İlave tediye alacağı, uygulamada işçinin günlük çıplak ücretinin 52 katı üzerinden hesaplanır. Mahkeme talep sonucuyla bağlı olduğundan her kalemin dilekçede ayrı yazılması gerekir.[1]
Hesap çıplak ücret üzerinden yapılır; fazla mesai, evlilik ve çocuk zamları, primler, ayni yardımlar ve tatil ücretleri hesaba girmez. Yıl içinde ayrılan işçiye hizmet süresi oranında ödeme yapılır, izinli ve raporlu geçen günler çalışılmış sayılır. Dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır ve alacak beş yıllık zamanaşımına tabidir.
İçindekiler12 başlık
Alacağın Dayanağını Ayırma
İlave tediye üç ayrı kaynaktan doğabilir ve her biri dilekçede ayrı kalem olur. Kaynakları karıştırmak, hem hesabı hem de ispat yükünü bozar.
- Kanunun 1. maddesindeki tediye. Kamu idareleri, belediyeler, iktisadi devlet teşekkülleri ve sermayesinin yarısından fazlası devlete ait kuruluşlarda İş Kanunu anlamında işçi sayılan herkes, ücret sistemi ne olursa olsun her yıl bir aylık istihkak tutarında tediye alır.[2]
- Cumhurbaşkanı kararıyla verilen ikinci tediye. Aynı işçilere, bir aylık istihkakı geçmemek üzere bir tediye daha yapılabilir. Bu ödeme otomatik değildir, o yıl için karar çıkıp çıkmadığına bakılır.[3]
- Toplu iş sözleşmesindeki ikramiye. Kanun kapsamındaki işyerlerinde toplu iş sözleşmesiyle en çok iki ikramiye daha verilebilir. Kapsam dışı işyerlerinde sınır dört, yalnız yeraltında çalışanlarda beştir.[4]
Memurlar kanunun kapsamında değildir, çünkü kanun yalnızca iş mevzuatındaki işçi tanımına uyanlara ödeme öngörür.
Toplu İş Sözleşmesinin İşçiye Uygulanması
Sözleşme maddesine dayanan işçi, o sözleşmeden yararlanma şartlarını da ispat etmek zorundadır. Sözleşmenin imzasında sendikaya üye olan işçi yürürlük tarihinden, sonradan üye olan işçi ise üyeliğin işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanır.[5]
İş sözleşmesinin toplu iş sözleşmesine aykırı hükümlerinin yerini toplu iş sözleşmesi hükümleri alır. Toplu iş sözleşmesinin iş sözleşmesine aykırı hükmü karşısında ise iş sözleşmesinin işçi yararına olan hükümleri geçerlidir.[6] Bu yüzden dava dilekçesine üyelik bildirim tarihini gösteren belge eklemek, tediye alacağı kadar önemlidir.

Hesap Yöntemi
Kanun fazla mesai, evlilik ve çocuk zamlarını, primleri, ayni yardımları ile hafta ve genel tatil ücretlerini aylık istihkakın dışında bıraktığı için hesap çıplak ücret üzerinden yapılır.[7] Uygulamada bir aylık tediye 26 günlük çıplak ücrete denk sayılır, kanunda gün sayısı yazmaz. Kanuni tediye ile Cumhurbaşkanı kararıyla verilen tediye tam bir aylık olduğunda yıllık toplam 52 gün çıkar.
Maden işletmelerinde yeraltında çalışanlara ayrıca bir aylık ek tediye öngörüldüğünden bu işçilerde toplam gün sayısı farklıdır.[8]
Hesabı kendiniz denemek için aşağıdaki aracı kullanabilirsiniz. Sonuç brüt tutardır, kesintiler hesaba katılmaz.
Rakamlı Örnek: Tam Yıl Çalışan İşçi
Aylık çıplak ücreti 46.800 TL olan kamu işçisinin günlük ücreti 46.800 / 30 = 1.560 TL’dir. Yıl içinde bir aylık kanuni ve bir aylık Cumhurbaşkanı kararlı tediye varsayıldığında yıllık tediye 1.560 x 52 = 81.120 TL, bir aylık tediye (26 gün) 40.560 TL, yarım ödeme ise 20.280 TL brüttür.
Rakamlı Örnek: Yıl İçinde Ayrılan İşçi
Aynı işçi 16.03.2026 tarihinden 30.09.2026 tarihine kadar çalışmışsa hizmeti 199 gündür. Hizmetlerin yekünu oranında ödeme yapıldığından[9] hesap uygulamada 52 x 199 / 365 = 28,35 gün olur ve tutar 44.227,07 TL brüt çıkar. Yıla bölme yöntemi kanunda yazılı değildir.
Kanun, işçinin tediye tarihinde işten ayrılmış olmasına bakmaz ve izinleri, hastalık izinlerini, hafta tatili ile genel tatil günlerini çalışılmış sayar.[10] Raporlu ya da izinli geçen günleri düşen bir hesap bu yüzden eksiktir.
Sık Yapılan Hesap ve Dava Hataları
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Bordro brüt toplamını esas almak | Örneğin bordro brütü 53.000 TL ise günlük ücret 1.560 TL yerine 1.766,67 TL çıkar, yıllık tutar 10.746,67 TL şişer | Yalnız çıplak ücret alınır, zam ve yardımlar ayrılır |
| Cumhurbaşkanı kararıyla verilen tediyeyi dilekçeye yazmamak | O yılın kararı bir aylık ise yıllık alacağın yarısı eksik istenir | İkinci tediye için o yılın kararı ve ödeme günleri ayrı kalem yazılır |
| Kıst hesabında devamsızlık dışındaki günleri düşmek | İzinli ve raporlu günler alacaktan kaybolur | Kanunun çalışılmış saydığı günler eklenir |
| Toplu iş sözleşmesi ikramiyesini kanuni tediye saymak | İki alacağın dayanağı, faiz ve hesap yöntemi karışır | Ayrı kalem, ayrı hesap |
| Ücreti asgari ücret oranıyla tahmin etmek | Bilirkişi hesabı bozma sebebi olabilir | İlgili dönemin ücret bordroları dosyaya getirtilir |
Son satırdaki konuda Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, muvazaalı çalıştırılan belediye işçisinin davasında daha önce verdiği bozma kararında, ücreti bilinmeyen dönemin asgari ücrete oranlanarak bulunmasını doğru bulmamış, ücret bordrolarının getirtilip hesabın bordrodaki ücrete göre yapılmasını gerekli görmüştü. Bu bozma gerekçesi, 01.04.2026 tarihli onama kararında aktarılmaktadır.[11]
Ödenmeyen Tediyede Dava Yolu
Kanuna ya da toplu iş sözleşmesine dayanan işçi alacağı için dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Son tutanak eklenmezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir, süre de kaçarsa dava usulden reddedilir.[12]
- Belge toplama. İlave tediyenin yer aldığı aylık bordrolar, banka hesap dökümü, işyeri kimlik belgesi ve sendika üyeliğinin bildirildiğine dair yazı bir dosyada toplanır.
- Kalemlerin ayrılması. Kanuni tediye, Cumhurbaşkanı kararına bağlı tediye ve sözleşme ikramiyesi ayrı satırlarda hesaplanır.
- Arabuluculuk. Başvuruda her kalemin adı açıkça yazılır, çünkü tutanakta yer almayan bir kalem dava şartı bakımından tartışma yaratabilir.
- Dava dilekçesi. Hesaplanan tutarlar, dayanak maddeler ve faiz talebi dilekçenin sonuç kısmında ayrı ayrı gösterilir.
Faiz Türü
Yargıtay, ilave tediyenin 6772 sayılı Kanundan doğan bir alacak olduğunu ve faizin yasal faiz olarak uygulanacağını belirtti. En yüksek işletme kredisi faizine hükmeden karar, esas bozma sebebinin yanında bu yönden de ayrı bir bozma sebebi sayıldı.[13]
Yasal faiz oranı 3095 sayılı Kanunun 1. maddesinde düzenlenir ve madde 7589 sayılı Kanunla değiştirilmiştir.[14] Dönem sınırlarını bilirkişi raporunda ayrı göstermek, hesabın denetlenebilmesi için gereklidir.
Zamanaşımı
Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır.[15] Ücret gibi dönemsel edimler Borçlar Kanununda da beş yıllık süreye bağlıdır.[16] Tediyelerin zamanı Cumhurbaşkanınca belirlendiğinden[17] uygulamada süre her yılın tediye tarihinden ayrı işler, beş yılı aşan eski yıllar için işveren zamanaşımı defi ileri sürebilir.

Muvazaa ve Taşeron Geçmişi
Alt işveren işçisi gibi görünen ama muvazaa nedeniyle baştan itibaren asıl işverenin işçisi sayılan kişi, toplu iş sözleşmesinden yararlanamasa bile 6772 sayılı Kanun kapsamında ilave tediye alabilir. Bu sonuç belediye işçisi davasında ilk derece mahkemesinin gerekçesiydi ve Yargıtay bozmaya uygun bulduğu kararı onadı. Karar emsal olarak sınırlı ağırlık taşır, çünkü yalnız davacı temyiz etmişti.[18]
Toplu iş sözleşmesine dayalı kalemlerde ise tarih önemlidir. Muvazaa dönemi için işçi, taraf sendikaya üyeliğinin gerçek işverene bildirildiği tarihten itibaren asıl işverenin sözleşmesinden yararlanır. Özelleştirme sonrası kurulan ve muvazaasız bulunan alt işverenlik ilişkisinde ise asıl işverenin sözleşmesi uygulanmaz.[19]
Kıdem Tazminatına Yansıması
Kıdem tazminatı, işçinin son ücreti üzerinden hesaplanır.[20] Giydirilmiş ücretin tespitinde İş Kanunu m.32 anlamında asıl ücrete eklenen, para ile ölçülebilen menfaatler de hesaba katılır ve Yargıtay ikramiyeyi bu menfaatlerin içinde sayar.[21] Aynı karar, ücretin miktarının ve eklerinin ispatının kural olarak işçide olduğunu da hatırlatır.
İlave tediyenin kıdem hesabına hangi yöntemle yansıtılacağı dosyanın bilirkişi raporunda açıkça gösterilmelidir. Rapor yıllık ödemeyi hangi aylara yaydığını yazmıyorsa itiraz dilekçesinde bu eksiklik belirtilir.
İlave Tediye Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular
Buradaki hesaplar genel nitelikte örneklerdir, bordronuz ve toplu iş sözleşmeniz sonucu değiştirebilir. Dava ya da arabuluculuk başvurusundan önce belgelerinizi bir avukatla birlikte gözden geçirmeniz yerinde olur.
Kaynaklar
- 6100 sayılı Kanun m.26 ↩
- 6772 sayılı Kanun m.1 ↩
- 6772 sayılı Kanun m.3 ↩
- 6772 sayılı Kanun Ek m.1 ve Ek m.2 ↩
- 6356 sayılı Kanun m.39/2 ↩
- 6356 sayılı Kanun m.36/1 ↩
- 6772 sayılı Kanun m.4/2 ↩
- 6772 sayılı Kanun m.2 ↩
- 6772 sayılı Kanun m.4/3 ↩
- 6772 sayılı Kanun m.4/3 ↩
- Yargıtay 9. HD, E.2026/2562 K.2026/2931, 01.04.2026 ↩
- 7036 sayılı Kanun m.3/1 ve m.3/2 ↩
- Yargıtay 9. HD, E.2026/831 K.2026/4332, 11.05.2026 ↩
- 3095 sayılı Kanun m.1 ↩
- 4857 sayılı Kanun m.32/son ↩
- 6098 sayılı Kanun m.147/1 ↩
- 6772 sayılı Kanun m.4/1 ↩
- Yargıtay 9. HD, E.2026/2562 K.2026/2931, 01.04.2026 ↩
- Yargıtay 9. HD, E.2026/831 K.2026/4332, 11.05.2026 ↩
- 1475 sayılı Kanun m.14 ↩
- Yargıtay 9. HD, E.2026/1620 K.2026/4361, 12.05.2026 ↩