Ara dinlenme verilmemesi, işçinin iş başında geçirdiği sürenin tamamının çalışma süresine yazılması sonucunu doğurur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. maddesi dinlenmeyi üç süre kademesine bağlar, dava ise bu sürenin işyerinde gerçekten kullandırılıp kullandırılmadığı üzerinde yürür.
Çizelgede yazan mola saati tek başına yetmez. İşçi yemekhanede çıkacak işi bekliyorsa o süre dinlenme sayılmaz ve haftalık 45 saatlik hesabı doğrudan değiştirir. İşyerinde kanundan uzun tutulan çay ve sigara molası ise düşülecek süreyi uzatır.
İçindekiler6 başlık
Madde 68’in Süre Kademeleri ve Aralıksız Kullandırma Kuralı
Günlük çalışma 4 saat veya daha kısaysa 15 dakika, 4 saatten fazla ve 7,5 saate kadarsa (7,5 dahil) yarım saat, 7,5 saatten uzunsa 1 saat ara dinlenmesi verilir.[1] Bu süreler en az süredir ve dinlenme, günlük çalışmanın ortalama bir zamanında, yerin gelenekleri ve işin gereğine göre ayarlanarak verilir.
Kanunun kuralı dinlenmenin aralıksız verilmesidir. Aralı kullandırma, iklim, mevsim, yöredeki gelenekler ve işin niteliği gözetilerek, kanunun ifadesiyle “sözleşmeler ile” mümkündür.[2] Yemeğin yirmişer dakikalık parçalara bölündüğü bir işyerinde bu dayanağın iş sözleşmesinde ya da toplu sözleşmede bulunup bulunmadığı sorulur.
Sözleşme niteliği taşıyan işyeri uygulamasının yeterli sayılıp sayılmayacağı kanunda yazmaz, uygulamada tartışılan bir yorum meselesidir.
Dinlenme saatleri işyerinde işçilere duyurulur ve kanun, dinlenmenin bir işyerinde işçilere aynı ya da değişik saatlerde kullandırılabileceğini kabul eder.[3] Ara dinlenmeleri çalışma süresinden sayılmaz ve 4857 sayılı Kanuna İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği de aynı sonucu yazar.[4]
Bu iki cümle dava hesabının iskeletidir. İşyerinde kalınan süreden gerçekten kullanılan dinlenme çıkar, geriye kalan haftada 45 saati aşarsa fazla çalışma doğar.
Kanun ayrıca 68. maddedeki dinlenmeleri uygulamayan işverene idari para cezası öngörür.[5] İdari para cezası işçinin ücret alacağını ödemek anlamına gelmez, alacak ayrıca dava edilir.
Verilmeyen Molanın Fazla Çalışmaya Dönüşmesi
Mola hiç verilmediyse ya da kanundaki süreden kısa kullandırıldıysa eksik kalan süre iş başında geçmiştir ve işyerinde kalınan süreden düşülmez. Hesap bu yüzden “işyerinde kalınan süre eksi fiilen kullanılan dinlenme” formülüyle kurulur.
Örnekte brüt aylık ücret 30.000 TL, işçi haftada 6 gün 08.00-18.30 arası işyerindedir.
Uygulamada aylık ücret 225 saate bölünerek saat ücreti bulunur: 30.000 / 225 ile 133,33 TL, %50 zamlı saat ücreti 200 TL olur. Hesapta 26 haftalık dönem varsayılmıştır ve 225 böleni ile 26 hafta kanunda yazmaz, kanun yalnızca haftalık 45 saati ve %50 zammı belirler.[6]
| Senaryo | Günlük net süre | Haftalık süre | Fazla çalışma | 26 haftalık brüt alacak |
|---|---|---|---|---|
| 1 saatlik mola fiilen kullanılmış | 9,5 saat | 57 saat | 12 saat | 62.400 TL |
| Mola hiç kullandırılmamış | 10,5 saat | 63 saat | 18 saat | 93.600 TL |
Molanın kullanıldığı kabul edilirse ya da edilmezse aradaki fark 31.200 TL eder. Rakamlar varsayımsaldır, yerleşik içtihada göre mahkeme tanıkla ispatlanan fazla çalışmada hakkaniyet indirimi yapabildiği için hükmedilen tutar daha düşük çıkabilir.

Vardiya, Yemekhane ve İşyerinde Bekleme Sorunları
Dinlenme ile bekleme arasındaki çizgiyi kanun çizer. İşçinin işinde ve her an iş görmeye hazır bir halde bulunmakla beraber çalıştırılmaksızın ve çıkacak işi bekleyerek boş geçirdiği süreler çalışma süresinden sayılır.[7]
Aşağıdaki tablo işyerlerinde en çok karşılaşılan durumları kanun metniyle eşleştirir. İlk satır doğrudan kanun lafzına dayanır, diğer satırlar kanun metninden çıkarılan uygulama değerlendirmesidir.
| İşyerindeki durum | Dayanak | Hesaba etkisi |
|---|---|---|
| İşçi yemekhanede ama telsiz ya da telefonla çağrılabiliyor, iş çıkınca dönüyor | m.66/1-c | İş görmeye hazır bekleme çalışma süresidir, dinlenme sayılmaz |
| Vardiya devrinde mola saatinde devir teslim ya da temizlik yapılıyor | Yönetmelik m.3 (çalışma süresinin tanımı) | İşte geçirilen kısmın çalışma süresine girdiği değerlendirilir |
| Mola saatinin önemli kısmı yemekhane kuyruğunda ya da servis beklemekle geçiyor | m.68/1-2 (süreler “en az” olarak belirlenir) | Asgari sürenin fiilen kullanılıp kullanılmadığına bakılması gerektiği düşünülür, eksik kısım için hesap istenebilir |
| İşçi serbest ama giriş çıkış kartı mola saatini göstermiyor | m.67/1 (saatlerin duyurulması) | Kayıt yoksa duyurulan dinlenme saatleri ve tanık beyanı uygulamada delil olarak değerlendirilebilir |
Vardiyalı işyerinde herkesin aynı saatte yemekhaneye gitmesi gerekmez, çünkü kanun dinlenmenin değişik saatlerde kullandırılmasına izin verir. Sorun, sıra düzeni yüzünden bazı işçilerin molasının sürekli kısalmasında başlar. Yoğun vardiyayla çalışan çağrı merkezlerinde bu durum sık görülür; dava ayrıntısı çağrı merkezi çalışanının alacak davasında yer alır.
Bekleme meselesinde işçinin işyerinde kalmaya zorlanıp zorlanmadığı da önemlidir. Kapıda çıkış izni istenen ve çağrıldığında dönmek zorunda olan işçi serbest bir dinlenme kullanmış sayılmaz.
Verilmeyen Molanın İspatı
Fazla çalışma iddiasını işçi ispatlar. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işyerine giriş çıkışı gösteren belgelerin ve iç yazışmaların delil olduğunu, bunlarla ispat edilemezse tanık beyanlarına gidileceğini ve işçinin imzasını taşıyan bordronun sahteliği ispatlanana kadar kesin delil sayılacağını belirtir.[8]
Aynı kararda işçinin alacak tespiti amacı taşımayan, imzasız bir sağlık belgesindeki “haftanın 6 günü günde 9 saat” çalıştığı yönündeki beyan fazla çalışma iddiası için bağlayıcı bulunmadı. Daire, haftada 54 saat çalışmanın dosya kapsamına uygun düşeceğini belirtti ve çalışma düzeninin yeniden değerlendirilmesi için hükmü oy çokluğuyla bozdu.
Mola davasında kanıt genellikle düzenin kendisini anlatır. Aşağıdaki belgeler toplanır.
- Giriş çıkış, turnike ya da yemekhane kart kayıtları (kayıt yemekhaneye girişi gösterir, kesintisiz dinlenmeyi göstermez)
- Mola saatinde iş verilen telsiz, mesaj ve grup yazışmaları
- Vardiya çizelgeleri ve işyerinde duyurulan mola saatleri
- Aynı vardiyada çalışmış ve molanın nasıl kullanıldığını bilen tanıklar
İşveren yemekhane kayıtlarıyla molanın kullanıldığını savunursa karşı delil, aynı saatte iş çağrısı yapıldığını gösteren yazışmalardır. İşçinin kendi tuttuğu notlar tek başına yetmeyebilir ama tanık beyanını destekler.

Dava Öncesi Süreç ve Zamanaşımı
Fazla çalışma ücreti için dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır ve son tutanak dava dilekçesine eklenir.[9] Başvuru yapılmadan açılan dava usulden ret edilir.
Ücret alacaklarında zamanaşımı beş yıldır.[10] Mola kullandırılmayan dönem uzunsa en eski haftalar zamanaşımına yaklaşır, bu yüzden iş sözleşmesi sona ermeden de başvuru yapılabilir.
Ara Dinlenme Verilmemesi Hakkında Sık Sorulanlar
Mola uyuşmazlıklarında işçilerin en sık sorduğu konular şunlar.
Yazıdaki hesap varsayımsal rakamlarla kurulmuştur ve sizin çalışma düzeniniz farklı sonuç verebilir. Dava açmadan önce çalışma kayıtlarınızı bir avukata göstermeniz yerinde olur.
Kaynaklar
- 4857 sayılı İş Kanunu m.68/1 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.68/2-3 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.67/1 ve m.68/4 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.68/son, 4857 sayılı Kanuna İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği m.3 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.104 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.41/1-2 ve m.63/1 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.66/1-c ↩
- Y. 9. HD E.2025/7696 K.2025/9188, 26.11.2025 ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1-2 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.32/son ↩