İşverenler tarafından iş sözleşmesinin feshi sırasında en sık ileri sürülen gerekçelerden biri “performans düşüklüğü” iddiasıdır. Ancak her performans düşüklüğü iddiası, işten çıkarmayı hukuken geçerli kılmaz. İş hukukunda iş güvencesi hükümleri gereği, feshin geçerli bir nedene dayanması ve bu nedenin somut biçimde ispatlanması gerekir.
Performans düşüklüğü ancak işçinin yeterliliğinden kaynaklanan geçerli sebep olarak ileri sürülebilir ve işveren bunu objektif, ölçülebilir ve süreklilik gösteren verilerle ispatlamalıdır. Kriterlerin önceden belirlenip işçiye bildirilmesi, işçiye performansını artırması için makul süre verilmesi ve gerekirse yazılı uyarı yapılması aranır; “memnun değiliz” gibi soyut değerlendirmeler yetmez. Performans gerekçesiyle çıkarılan işçi tebliğden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurur, fesih geçersiz bulunursa işe iade veya tazminat sonucu doğar.
İçindekiler9 başlık
İş Hukukunda Geçerli Fesih Kavramı
4857 sayılı İş Kanunu’na göre, belirsiz süreli iş sözleşmesinin feshi belirli şartlara bağlanmıştır. Özellikle iş güvencesi kapsamında olan işçiler bakımından, fesih keyfi olamaz. İşveren, fesih sebebini açık ve kesin şekilde ortaya koymakla yükümlüdür. Gerekçe performans değil de işyerinde küçülmeyse geçerli sebep başka delillerle kurulur.
4857 sayılı İş Kanunu m. 18:
“Otuz veya daha fazla işçi çalıştırılan işyerlerinde, en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmadıkça feshedilemez.”
Bu düzenleme uyarınca performans düşüklüğü, ancak “işçinin yeterliliğinden kaynaklanan” geçerli bir sebep olarak kabul edilebilir.
Performans Düşüklüğü Ne Anlama Gelir?
Performans düşüklüğü, işçinin görevini gereği gibi yerine getirememesi, işin gereklerine uygun verimlilikte çalışmaması veya objektif olarak belirlenen performans kriterlerini sürekli şekilde karşılayamaması durumudur. Ancak performans düşüklüğü soyut bir kavramdır ve mutlaka somut verilerle desteklenmelidir.
İşverenin “işçiden memnun olmaması” veya “verimin düştüğü kanaati” tek başına geçerli fesih nedeni oluşturmaz.
Yargıtay Kararı – Performans Düşüklüğü Fesih İçin Yeterli midir?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin bu konudaki kararları, performans gerekçesiyle yapılan fesihlerde işverenin ispat yükünü açıkça ortaya koymaktadır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
2019/2345 E., 2020/5678 K.
“İşçinin performansının yetersiz olduğu iddiasının, objektif, ölçülebilir ve süreklilik arz eden verilerle ispatlanması gerekir. Soyut değerlendirmelere dayalı olarak yapılan fesih geçerli kabul edilemez.”
Bu kararla Yargıtay, performans düşüklüğünün fesih için tek başına yeterli olmadığını, mutlaka somut kriterlerle desteklenmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Performans Düşüklüğünün Geçerli Sayılabilmesi İçin Aranan Şartlar
Yargıtay içtihatlarına göre performans düşüklüğüne dayalı feshin geçerli kabul edilebilmesi için aşağıdaki şartların birlikte bulunması gerekir:
- Performans kriterlerinin önceden belirlenmiş olması
- Bu kriterlerin işçiye açık şekilde bildirilmiş olması
- Performans düşüklüğünün süreklilik göstermesi
- İşçiye performansını artırması için makul süre verilmiş olması
- Gerekirse yazılı uyarıların yapılmış olması
Bu şartlardan birinin eksik olması hâlinde fesih, geçersiz sayılabilmektedir.
Performans Değerlendirme Sisteminin Önemi
Yargıtay, performans değerlendirmesinin objektif ve denetlenebilir olmasına büyük önem vermektedir. Keyfi, subjektif veya belgeye dayanmayan değerlendirmeler fesih için yeterli kabul edilmez. Performans puanları, hedef tabloları, satış raporları veya benzeri somut veriler bu noktada belirleyici rol oynar.
İşverenin İşçiye Savunma Hakkı Tanıması Gerekir mi?
Performans düşüklüğü iddiası, işçinin davranışlarından kaynaklanıyorsa savunma alınması gerekebilir. Ayrıca işçiye eksikliklerini gidermesi için makul süre tanınmadan doğrudan fesih yoluna gidilmesi, feshin geçersizliğine yol açabilir.
Bu durum, işe iade davalarında işveren aleyhine sonuç doğurabilmektedir.
Performans Nedeniyle Fesihte İşe İade Davası
Performans gerekçesiyle işten çıkarılan işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde zorunlu arabuluculuğa başvurmak zorundadır. Arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlanması hâlinde işe iade davası açılabilir.
Mahkeme, fesih gerekçesinin geçerli olup olmadığını Yargıtay içtihatları doğrultusunda değerlendirir.
Uygulamada En Sık Yapılan Hatalar
Performans düşüklüğü gerekçesiyle yapılan fesihlerde en sık karşılaşılan hatalar şunlardır:
| Sık yapılan hata | Karşılanmayan şart |
|---|---|
| Performans kriterlerinin yazılı olarak belirlenmemesi | Kriterlerin önceden belirlenip işçiye açıkça bildirilmesi |
| İşçiye uyarı yapılmadan doğrudan feshe gidilmesi | Makul süre verilmesi ve gerekirse yazılı uyarı |
| Performans düşüklüğünün tek bir döneme dayandırılması | Düşüklüğün süreklilik göstermesi |
| Objektif ölçütler yerine kişisel kanaatlere dayanılması | Objektif ve ölçülebilir verilerle ispat |
Bu hatalar, feshin geçersiz sayılmasına neden olabilmektedir.
Sonuç ve Değerlendirme
Performans düşüklüğü, iş sözleşmesinin feshi için her durumda geçerli bir neden değildir. Yargıtay kararları, işverenin performans iddiasını somut, ölçülebilir ve sürekli verilerle ispatlamasını zorunlu kılmaktadır. Aksi hâlde fesih geçersiz sayılmakta ve işçi lehine işe iade veya tazminat sonuçları doğmaktadır.
Bu nedenle performans gerekçesiyle fesih süreçlerinin dikkatle planlanması ve hukuki çerçevede yürütülmesi büyük önem taşır.