayın hemen ardından hazırlanmalı ve işverene ulaştığı ispatlanabilir biçimde gönderilmelidir.
- Olayın tarihi, saati ve yeri
- Söylenen sözün aynen yazılmış hali
- Orada bulunan kişilerin adları
- Dayanılan hüküm: 4857 m.24/II-b
- Sözleşmenin bu sebeple feshedildiği ve kıdem tazminatının talep edildiği
Gerekçe yazmadan verilen kısa bir istifa dilekçesi, sonradan hakaret iddiasını ispat etmeyi güçleştirir. Bildirimde yalnızca “özel sebepler” yazmak da aynı sorunu doğurur.
Fesihten Sonraki Üç Talep
Hakaret nedeniyle haklı fesih yapan işçi, üç ayrı yolu birbirinden bağımsız olarak kullanabilir. Üçünün süresi ve mahkemesi farklıdır. Sözlü sataşma cinsel nitelik kazanmışsa mağdur işçinin fesih ve tazminat hakları ayrıca gündeme gelir.
| Talep | Dayanak | Süre ve usul |
|---|---|---|
| Kıdem tazminatı | 1475 m.14, 4857 m.120 atfıyla | Zamanaşımı 5 yıl, önce arabulucuya başvuru dava şartı |
| Manevi tazminat | TBK m.58 ve m.417 | Haksız fiile dayanırsa 2 yıl, ihtiyatlı davranın |
| Hakaret şikayeti | TCK m.125 ve m.131 | Öğrenmeden 6 ay, fiilden en çok 2 yıl |
Kıdem tazminatı için işçinin haklı feshi yeterlidir, ihbar tazminatı ise doğmaz.[12] Zamanaşımı beş yıldır ve kıdem tazminatı için arabulucuya başvurmak dava şartıdır.[13]
Hesapta tavan önemlidir. 01.07.2026-31.12.2026 döneminde kıdem tazminatı tavanı 73.729,87 TL’dir ve sözleşmenin sona erdiği tarihe göre uygulanır. Giydirilmiş brüt ücreti 85.000 TL olan, 6 yıl 4 ay çalışmış işçinin tazminatı tavansız 538.333,33 TL görünür, tavanla 466.955,84 TL olur (damga vergisi hariç).
Manevi tazminat için kişilik hakkının zedelenmesi aranır ve tutarı hakim takdir eder.[14] Hakaret suçunun soruşturulması mağdurun şikayetine bağlıdır, şikayet süresi öğrenmeden başlayarak altı aydır ve hakaret bakımından fiilden itibaren iki yılı aşamaz.[15] Bu süre kıdem tazminatındaki beş yıllık zamanaşımından çok kısa olduğu için şikayet kararı en baştan verilmelidir.

İşverenin Hakareti Hakkında Sorular
Bu yazıdaki bilgiler genel niteliktedir. Sözün hakaret sayılıp sayılmayacağı olayın ayrıntılarına göre değiştiği için fesih bildirimini göndermeden önce dosyanızı bir avukatla birlikte gözden geçirmeniz yerinde olur.
Kaynaklar
- 4857 sayılı İş Kanunu m.24/II-b ve m.26/1 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2012/17182, K.2014/21855, 25.06.2014 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2024/9538, K.2024/14973, 20.11.2024 (oy çokluğu, karşı oylu) ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2026/612, K.2026/2859, 31.03.2026 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2026/1179, K.2026/4026, 29.04.2026 ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.190/1 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2014/21295, K.2015/34204, 03.12.2015 ↩
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.125/2 ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.189/2 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.26/1 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.109 (7555 sayılı Kanun m.23 ile değişik) ↩
- 1475 sayılı İş Kanunu m.14/1 (4857 sayılı Kanun m.120 ile yürürlükte) ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu Ek m.3 ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.58/1 ↩
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.131/1 ve m.73 ↩