İşçi Tazminat Davası Nedir?

İşçi tazminat davası, iş ilişkisinin sona ermesinden ya da işyerinde uğranılan bir zarardan doğan tazminatın iş mahkemesinden istenmesidir. Tek bir tazminat türü yoktur. Kıdem, ihbar, kötüniyet, işe başlatmama, iş kazası ve manevi tazminat ayrı kanun maddelerine, ayrı sürelere ve ayrı dava yoluna bağlanır.

Kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatlarında zamanaşımı beş yıldır ve dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır; işe iade için fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya gidilir. İş kazası ve meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminatta arabuluculuk şart değildir, on yıllık genel süre uygulanır. Fazla mesai, hafta tatili ve yıllık izin ise tazminat değil ücret alacağıdır. Dava işverene açılır; alt işveren ilişkisinde asıl işveren de sorumludur, görevli mahkeme iş mahkemesidir.

İçindekiler8 başlık

Hangi Alacaklar İşçi Tazminatı Sayılır?

Tazminat, ücret gibi her ay doğan bir alacak değil, belirli bir olay gerçekleşince doğan bir ödemedir. O olay feshin kendisi, feshin geçersiz çıkması ya da işverenin koruma borcunu ihlal etmesi olabilir.

Tazminat Doğuran olay Dayanak Süre ve ilk adım
Kıdem Kanunda sayılan sona erme hali ve en az bir tam yıl çalışma 1475 m.14 Zamanaşımı 5 yıl, önce arabulucu
İhbar Bildirim süresine uyulmadan fesih 4857 m.17 Zamanaşımı 5 yıl, önce arabulucu
Kötüniyet Güvence kapsamı dışındaki işçinin kötü niyetle çıkarılması 4857 m.17/6 Zamanaşımı 5 yıl, önce arabulucu
İşe başlatmama Feshin geçersizliği ve işçinin işe başlatılmaması 4857 m.21 Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucu, tutanaktan sonra 2 hafta
İş kazası, maddi İş kazası ya da meslek hastalığı nedeniyle zarar TBK m.417/3 Genel kural 10 yıl, arabulucu şart değil
İş kazası, manevi Bedensel bütünlüğün zedelenmesi ya da ölüm TBK m.56 ve m.417/3 Genel kural 10 yıl, arabulucu şart değil

Kıdem, ihbar, kötüniyet ve eşit davranma ilkesine aykırı fesih tazminatlarında zamanaşımı beş yıldır.[1] İş kazasından doğan tazminat ise işverenin sözleşmeden doğan koruma borcuna dayandığı için on yıllık genel süreye bağlanır.[2]

Tablodaki son iki satırın mantığı farklıdır. Fesih tazminatları işin bitmesinden, iş kazası tazminatları işin yürütülmesi sırasındaki ihmalden doğar.

Kıdem ve ihbar tazminatı aynı fesihte birlikte doğabilir, kötüniyet tazminatı ile işe başlatmama tazminatı ise işçinin işyerindeki güvence kapsamına göre birbirini dışlar.

Tazminatta süre ve yol

Tazminat ile Ücret Alacağı Arasındaki Sınır

Fazla mesai, hafta tatili, yıllık izin ve ödenmemiş maaş tazminat değil ücret alacağıdır. Bunlar çalışma sürerken doğar, fesih şart olmaz.

Pratikte ikisi çoğu zaman aynı dilekçede istenir. Arabuluculuk açısından da fark yoktur, çünkü kanun hem işçi alacağını hem tazminatını dava şartı kapsamına alır.[3] Ayrım, dosyada hangi kalemin hangi olaya bağlandığını doğru yazmak için gerekir.

Davayı Kim Açar?

Davacı genellikle işçidir. İş sözleşmesi sona ermiş, fesih bildirimi yapılmış ya da zarar doğmuş olmalıdır.

İşçi ölmüşse kıdem tazminatı kanuni mirasçılarına ödenir.[4] İş kazasında ölüm halinde ise ölenin yakınları kendi adlarına manevi tazminat da isteyebilir.[5]

Taraf yer değiştirebilir. Bildirim süresine uymadan işi bırakan işçi, işverene ihbar tazminatı ödemekle yükümlüdür ve işveren de bu tazminat için dava açabilir.[6]

Davayı Kime Karşı Açmak Gerekir?

Dava, işçinin iş sözleşmesini yaptığı işverene karşı açılır. Ancak işveren ile işyeri sahibi her zaman aynı kişi değildir ve yanlış davalı seçmek yılları götürebilir. İşçinin vefat ettiği dosyalarda kıdem tazminatının mirasçılara nasıl işlediği ise işçi vefat edince kıdem tazminatı başlığında görülür.

  • Alt işveren işçisinde asıl işveren, alt işverenle birlikte sorumludur.[7]
  • İşyeri devrinde devreden ve devralan işveren, devirden önce doğmuş borçlardan birlikte sorumludur. Devredenin sorumluluğu devirden itibaren iki yılla sınırlıdır.[8]
  • Şirketlerin aynı faaliyeti yürütmesi, tek başına ikisini de sorumlu yapmaz.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 02.12.2025 tarihli kararında organik bağın tek başına müteselsil sorumluluk doğurmadığını belirtti.

Şirketler arasında organik bağ bulunması çalışma dönemindeki alacaklardan her iki şirketi müteselsilen sorumlu kılmaz, işyeri devri, iş sözleşmesi devri, asıl işveren alt işveren ilişkisi ya da birlikte istihdam gibi somut bir bağ gerekir.[9]

Somut olayda şirketlerden birinin diğerinden işyerini devraldığı anlaşıldığı için onama kararı verildi.

Hangi Sırayla İlerlenir?

Sıra, tazminatın türüne göre değişir. Fesih kaynaklı tazminatlarda dava kapısı arabuluculuktur, iş kazası tazminatlarında ise doğrudan mahkemeye gidilir.

  1. Fesih bildirimi, hizmet dökümü, bordro ve banka kayıtları toplanır. Hangi tazminatın istendiği bu belgelerden belirlenir.
  2. İşe iade talebi varsa fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulur.[10]
  3. Kıdem, ihbar ve kötüniyet gibi tazminatlarda da dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır, son tutanak dilekçeye eklenir.[11]
  4. Arabulucu başvuruyu görevlendirmeden itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır, zorunlu hallerde süre en çok bir hafta uzar.[12]
  5. Anlaşma olmazsa iş mahkemesinde dava açılır. İşe iade davasında süre son tutanaktan itibaren iki haftadır.

İş kazası veya meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat davalarında arabulucuya başvurmak şart değildir.[13]

Arabuluculuk sürecinde zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.[14] İş kazası tazminatı davalarında ise arabuluculuk dava şartı olmadığından süre takibi ayrıca yapılmalıdır.

Dava sırası

Görevli ve Yetkili Mahkeme

İş ilişkisinden doğan hukuk uyuşmazlıklarında iş mahkemesi görevlidir.[15]

Yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri ile işin yapıldığı yer mahkemesidir. İş kazası tazminat davalarında ayrıca kazanın ya da zararın meydana geldiği yer ile işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.[16] Bu kurala aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir.

İşçi Tazminat Davasında Sık Karşılaşılan Hatalar

  • İş kazası davası için gereksiz yere arabulucuya gidip süre kaybetmek
  • Fesih kaynaklı tazminat için arabulucuya hiç gitmeden dava açıp usulden ret kararı almak
  • İşyerinin işçi sayısına bakmadan hem işe başlatmama hem kötüniyet tazminatı istemek
  • Çalışılan şirketin kim olduğunu araştırmadan yalnızca adresi aynı olan şirketi davalı göstermek

İşçi Tazminat Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular

Konuyu ilk kez araştıran işçilerin en çok sorduğu noktalar aşağıda.

Bu yazı genel bilgi içindir. Fesih bildiriminizle hizmet dökümünüzü bir avukata göstermeden hangi yolun uygun olduğuna karar vermeyin.

Kaynaklar

  1. 4857 sayılı İş Kanunu Ek m.3 ↩
  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.146 ve m.417/3 ↩
  3. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1 ↩
  4. 1475 sayılı İş Kanunu m.14 ↩
  5. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.56/2 ↩
  6. 4857 sayılı İş Kanunu m.17 ↩
  7. 4857 sayılı İş Kanunu m.2/6 ↩
  8. 4857 sayılı İş Kanunu m.6 ↩
  9. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2025/6294 K.2025/9415, 02.12.2025 ↩
  10. 4857 sayılı İş Kanunu m.20/1 ↩
  11. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1 ve m.3/2 ↩
  12. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/10 ↩
  13. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/3 ↩
  14. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/17 ↩
  15. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.5/1-a ↩
  16. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.6/1 ve m.6/3 ↩

Diğer Makalelerimiz

Randevu Oluştur

Bilgi Almak İçin Arayın

WhatsApp'tan Yazın

Hukuki bir konuda desteğe ihtiyacınız olduğunda buradayız.

Karşılaştığınız hukuki durumları birlikte değerlendirebilir, sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda size yol gösterebiliriz. Sorularınızı sormak veya görüşme planlamak için bizimle iletişime geçmeniz yeterlidir.

Ara WhatsApp