Arabuluculuğa avukatsız katılım kanunen serbesttir. İşçi de işveren de dava şartı olan arabuluculuk görüşmesine kendisi gidebilir, anlaşma belgesini ve son tutanağı kendi imzasıyla bağlayabilir.[1]
Bu serbestliğin karşılığı, imzanın sonuçlarını tek başına taşımaktır. Belgeye yazılan alacak kalemleri için sonradan dava açılamaz, belgeyi bozmak da ancak sınırlı sebeplerle ve kısa bir süre içinde mümkün olur.
İçindekiler11 başlık
Avukatsız Katılımın Kanuni Dayanağı
İş uyuşmazlıklarında görüşmeye kimlerin katılabileceğini 7036 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 18. fıkrası belirler. Başvuruda neler yazılacağı işe iade arabuluculuk başvuru dilekçesi yazısında örneklenmiştir. Taraflar görüşmelere bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu da aynı kuralı genel hüküm olarak tekrarlar ve uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayabilecek kişilerin müzakerelerde hazır bulundurulabileceğini ekler.[2] Bordro ve tazminat hesabını bilen birinin masada bulunması bu hükümle mümkündür, ama o kişi işçi adına imza atamaz.
Avukatsız katılım anlaşmanın geçerliliğini etkilemez. Yargıtay’ın anlaşma belgesinde aradığı şartlar tarafların ehliyeti, sağlıklı irade beyanı ve usulüne uygun yürütülmüş bir arabuluculuk sürecidir, avukat bulunması bunlardan biri değildir.[3]
Vekaletname ve Yetki Belgesinde Aranan Kalemler
Avukatla katılımda vekaletnamenin genel dava yetkisi içermesi yetmez. Açıkça yetki verilmemiş vekil alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvuramaz, sulh olamaz ve karşı tarafı ibra edemez.[4]
İşveren tarafında kanun ayrı bir kolaylık tanır. İşverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı görüşmelerde işvereni temsil edebilir ve son tutanağı imzalayabilir.[5] İşçi için böyle bir imkan öngörülmemiştir.
Aşağıdaki tablo, görüşme masasında kimin hangi belgeyle oturabileceğini gösteriyor.
| Katılan | Göstereceği belge | Anlaşmayı imzalayabilir mi? |
|---|---|---|
| İşçi ya da gerçek kişi işveren | Kimlik | Evet |
| Şirket yetkilisi | Temsil yetkisini gösteren imza sirküleri ya da sicil kaydı | Evet, yetkisi sınırında |
| İşverenin çalışanı | İşverenin yazılı yetki belgesi | Evet, son tutanak dahil |
| Avukat | Arabuluculuk, sulh ve ibra yetkisi açıkça yazılmış vekaletname | Evet |
| Avukat, yalnız genel dava yetkisiyle | Özel yetki içermeyen vekaletname | Hayır, HMK m.74’te sayılan işlemleri yapamaz |

Tek Başına İmzalanan Anlaşmada Risk Alanları
Avukatsız katılan işçinin karşılaştığı riskler, görüşmenin kendisinden çok imzalanan belgenin içeriğinden doğar. Belge bir kez imzalandığında içindeki rakamlar ve kalemler kesinleşir.
Hesap Yapılmadan Kabul Edilen Teklif
En sık görülen kayıp, teklifin hangi alacaklara karşılık geldiği bilinmeden imza atılmasıdır. Toplu bir rakam önerildiğinde kalemler tek tek hesaplanmadan teklifin yeterli olup olmadığı anlaşılamaz.
6 yıl 3 ay çalışmış, giydirilmiş brüt ücreti 40.000 lira olan ve haklı bir sebep gösterilmeden çıkarılan bir işçiyi örnek alalım. Ücret kıdem tavanının altında kaldığından kıdem tazminatı 40.000 x 6,25 = 250.000 lira brüt eder. Üç yılı aşan kıdemde ihbar öneli 8 hafta olduğu için ihbar tazminatı 56 günlük ücrete, yaklaşık 74.667 lira brüte karşılık gelir.[6]
İşveren bu işçiye bütün alacakları için net 200.000 lira önerirse teklif kıdem tazminatını bile karşılamaz. Kıdem tazminatından gelir vergisi kesilmediği için damga vergisi düşüldükten sonra da tutar 248.000 liranın altına inmez, ihbar tazminatı ve kullanılmamış izin ücreti ise hesaba hiç girmemiş olur.[7]
Rakam bilinmeden yapılan anlaşma, sonradan az ödendiği gerekçesiyle kendiliğinden bozulmaz. Yargıtay, usulüne uygun arabuluculuk sonunda yapılan anlaşmaya ibra sözleşmesindeki noksansız ödeme şartının uygulanamayacağını kabul ediyor.[8]
Belgeye Yazılan Kalemler ve Dava Yasağı
Arabuluculuk anlaşmayla biterse üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflar dava açamaz.[9] Kıdem, ihbar, fazla çalışma ve izin ücreti belgede tek tek sayıldıysa bu kalemlerin her biri dava yolunun dışında kalır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, mahkemeye erişimi sınırladığı için bu yasağın dar yorumlanması gerektiğini, anlaşılan hususlar belgeden açık ve net okunamıyorsa faaliyetin anlaşmayla sona ermiş sayılamayacağını belirtiyor. Aynı karara göre anlaşmanın uyuşmazlığın tamamını kapsaması da zorunlu değil, yalnız kıdem tazminatı için bir anlaşma yapılabilir.[10]
Bu çizgi işçi için hem risk hem de bir koruma alanıdır. Hesabı yapılmamış ya da tartışmalı bir alacağı belgeye yazdırmamak, anlaşılamayan kalemin son tutanakta ayrıca gösterilmesiyle birlikte o kalem için dava hakkını açık tutar.
İşe İade Anlaşmasında Zorunlu Rakamlar
İşe iade talepli görüşmede işçinin işe başlatılması konusunda anlaşılırsa belgeye işe başlatma tarihi, boşta geçen süre için ödenecek ücret ve diğer hakların tutarı ile işe başlatmama tazminatının tutarı yazılmak zorundadır. Bunlardan biri eksikse anlaşma sağlanamamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir.[11]
Kanun işçiye de bir sonuç bağlar. Kararlaştırılan tarihte işe başlamayan işçi bakımından fesih geçerli hale gelir ve işveren yalnız bunun hukuki sonuçlarından sorumlu olur.
Ödeme Yapılmazsa Belgenin İcra Gücü
Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı belge, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde sayılır.[12] Avukatsız imzalanan belgede bu kolaylık yoktur, ödeme yapılmazsa önce arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden şerh alınır.[13]
Arabulucunun imzası bulunmayan bir belge ise arabuluculuk anlaşma belgesi değil, adi yazılı bir sözleşmedir. Böyle bir belgeye icra edilebilirlik şerhi de verilemez.[14]
Fıkra “taraflar ve avukatları” dediği için yalnız bir tarafın avukatla imzaladığı belgede şerhsiz icranın mümkün olup olmadığı tartışmaya açıktır. Ödeme gecikirse şerh almak bu tartışmayı baştan kapatır.
İmzalanmış Anlaşmadan Dönme İmkanı
Arabuluculuk anlaşma belgesi bir mahkeme kararı değil, borçlar hukukuna tabi bir sözleşmedir. Yargıtay, ilam niteliği taşısa da belgenin maddi anlamda kesin hüküm olmadığını ve kesin hükümsüzlük, aşırı yararlanma, yanılma, aldatma, korkutma ya da sahtelik hallerinde geçersizliğinin ileri sürülebileceğini kabul ediyor.[15]
İrade sakatlığına dayanan iptal süreye bağlıdır. Yanılma ya da aldatmanın öğrenildiği veya korkutmanın etkisinin kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olunmadığı bildirilmezse sözleşme onanmış sayılır.[16] Aşırı yararlanmada da süre bir yıldır, ama her durumda sözleşmenin kurulmasından itibaren beş yılı geçemez.[17]
Avukatsız işçi açısından en çok gündeme gelen sebep aşırı yararlanmadır. Edimler arasında açık bir oransızlık bulunmalı ve bu oransızlık işçinin zor durumundan, düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılarak sağlanmış olmalıdır.[18] Düşük tutar tek başına yetmez, iki şartın birlikte ispatı gerekir.
İspat yükü iptal isteyen taraftadır. Yargıtay, baskıyla imza attırıldığını ileri süren ama bunu tanıkla destekleyemeyen işçinin davasında, arabulucunun süreci ve sonuçlarını anlattığını gösteren belgeler karşısında iptal kararını bozdu.[19]
Sürecin kendisine yönelen ayrı bir itiraz da vardır. Taraflar arasında gerçek bir uyuşmazlık yokken, örneğin istifa ile aynı gün ve yalnızca ödemeyi belgelemek için düzenlenen tutanak geçerli anlaşma belgesi sayılmaz ve ödeme ibra hükümlerine göre değerlendirilir.[20]

Arabulucu Ücretinin Paylaşımı
Arabulucunun ücretini kimin ödeyeceği, görüşmenin nasıl bittiğine göre değişir. Anlaşmayla biten iş uyuşmazlığında ücret, aksi kararlaştırılmadıkça Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre taraflarca eşit karşılanır ve Birinci Kısımdaki iki saatlik ücretten az olamaz.[21] İşe iade anlaşmasında ücretin matrahı, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre için ödenecek ücret ve diğer hakların toplamıdır.
Anlaşma olmazsa görüşmenin süresi belirleyici olur. Taraflara ulaşılamadıysa ya da görüşme iki saatten kısa sürdüyse iki saatlik ücreti Adalet Bakanlığı bütçesi öder, iki saati aşan görüşmede aşan kısım aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit ödenir.[22] Bu ücret, sonradan açılan davada yargılama giderlerine eklenir.
Eşit paylaşım kuralı ancak aksi kararlaştırılmadıkça uygulandığı için arabulucu ücretinin tamamını işverenin üstlenmesi anlaşma belgesine yazılabilir. Avukatsız katılan taraf bu maddeyi masaya getirmezse ücretin yarısı kendisine düşer.
İmzadan Önce Kontrol Listesi
Avukatsız katılan işçi, anlaşma belgesini imzalamadan önce şu noktaları belgenin üzerinde tek tek kontrol etmelidir.
- Her alacak kalemi ayrı satırda ve kendi tutarıyla yazılmış mı?
- Tutarın brüt mü net mi olduğu belirtilmiş mi?
- Ödeme tarihi ve paranın yatırılacağı banka hesabı yazılı mı?
- Ödeme gecikirse işleyecek faiz ya da işveren aleyhine bir cezai şart konuşuldu mu?
- Anlaşılamayan kalemler son tutanakta ayrıca gösterilmiş mi?
- Belgeye hesaplanmamış kalemleri de kapsayan “başkaca alacağım yoktur” türünden genel bir cümle eklenmiş mi?
- Arabulucunun imzası belgede var mı ve imzalı bir örneği size verildi mi?
- İşe iade anlaşmasında başlama tarihi, boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı rakamla yazılmış mı?
Arabuluculuğa Avukatsız Katılım Hakkında Sık Sorulan Sorular
Avukatsız görüşmeye gidecek işçilerin en sık sorduğu sorular ve cevapları aşağıda.
Bu yazı kanun hükümleri ve Yargıtay kararlarından derlenmiş genel bilgi içerir. Anlaşma belgesine imza atmadan ya da imzaladığınız bir belgeye itiraz etmeden önce kendi hesaplarınız ve belgelerinizle bir avukata danışmanız hak kaybını önler.
Kaynaklar
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/18 ↩
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.15/6 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2024/10855 K.2024/15300, 27.11.2024 ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.74/1 ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/18 ↩
- 1475 sayılı İş Kanunu m.14/1; 4857 sayılı İş Kanunu m.17/2-d ↩
- 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.25/7-a ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2024/10855 K.2024/15300, 27.11.2024; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.420/2 ↩
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/5 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2024/10855 K.2024/15300, 27.11.2024 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.21/7 ↩
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/4 ↩
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/2 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2024/10855 K.2024/15300, 27.11.2024 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2024/10855 K.2024/15300, 27.11.2024 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.39/1 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.28/2 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.28/1 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2026/1306 K.2026/3216, 15.04.2026 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2024/10855 K.2024/15300, 27.11.2024 ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/13 ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/14 ↩