Başka şubeye nakil davası, işverenin işçiyi başka bir işyerine göndermesinin hukuka uygun olup olmadığının mahkemece incelenmesidir. İşçi nakli uygulanırken çalışıyorsa tespit davası, sözleşmeyi bitirdiyse tazminat davası, işveren çıkardıysa işe iade davası açılır.
İşçi esaslı değişikliği altı iş günü içinde yazılı kabul etmezse değişiklik onu bağlamaz; ancak yeni şubeye gitmeyip ardı ardına iki iş günü işe gelmemek devamsızlık feshine yol açabilir, bu yüzden itiraz tarihli bir yazıyla bildirilmelidir. Nakil yüzünden sözleşmeyi bitirecek işçi derhal fesih hakkını öğrenmeden itibaren altı iş günü içinde kullanır. Mahkeme nakli iptal etmez, yalnız hukuka aykırılığını tespit eder; alacak, tazminat ve işe iade davalarından önce arabuluculuk dava şartıdır.
İçindekiler10 başlık
Nakil İşlemine Karşı Açılabilecek Davalar
Hangi davanın açılacağı, nakil bildirildikten sonra ne olduğuna bağlıdır. Aynı nakil dört farklı dosyaya dönüşebilir.
| Durum | Öne çıkan dava | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|
| Nakil uygulandı, işçi çalışmaya devam ediyor | Nakil işleminin hukuka aykırılığının tespiti | Mahkeme işlemi iptal etmez |
| İşçi nakil yüzünden sözleşmeyi kendisi feshetti | Kıdem tazminatı davası | Önce arabulucuya başvurulur |
| Nakli kabul etmeyen işçiyi işveren çıkardı | İşe iade davası | Fesihten itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulur |
| Nakil sendikal nedene dayanıyor | Sendikal ayrımcılık tazminatı | İşçi güçlü bir karine göstermelidir |
Nakil İşleminin İptali Yerine Hukuka Aykırılığın Tespiti
İş hukukunda işvereni nakil kararını geri almaya zorlayan bir iptal davası yoktur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, nakil işleminin iptali istenen davada işlem iptal edilemese de hukuka aykırı olup olmadığının değerlendirilip tespit kararı verilebileceğini, işçinin bu tespitte hukuki yararı bulunduğunu kabul eder.[1]
Tespit davasının kanuni dayanağı, hukuken korunmaya değer güncel yarar şartını arayan HMK m.106’dır.[2] Bu dosyada davacı, dava dilekçesine göre önce idare mahkemesinde iptal davası açmış, görevsizlik kararı çıkınca iş mahkemesinde yeniden dava açmak zorunda kalmıştı. Davalı kamu işvereni idari yargının görevli olduğunu savunmuştu; buna rağmen Daire uyuşmazlığı esastan inceleyerek karar verdi.
Nakil Yetkisinin Kaynağı ve Yargı Denetiminin Sınırı
Nakil yetkisi iş sözleşmesinde, personel yönetmeliğinde ya da toplu iş sözleşmesinde yazılıysa işveren yönetim hakkını bu metne dayanarak kullanır. Yazıdaki dört karar da toplu iş sözleşmeli kamu işyerlerine aittir; özel sektörde sonuç iş sözleşmesinin ve işyeri uygulamasının lafzına göre değişir. Yargıtay, aynı dosyada işverenin yönetim hakkını kanuna, toplu iş sözleşmesine ve iş sözleşmesine aykırı kullanamayacağını, toplu iş sözleşmesindeki nakil yetkisini işletmesel karar çerçevesinde kullanan işverenin hukuka uygun davrandığını belirtti.
Aynı karardaki bölge adliye mahkemesi ise işçinin neden seçildiğine ilişkin ölçütler kanıtlanmadığı için esaslı değişiklik bulmuştu. Yargıtay bu sonucu bozdu. Nakil yetkisini veren metin bu yüzden davanın ilk eki olmalıdır.
Objektif Gerekçe ve Seçilme Kriterinin İspatı
Nakil yetkisi olması gerekçe aramama anlamına gelmez. Bir toplu iş sözleşmesi uyuşmazlığında bölge adliye mahkemesi, nakil hakkının objektif nedenlere dayanması gerektiğini, işçiyi zor durumda bırakmaya yönelik sübjektif nedenlerle kullanılamayacağını söyledi. Nakil sonrasında işçinin çalıştığı bölüme işçi alınması da işverenin aleyhine delil sayıldı, Yargıtay bu kararı onadı.[3]
Aynı dosyada nakil, işçinin sendika üyeliğinin mahkemece tespit edilmesinden hemen sonra bildirilmişti ve ilk derece mahkemesi tanık beyanlarıyla nakli sendikal nedene bağladı. Sendikal ayrımcılığı kanıtlama yükü fesih dışındaki işlemlerde işçidedir. İşçi güçlü bir karine ortaya koyduğunda ise işveren işlemin nedenini ispat etmek zorunda kalır.[4]
Ceza Niteliği Taşıyan Nakil
İncelenen kamu işyeri toplu iş sözleşmelerinde yer değişikliğinin ceza olamayacağı yazılıdır. Bir ormancılık işyeri dosyasında bölge adliye mahkemesi, nakle dayanak yapılan inceleme raporu nedeniyle işlemi ceza niteliğinde buldu ve nakli haksız saydı. Yargıtay bu kararı onadı.[5]
Aynı Daire 2026’da farklı sonuca vardı. Hastane güvenlik şefine yevmiye kesme cezasıyla birlikte nakil uygulanmış, bölge adliye mahkemesi iki ceza yasağını gerekçe yapmıştı. Yargıtay, toplu iş sözleşmesinin soruşturma sonucunda yer değişikliğini saklı tuttuğunu belirterek tespit kararını bozdu.[6]
İki sonuç arasındaki farkın büyük ölçüde toplu iş sözleşmesinin lafzından ve nakle dayanak yapılan soruşturmadan kaynaklandığı söylenebilir. Bu yüzden ceza iddiası ancak ilgili maddenin ve soruşturma belgelerinin birlikte okunmasıyla kurulabilir.

Nakli Kabul Etmeyen İşçinin Fesih Seçeneği ve Devamsızlık Riski
İşçi esaslı değişikliği altı iş günü içinde yazılı kabul etmezse değişiklik onu bağlamaz.[7] Ancak işveren nakli yine de uygulayabilir ve işe gelmeyen işçiyi devamsızlık gerekçesiyle çıkarabilir, işçi de fesih davasında nakil esaslı değişikliktir savunmasını kurmak zorunda kalır.
Ardı ardına iki iş günü ya da bir ayda üç iş günü işe gelmemek, işveren için derhal fesih sebebidir.[8] İtirazı yazıya dökmeden eski şubeye gitmeyi sürdürmek ya da hiçbir yere gitmemek bu yüzden riskli bir tercihtir. Güvenli yol, itirazı tarihli bir yazıyla bildirip hangi şubede çalışılacağını işverenden yazılı sormaktır.
İşçi sözleşmeyi kendisi bitirmek isterse dayanağı çalışma şartlarının uygulanmamasını haklı fesih sayan hükümdür.[9] Derhal fesih hakkı, öğrenmeden itibaren altı iş günü içinde kullanılmalıdır.[10] Esaslı değişiklikte bu sürenin nakil tebliğinden mi yoksa uygulamanın başlamasından mı işleyeceği her dosyada tartışılabilir, bu nedenle tarih kaybetmemek gerekir.
Tazminat Taleplerinin Akıbeti
Hukuka aykırı nakil tespit edilse bile maddi ve manevi tazminat kendiliğinden gelmez. Yukarıdaki ormancılık dosyasında bölge adliye mahkemesi, haksız bile olsa geçerli ve yürürlükte bir nakil işlemi bulunduğundan maddi zarar iddiasının dinlenemeyeceğini, manevi tazminatı gerektirir bir zarar oluşmadığını belirterek her iki talebi reddetti. Yargıtay iki tarafın temyizini reddedip bu kararı onadı.
Atıf yapılan dosyada taşınma ve yol gideri talebi de reddedildi. Nakil geçerli ve yürürlükteyken maddi zarar talebi zorlaşır; bu nedenle nakilden doğan somut kayıp, örneğin taşınma ya da yol gideri, ayrıca belgelenmelidir, ancak sonuç garanti değildir. Mobbing ya da yıldırma iddiası da nakil kararından ayrı ispat edilir.
Sık Yapılan Dava Hataları
Nakil davalarında kaybın çoğu hukuki görüşten değil, eksik dosyadan ve yanlış taleple doğar. Aşağıdaki tablo en sık karşılaşılan altı hatayı gösterir.
| Hata | Sonucu |
|---|---|
| Nakil işleminin iptalini istemek | İptal verilemez, dilekçede tespit talebinin açıkça yazılması gerekir |
| Yalnızca mesafenin uzak olduğunu söylemek | İşverenin gerekçesi ve seçme ölçütü sorgulanmadan dosya zayıf kalır |
| Toplu iş sözleşmesi ya da yönetmelik metnini dosyaya koymamak | Aynı olayda iki farklı sonuç çıkmasına yol açan lafız incelenemez |
| İtirazı yazılı yapmamak | Kabul edilmiş sayılma ve devamsızlık iddiası riski artar |
| Kamu işyerinde idare mahkemesine gitmek | Görevsizlik kararı, zaman kaybı |
| Sendikal neden iddiasını zamanlamaya bırakmak | Güçlü karine kurulamaz, işveren ispat yükünden kurtulur |
Dava Dilekçesi ve Delil Dosyası
Dilekçede nakil yazısının tarihi ve tebliği, işçinin yazılı itirazı, eski ve yeni işyeri arasındaki farkın somut rakamı ve talebin tespit mi tazminat mı olduğu açıkça yazılmalıdır. Taleplere en sonda yargılama giderleri eklenir.
Belgeler üç grupta toplanır:
- nakil yetkisini veren sözleşme ya da toplu iş sözleşmesi maddesi,
- işverenin nakil gerekçesini gösteren yazılar,
- yeni işyerindeki fiili durum.
Nakilden sonra aynı pozisyona yeni işçi alınıp alınmadığı, tanıkla ve işyeri kayıtlarıyla gösterilir.

Sık Sorulan Sorular
Nakil davalarında en çok sorulan sorular aşağıda kısa cevaplarla verildi.
Her dosyanın sözleşmesi, tarihi ve belgeleri farklıdır. Hangi davanın uygun olduğunu bir avukatla belgeler üzerinden netleştirmek isabetli olur.
Kaynaklar
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2024/146 K.2024/4726, 12.03.2024 ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.106 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2022/17395 K.2023/3439, 09.03.2023. Gerekçe bölge adliye mahkemesine aittir, Yargıtay 370/1 uyarınca onamıştır. ↩
- 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.25/7 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2024/10561 K.2024/15007, 21.11.2024. Gerekçe bölge adliye mahkemesine aittir. ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2025/9881 K.2026/1008, 09.02.2026 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.22/1 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.25/II-g ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.24/II-f ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.26/1 ↩
- 6356 sayılı Kanun m.25/7 ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1 ↩